Fazıl Karaman

10 Nisan 2017 Vergilerle ilgili yeni bir düzenleme “izaha davet”

9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Kanun No:6728) ile Vergi Usul Kanunu’nun 370. Maddesi “İzaha Davet” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.
Vergi Usul Kanunu’nda yer alan pişmanlık müessesesi; vergi kaybına neden olan fiillerin kendiliğinden idareye bildirilerek zamanında beyan ve ödenmemiş verginin hesaplanacak zammıyla birlikte ödenmesi halinde vergi ziyaı cezası kesilmeyeceğini ve aynı Kanunun kaçakçılık suçlarıyla ilgili hükümlerinin uygulanmayacağına dair hükümler içermekte olup, herhangi bir suretle idarenin ıttılaına giren olaylar hakkında uygulanmamaktadır.
Vergi idaresinin verginin kayba uğratılmış olabileceğini harici karinelerle tespit ettiği durumlarda vergi incelemesi veya takdir işlemlerine başlanılmadan önce mükelleflerin konuya ilişkin görüşlerini alabilmesi için yeni bir müessese ihtiyacı nedeniyle “izaha davet” hükümleri getirilmiştir.
İzaha davet maddesi hükümlerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:
Vergi incelemesi başlanmadan ya da takdir komisyonuna sevk edilmeden önce vergi dairelerince mükellefin vergi kaybına neden olduğuna dair ön tespitler varsa (ihbar da olmaması şartıyla) mükellef konuyla ilgili olarak yazıyla izaha davet edilecektir.
Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci Maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır. Tabiatıyla izaha davet yazısında geçen tespit dışındaki işlemlerde mükellefin pişmanlıkla beyanname verebilmesi mümkündür.
Mükellefe izaha davet yazısına karşı cevap için 15 günlük süre tanınmıştır. Mükellef 15 gün içinde yazılı izahta bulunduğunda ise şu sonuçlar doğabilecektir:
Mükellefin izahı idarece kabul görürse vergi incelemesi ya da takdir komisyonuna sevk söz konusu olmayacaktır. Diğer bir ifadeyle, yapılan izahat üzerine idarece olayda vergi kaybının bulunmadığı anlaşıldığında mükellef aleyhine tarhiyata dönüşebilecek bir yola gidilmeyecektir.
Olayda vergi kaybı varsa, mükellef 15 gün içinde beyannamesini düzeltebilecek ya da hiç vermemişse verebilecektir. Bu durumda, gecikme zammıyla birlikte vergisini aynı sürede öderse vergi ziyaı cezası, verginin % 20’si olarak kesilecektir. Bununla birlikte, bu şekilde hareket edilmesi vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmemektedir.
Sahte belge kullanma fiiliyle ilgili ön tespit varsa; “izaha davet” müessesesi; sahte veya yanıltıcı belge tutarının her bir belge tutarıyla 50.000 TL’yi geçmemesi ve ilgili yılda mükellefin toplam mal ve hizmet alışının % 5’ini aşmaması kaydıyla söz konusu olabilecektir. Bunu aşan sahte veya muhteviyatı yanıltıcı belge kullanma fiilleri ile diğer sahte belge düzenleme gibi diğer kaçakçılık suçları ise “izaha davet” kapsamı dışında tutulmaktadır.
Maliye Bakanlığı konuyla ilgili usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmış olup, bu hususları bir genel tebliğ ile düzenlemesi beklenmektedir.

2 Mayıs 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar