Okan Utkueri

2017 Baden Baden izlenimleri

Bu yılki toplantıların ana gündem maddesi, yaşanan son katastrofik olaylar, ortaya çıkan hasarın boyutu ve reasürans maliyetlerine olası etkisiydi.

Baden Baden, Almanya’nın güney batısında, Fransa sınırına yakın, şirin bir kasaba. Oldukça yeşil, ortasından ufak bir nehir geçen, bu sessiz ve sakin kasaba, her yıl ekim ayının sonlarında 4 gün boyunca reasürans camiasının buluşma yeri oluyor.

Adeta tüm kasaba, bir reasürans fuarına ev sahipliği yapıyor. Şehrin sokakları, ağırlıklı yarım saatlik aralıklarla ayarlanan, farklı lokasyonlara dağılmış toplantılara yetişmek için koşuşturan sigortacılarla doluyor.

Ülkemizden de yoğun bir katılım olan bu toplantılar, yenileme dönemi öncesinde sigortacılar ve reasürörler arasında karşılıklı nabız yoklanan, beklenti ve hedeflerin paylaşıldığı görüşmelere sahne oluyor.

Yoğun toplantı trafiğinin yanı sıra, düzenlenen çok sayıdaki kokteyl ve yemek aktivitesi sayesinde, sosyal ortamda sohbet etme ve networking fırsatı da yakalanıyor. Bu yılki Baden Baden buluşması 22-26 Ekim arasında gerçekleşti.

AÇILIŞ SEMPOZYUMU

Toplantıların açılışı, her yıl pazar günü Guy Carpenter tarafından düzenlenen sempozyumla gerçekleşiyor. Bu yılki sempozyumun ana teması, teknoloji, sermaye ve iş modelleri açısından yaşanan değişim süreciydi. Özellikle, “Bu değişim süreci reasürans sektörü için ne ifade ediyor ve sektör bu durumdan nasıl faydalanabilir” sorusu üzerinde duruldu.

Sempozyumdaki konuşmalarda ve panelde, özellikle reasürans sektöründeki mevcut yapının ve çalışan kadroların sahip olduğu deneyim, bilgi birikimi ve mesleki hafızanın önemine değinildi. Ayrıca, sigortacılık alanındaki insan öğesinin etkisinin ve teknolojinin oynadığı rolün altı çizildi. Genel kanı, dijitalleşme süreciyle bir değişimin kaçınılmaz olduğu, ama reasürans sektörünün işleyişini kökten değiştirecek, yıkıcı bir teknolojik devrimin gerçekleşmesinin çok kolay olmadığı yönündeydi.

**

2017 YILINA KATASTROFİK HASARLAR DAMGA VURDU

Beklenildiği gibi, toplantılarda ve sohbetlerde gündeme gelen ana konu, yaşanan son katastrofik olaylar sonucu oluşan hasarın boyutu ve en önemlisi de, reasürans yenilemelerine ve fiyatlara etkisiydi.

2017 yılının üçüncü çeyreğinde, dünya genelinde yaşanan katastrofik hasarların frekans ve şiddeti önemli bir ivme kazandı. Bu çeyrekte geçekleşen toplam sigortalı hasarın 100 milyar dolar seviyesini aşması bekleniyor.

Bu toplam sigortalı hasarın, yaklaşık yarısının reasüransa konu olduğu tahmin ediliyor. Yani, reasürans piyasası bu yıl yaklaşık 50 milyar dolar tutarında hasar ödeyecek.

Öte yandan, global anlamda reasürans şirketlerinin yıllık konsolide kâr rakamı da yaklaşık 50 milyar dolar. Yani, oluşan bu hasarlarla, reasürörler bu yılki gelirlerini kaybetmiş oldular.

Yandaki tablo, 1990’dan itibaren yaşanan katastrofik hasar tutarlarını yıllar bazında gösteriyor.

ABD, Karayipler ve Porto Riko’yu etkileyen Harvey, Irma ve Maria (HIM) kasırgaları ile birlikte Meksika’da meydana gelen depremler 2017’ye damga vurdu. Bu olaylara ek olarak, ekim ayındaki Nate Kasırgası, Kaliforniya bölgesindeki yangınlar ve son olarak Avrupa’nın batı kıyılarını etkileyen Ophelia Kasırgası bu rakamları daha da artıracak gibi görünüyor.

Aşağıda yer alan, ABD’yi etkileyen tarihsel anlamda en ciddi kasırgalar listesine baktığımızda, ilk 3 içerisindeki 2 kasırganın  2017’ye ait olması, tabloyu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Hasarların yılın kalan bölümünde daha da artması, ilave sermaye ihtiyacını gündeme getirecek ve oluşacak etkinin boyutunu daha da artıracak.

**

REASÜRANS YENİLEMELERİ İLE İLGİLİ BEKLENTİLER

Yaşanan hasarlar, reasürörler bazında farklılık gösteriyor. Bazıları sadece gelirlerini kaybederken, bazıları için yeni sermaye ihtiyacı anlamı taşıyor. Dolayısıyla, hasar tutarları ve risk iştahlarına göre bu yıl reasürör bazında farklı yaklaşımlar ve uygulamalar görme ihtimalimiz çok yüksek.

Oluşan bu hasarlar, aynı zamanda alternatif ürünler olan Catbond (afet bonosu) piyasasında da ciddi kayıplara yol açtı.

Alternatif reasürans ürünlerine ve retrosesyon yoluyla reasürörlere kapasite sağlayan yatırımcılar ilk defa bu boyutta hasarla karşılaşıyor. Onların yaklaşımı ve kapasite sağlama iştahı, tüm piyasayı yakından etkileyecek.

Baden Baden görüşmelerinde ortaya konan ana mesaj, bu sene reasürans maliyetlerinde bir indirim yaşanmasının pek mümkün olmayacağı yönünde. Bu durum, 10 yıldan fazla bir süredir devam eden indirim dönemi ve rahat piyasa koşullarının sonuna gelindiği anlamını da taşıyabilir. Reasürörler, oluşan hasarlara işaret ederek, bu fırsatı kullanıp fiyatları yukarı çekme arzularını dile getiriyorlar. Hasarlardan etkilenen ülkeler ve programlarda bu artışlar yaşanmaya başladı bile. Öte yandan, bu yılı hasarsız kapatan ve sonuçların olumlu olduğu ülke piyasalarında sigortacılar böyle bir artışı anlamlı ve adil bulmuyor.

Bizim gibi hasar yaşanmayan piyasalarda olası fiyat artışının önündeki bir diğer bariyer de, hala piyasada ciddi bir reasürans kapasitesinin mevcut olması.

Sonuç itibarıyla, bu yıl çok daha zorlu ve çetin görüşmelere sahne olan, reasürörler ve sigortacılar arasındaki uzun soluklu ve karşılıklı işbirliğine dayalı ilişkilerin test edileceği bir yenileme yaşayacağız gibi görünüyor.


OKAN UTKUERİ
okanutkueri@gmail.com

 

3 Kasım 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar