Faruk Ömrüuzak

Açtı bahar çiçekleri

GEÇEN yazımızda Can Üstadın hayatımızdaki gereksiz bazı şeyleri atmamıza yardım etmesiyle yaptığımız bahar temizliğinden sonra, sıra baharı karşılamamıza geldi.

Bugün kışın bahara döndüğü ilk gün. Benim gibi ikinci baharının eşiğinde olanlar için baharın anlamı bir başka. Uzunca geçen bir kışın ardından, sabah uyanınca güneşi görmek insana sevinç veriyor. Hele saatlerin geri alınmaması nedeniyle her sabah zifiri karanlığa uyandıktan sonra insan güneşin değerini çok daha iyi anlıyor. Penceremiz ne kadar açıksa, gönlümüze o kadar güneş doğuyor.

Güneşi görmeden de gönlünü güneşe açmış bir halk ozanımız var; Âşık Veysel Şatıroğlu. Bakın Veysel baharı nasıl hissetmiş:

Ağaçlar al giydi kuşlar dillendi
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın
Toprak mevce geldi yer yeşillendi
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın

Kuğul kuğul ötüşüyor kumrular
Çağlayıp akıyor bulanık sular
Meleşir koyunlar körpe kuzular
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın

Adapazarı’na demişler Ada
Yar elinden yaralarım ziyade
Çiğdemleri dağda gülü ovada
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın

Mektup yok sıladan dağlar kar mıdır
Akar gözüm yaşı bir pınar mıdır
Kuşlar eşin bulmuş ilkbahar mıdır
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın

Veysel’de kalmadı hiç sabrı karar
Gün günden ediyom ömrümden zarar
Bizim ele selam söylen turnalar
Açtı bahar çiçekleri Ada’nın

Ozan, Ada’daki baharı konu almış, ancak burada sözü edilen Ada’nın, bizim Prens Adaları olarak bildiğimiz Adalar değil de, Adapazarı olduğu anlaşılıyor. Demek ki, ona bu dizeleri Adapazarı üzerinden söyleten bir neden var. İstanbul’da yaşayan ben, gözümüzün önünde sıralanan Adalar’ı göremiyorken; gözünü çocukken kaybeden ozanımızın, Adapazarı’ndaki baharı görmesine neden olan güç kim bilir nedir? Bizler ise yüksek tepelere yaptığımız rezidansların pencerelerinden Adalar’ı gördüğümüzü sanıyoruz.

Bir başka şair; “ol mâhiler ki derya içredir, deryayı bilmezler” demiş. Günümüz Türkçesiyle “o balıklar ki, deniz içindedirler, denizi bilmezler” demeye geliyor. Buyrun bakalım! Düşünün denizin içindesiniz, denizi bilmiyorsunuz. Gerçi İstanbul’un her iki yakası da denizlerle çevrili ama yüzecek sahil kalmamış, imkânı olan denize girebilmek için yüzlerce kilometre yol yapmak zorunda kalıyor.

Sözü fazla uzatmayalım, Bahar geldi. Uyanın, ağaçlar allı, pembeli giyinmeye başladılar. Yakında boğazın sırtlarında erguvanlar eflatuna donanıp, bahar rüzgârı eşliğinde yeşille dans etmeye başlayacaklar.

Bahar temizliğini yaptık. Gereksiz olan her şeyimizi attık, takıntılarımızdan kurtulduk. Dışarıda bahar başlıyor. Pencerenizin kanatlarını sonuna kadar açın, güneş dolsun içeriye, gönlünüz aydınlansın.


FARUK ÖMRÜUZAK
fomruuzak@yahoo.co.uk

2 Nisan 2018

İlgili Haberler

Yazarlar