Alacak sigortası KOBİ’ye güven verecek

Geçtiğimiz ay devreye giren Devlet Destekli Alacak Sigortası sayesinde işletmelerin vadeli satışlardan doğan alacaklarının ödenmeme riski artık teminat altına alınabiliyor. Böylece işletmeler önemli bir belirsizliği ortadan kaldırarak asıl faaliyetlerine odaklanabiliyor ve finansal yapısını güçlendirebiliyor. Devlet Destekli Alacak Sigortası için kurulan havuzun yönetimini ise Halk Sigorta üstleniyor.

Türkiye ekonomisinde küçük ve orta boyutlu işletmeler (KOBİ) önemli bir yer tutuyor. Ülkemizdeki toplam satışların da %65’ini gerçekleştiren KOBİ’ler, yatırımların da %50’sini üstleniyor. Özellikle KOBİ’lerin alacaklarını garanti altına almak ve KOBİ’lerin ellerini rahatlatmak için bu aydan itibaren devreye alınan Devlet Destekli Alacak Sigortası büyük ilgi uyandırıyor. Devlet Destekli Alacak Sigortası için kurulan havuzun yönetimini ise Halk Sigorta üstleniyor. Alacak sigortasının işletmeleri öngörülemeyen en büyük risklerden biri olan tahsilat problemlerine karşı koruyacağını söyleyen Halk Sigorta Genel Müdürü Bülent Karan, alacak sigortası hakkında şunları söyledi:  

Öncelikle, ticari alacak sigortası nedir? Hangi riskleri teminat altına alıyor? 

Alacak sigortası; firmaların yapmış olduğu, herhangi bir teminata bağlanmamış vadeli satışlardan doğan borcun ödenmeme riskini teminat altına alan bir sigorta ürünü. Kredi limiti tahsis edilmiş bir alıcının iflas, konkordato, tasfiye, vb. hukuki durumlar ile temerrüde düşmesi durumunda devreye giriyor ve peşin, kredi kartlı, bankanın teminatı (teminat mektubu, DBS, teyitli akreditif, vb) altında olmayan satışlar ile yurtiçinde kamu kurumları haricindeki satışlar; açık hesap, mal mukabili ve vesaik mukabili (çek ve senet dahil) satışlar, vadeli faturalı satışlar ve tüzel kişiliklere yapılan satışlarını teminat kapsamına alıyor. 

İLK AŞAMADA KÜÇÜK İŞLETMELER DAHİL OLACAK

Bu sigortadan kimler faydalanabiliyor? Tüm KOBİ’ler bu sigortayı yaptırabiliyor mu?

Alacak sigortası sistemi, 4 Haziran 2018 tarihli ve 2018/11892 sayılı Bakanlar Kurulu’nun “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Yönelik Ticari Alacak Sigortası Sunulmasını İçeren Devlet Destekli Sistemin İşleyişine Dair Kararı” ile oluşturuldu. 2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkındaki Yönetmelikte” tanımlanan işletmelerden, Hazine tarafından belirlenen koşulları sağlayan KOBİ’ler bu sistemden yararlanabiliyor. Yönetmelikteki tanımlamalara göre sistemin başlangıcında bu sigortadan mikro ve küçük işletme sınıfına giren işletmeler yararlanabilecek. Yani Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’nın hedef kitlesini, yurt içi yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 25 milyon lirayı aşmayan KOBİ’ler oluşturuyor. Orta büyüklükteki işletmelerin bu sistemden yararlanabilmesi için ise çalışmalar devam ediyor. Bu işletmeler de ileriki dönemde Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Sistemi’nden yararlanmaya başlayacak. Orta büyüklükteki işletmelerin sisteme girişi ile yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 125 milyon liraya kadarki KOBİ’ler sisteme girebilecek.

2 BİN 500 LİRA ÜSTÜNDEKİ HASARLAR TEMİNAT ALTINDA 

Sistem tam olarak nasıl işliyor? Primlerin hesaplanması nasıl gerçekleşiyor? 

Devlet destekli alacak sigortasında prim, sigortalanabilir ciro ile müşterinin seçmiş olduğu vade aralığına tekabül eden prim oranının çarpılması ile hesaplanıyor. Sigorta talebinde bulunan firmaların sigortalanabilir cirosunun asgari %50’sini oluşturan ve ciro büyüklüğüne göre büyükten küçüğe doğru sıralanan alıcılar için limit tahsisi yapılıyor. Sigortalı adayı firma dilerse daha fazla sayıda alıcısı ve hatta tüm portföy için kredi limit çalışması yaptırabiliyor. Fiyat ve kredi limitlerinin uygun bulunması durumunda da poliçeleşme işlemi gerçekleşiyor.

Zararların ödenmesi noktasında; sigorta döneminde gerçekleşen zararın 2 bin 500 liranın altında kalması durumunda sigortalı tarafından,
2 bin 500 lirayı aşması durumunda ise birinci fıkrada belirtilen teminat oranları kapsamında sigortalıya ödeniyor.

İşletmelerin risk değerlendirmesi nasıl yapılıyor? Kredi skorlama süreçlerinden bahsedebilir misiniz? 

Alacak sigortası kapsamında teminat verilecek alıcılara ilişkin risk değerlendirmesinde kullanılacak kriterler merkez tarafından belirleniyor. 

Risk değerlendirmesi ise şu şekilde oluyor; sigorta talebinde bulunan işletmenin vadeli satışlardan elde ettiği cironun en az %50’sini oluşturan ve ciro büyüklüğüne göre büyükten küçüğe doğru sıralanan alıcılar dikkate alınıyor. Risk değerlendirmesi sonucunda, bu alıcılardan her birine “1 (en düşük riskli)” ile “6 (en yüksek riskli)” arasında skor veriliyor. Bu risk değerlendirmesi sonucunda skoru 6 olan alıcılara alacak sigortası kapsamında kredi limiti sağlanmıyor. 

Diğerleri için, alacak sigortası kapsamında uygulanan teminat oranları poliçede belirtiliyor. Bu teminat oranları da alıcının skoruna göre %70 ve %90 arasında belirleniyor. Daha önce de bahsettiğim gibi; sigorta dönemi içerisinde meydana gelen zararlar 2 bin 500 liranın altında kalırsa sigortalı tarafından, 2 bin 500 lirayı aşması durumunda ise teminat oranları kapsamında ödeniyor.

Alacak sigortası uygulaması KOBİ’leri rahatlatacak diyebilir miyiz? 

Kesinlikle. Alacak sigortasının sağladığı teminatlar dışında dolaylı olarak da işletmelere önemli faydaları bulunuyor. Başta sigortacılar; müşterilerini analiz edip, finansal durumlarını izleyerek şirketlerin  risk yönetimine katkı sağlayacak. Bunun yanında alacak sigortası işletmeyi öngörülmeyen tahsilat problemlerine karşı koruyarak, finansal yapısını güçlendirmenin yanı sıra bilançonun aktif kalitesini yükselterek bankalar ve finansal kuruluşlar nezdinde işletmenin kredibilitesini de artırıyor. Böylece, şirket yönetimi alacak sorunlarını bir kenara bırakarak asıl faaliyet alanına odaklanabiliyor. Alacak sigortasının, önümüzdeki dönemde önce küçük boyutlu işletmeler, sonrasında ise orta boyutlu işletmelerin üzerindeki baskıyı hafifleteceğini ve ekonomiyi rahatlatacağını söyleyebiliriz. 

5 Şubat 2019

İlgili Haberler

Yazarlar