Faruk Ömrüuzak

Antep – Zeugma

İKİ günlük Gaziantep turumuzu tamamlayıp Urfa’ya doğru yola çıkmak üzereyiz. Yolumuzun üzerinde Zeugma Mozaik Müzesi var. Müzede Zeugma antik kentinden elde edilen ve define avcılarının talanından kurtulabilen mozaikler sergileniyor.
Zeugma, MÖ 3. yüzyılda, Kommagene Krallığı bölgesinde Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator tarafından kurulmuş antik bir kent. Bugün, Nizip ilçesine 10 km uzaklıktaki Belkıs Mahallesi eteklerinde yer alıyor. Selevkos Nikator, MÖ 300’de, Büyük İskender’in Fırat nehrini geçtiği yerde, Selevkeia Euphrades (Fırat’ın Silifkesi) adıyla bir kent kurmuş; bu kentin karşısına da eşi Apama’nın adıyla ikinci bir kent kurararak bu iki kenti bir köprüyle birbirine bağlamış. Kent daha sonra Roma’ya bağlanarak adı “Zeugma” olarak değiştirilmiş. Antik Yunan’da “köprü” ya da “geçiş” anlamına gelen Zeugma, antik bir terim olarak bir nehrin karşı kıyılarında yer alan ikiz kentler anlamına geliyor.
Zeugma kenti, bölgede antik dönem Helenistik ve Semitik kültürlerin entegrasyonu ve bütünleşmiş karma kültürlerin doğuşunun anlaşılması açısından muazzam bir tarihi öneme sahip. Zeugma’daki kutsal alanlarda bulunan arkeolojik buluntular kentin Antiokhos’un Yunan ve Pers kültür bölgelerini birbirine bağlama çabalarında önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
Roma döneminde altın çağını yaşayan Zeugma, sanat alanında çok ilerlemiş, zengin villaları süsleyen mozaik döşemeler dünya örnekleri ile yarışır hale gelmiş. Bölgenin sadece bir bölümünde gerçekleştirilen kazılarda gün ışığına çıkarılan mozaikler Zeugma’nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu ortaya çıkarıyor. Zeugma kazıları sırasında ulaşılan ve bu alanda bir “dünya rekorunu” Gaziantep’e ve Türkiye’ye kazandıran bullalar (mühür baskı) da Belkıs/Zeugma’yı eşsiz kılan özellikler arasında.
MS 3. yüzyılda Sasaniler, Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkmışlar. Bu tarihten sonra Zeugma bir daha iflah olmamış. Kalıntıların çoğunun Kommagene kralı Antiokhos’un dönemi ile kentin M.Ö 253’te Sasani Şahı Şapur tarafından yağmalandığı döneme ait olduğu belirtiliyor.
Roma evlerinde bulunan mozaiklerde Yunan, Greko-Roman mitolojileri ve kimisinde Grekçe yazıların da bulunduğu halk öykülerinden sahneler betimlenmiş. Ayrıca bazılarında mozaikleri yaptıran yetkililerin isimlerinin yanı sıra mozaik ustalarının imzaları da yer alıyor. Zeugma, antik resim sanatının hazinelerini saklayan ender bir kent olarak tarihi mirasımız arasında önemli bir yere sahip.
Müze, Eylül 2010’da açılmış; 30 bin metrekare kullanım alanı, sergilenen eserlerin değeri ve sayısı göz önüne alındığında dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alıyor. Dünya kültür tarihinin en zengin miraslarından biri olan Zeugma Mozaik Müzesinde sergilenen eserler arasında “Çingene Kızı” mozaiği birinci sırada geliyor. Mozaiğin yurtdışına kaçırılan eksik parçalarının geçmiş olduğumuz günlerde yurda getirilmesiyle, eser daha anlamlı hale geldi. Diğer önemli eserler ise; Okeanos ve Tethys mozaiği, Bereket Tanrısı Demeter mozaiği, Şarap Tanrısı Dionysos’un Ariadne ile düğünü mozaiği, Fırat’ın Su Perisi mozaiği.
Anlatmakla bitecek gibi değil; mutlaka görmek lazım. Sonraki durağımız İpek Yolu üzerindeki Şanlıurfa.

1 Şubat 2019

İlgili Haberler

Yazarlar