
Ülkemizdeki düşük sigortalılık oranının yarattığı potansiyel nedeniyle, yabancı sermayeli şirket sayısının artacağını öngörmekteyiz. Bununla birlikte, rekabetin yarattığı olumsuz sonuçlar nedeniyle, bazı ortaklıklarda konsolidasyon da söz konusu olabilir.
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, 2011 yılının üçüncü çeyreği sonunda, sigorta sektörü prim üretiminin, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 22.66 artarak 12 milyar 634 milyon liraya ulaştığını söyleyerek, “Prim üretiminin 10 milyar 526 milyon lirası elementer branşlardan, 2 milyar 108 milyon lirası da hayat sigortalarından elde edildi. Hayat dışı branşlarda büyüme oranı yüzde 21.27 olurken hayat sigortaları prim üretimi yüzde 30.09 oranında arttı” dedi. Yüzdesel olarak değerlendirilirse, 9 aylık dönemde en yüksek oranda büyümenin genel zararlar branşında olduğunu aktaran Su, “Üçüncü çeyrek sonunda bu branştaki artış yüzde 54.97 olurken, kara araçları 21.75, hastalık sağlık branşı yüzde 19.48, nakliyat 19.32, kara araçları sorumluluk 15.13, yangın ve doğal afetler branşı yüzde 15.24 oranında büyüdü. Yılın ilk yarısında yüzde 19.8 oranında büyüyen kaza branşında prim artış oranı yüzde 14.97’e düşerken, genel sorumluluk branşındaki artış yaklaşık yüzde 15.93 olarak gerçekleşti” şeklinde konuştu.
‘TEDAVİ MASRAFI SORUMLULUĞU ORTADAN KALKTI’
Sektörde üçüncü çeyrekte gerçekleşen en önemli gelişme olarak kazalarda, sağlık giderleri trafik sigortası kapsamında sigorta şirketleri tarafından karşılanırken, ağustos ayında çıkan torba yasa ile birlikte artık kusur oranına bakılmaksızın, trafik kazası geçiren ve geçmişte kaza geçirip de tedavisi sürenlerin tüm tedavi masraflarını SGK’nın üstlenmesini gösteren Su, “Yasanın uygulamaya girmesi ile de sigorta şirketlerinin bu konudaki sorumluluğu kanunen ortadan kalkmıştır” diye konuştu.
Mustafa Su, bir diğer önemli gelişmenin de, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarındaki değişikliği göstererek, söz konusu değişiklik kapsamında şu başlıkların revize edildiğini bildirdi:
• Azami ve toplam tazminat miktarları ve indirim oranları,
• İhbarın gerçekleştiği ancak tazminatın ödenmediği durumlar,
• Tazminat taleplerine karşılık teminat süresi,
• Sigortaya ara verilmesi durumu,
• Hekimlik mesleğinin bırakılması hali,
• Rizikonun gerçekleşmesi hali,
• Risk grupları tablosundaki mevcut uygulamalar kısmı.
SBM’den de bahseden Su, “Bilgi ve sistem güvenliğinin önemli bir adımı olan SBM (Sigorta Bilgi Merkezi) Kullanıcı Yönetimi programı çalışmaları tamamlanmış ve uygulanmaya alınmıştır. Bu kapsamda TRAMER, HATMER, SAGMER ve HAYMER gibi tüm sorgulama uygulamaları ortak bir mönü ve yeni bir arayüz yapısında birleştirilmiştir. Bu sayede tüm kullanıcılar doğru bilgiye aynı platformdan ulaşabilecektir” şeklinde bilgi verdi.
Mustafa Su, kârsızlık sorunuyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Sigorta sektörü 2011 yılının ilk altı aylık döneminde hayat dışı branşlarda yaklaşık 10 milyon lira teknik zarar etti. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nin (TSRŞB) yayımladığı bilanço sonuçlarına göre, altı aylık dönemde hayat dışı branşlarda 9.9 milyon lira zarar yazılırken hayat sigortalarında 94.3 milyon lira teknik kâr elde edildi. 2010 yılının ilk 6 ayında sigorta sektörü hayat dışında 15.4 milyon lira, hayat sigortalarında da 82 milyon lira teknik kâr sağlamıştı. 2011 yılında yaşanan teknik zararda başrolü 204 milyon lirayla trafik sigortaları oynadı. Bununla birlikte poliçe adetlerinde önemli ölçüde artışlar yaşandığı da gözlenmektedir.”
Mustafa Su, 2012 öngörüsü olarak da, “Önümüzdeki yıllarda, ülkemizdeki düşük sigortalılık oranının yarattığı potansiyel nedeniyle, yabancı sermayeli şirketlerin sayısının artacağını ve rekabetin daha da yoğunlaşacağını öngörmekteyiz. Bununla birlikte, şu ana kadar rekabetin yarattığı olumsuz sonuçlar nedeniyle, mevcut bazı ortaklıklarda konsolidasyon da söz konusu olabilir. Beklentimiz, rekabetin sağlıklı, yapıcı ve hizmet odaklı olmasıdır” dedi.
‘ANADOLU’NUN PRİM ARTIŞI ORTALAMANIN 10 PUAN ÜZERİNDE’
2011 yılının ilk 9 aylık verilerine göre Anadolu Sigorta’nın pazar payının yüzde 10.65 olarak gerçekleştiğini aktaran Su, “Bu oran 2010 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 0.82 oranında bir pazar payı artışına karşılık geliyor. Toplam prim üretimi kıyaslaması yapıldığında ise artış oranımız yüzde 32.91’dir. Sektörün prim artışının ilk dokuz ayda yüzde 22.66 seviyesinde olduğu düşünülürse, şirketimizdeki artışın sektöre göre yaklaşık 10 puan yukarıda olduğunu söyleyebiliriz. 2011 yılının son çeyrek döneminde pazar payımızın daha da büyüyeceğini düşünmekteyiz. Reel olarak büyümenin 2012 yılında da yaşanacağını düşünüyoruz. Hedefimiz kârlılıkla desteklenmiş istikrarlı bir büyüme ortamı yakalamaktır. Ayrıca üretimi artırabilmek adına belirlenen ürünlerde müşterilerimize yönelik çeşitli kampanyalar düzenlemeyi, araştırma ve geliştirme çalışmalarımız sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçları ve talepleri göz önüne alarak ise, yeni ürünler oluşturabilmeyi hedefliyoruz” dedi.





























