Banana Skins’in araştırmasına göre 4 yeni risk listede

2011, 2013 ve 2015 yıllarında yapılan çalışmalarda listenin en tepesinde olan regülasyon ise altıncı sıraya düştü. Teknoloji, rekabet, maliyet düşürme ve Brexit, ilk kez bu yıl listede yer buldu.

Küresel sigorta sektöründe öne çıkan riskleri belirlemek için gerçekleştirilen son ‘Banana Skins’ araştırmasında, ilk üç risk teknolojik gelişmeler etrafında şekillendi. Listeye ilk sıradan giren “değişimin yönetilmesi riski”, dijitalleşmenin getirdiği değişen rekabet koşullarının yarattığı endişeyi ortaya koyuyor.

Londra merkezli “Finansal İnovasyon Çalışmaları Merkezi” (CSFI) sigorta sektöründe öne çıkan riskleri belirlemek için her iki yılda bir gerçekleştirdiği anketin 2017 sonuçlarını açıkladı. “Banana Skins” (Muz Kabukları) adı altında altıncısı gerçekleştirilen ve PwC’nin sponsorluğunda yapılan çalışmaya 52 ülkenin sigorta sektöründen 836 kişi katıldı.

Ankete katılanlardan, 22 riske 1’den 5’e kadar bir puan vermeleri istendi. 1 puan nispeten önemsiz bulunan riskleri temsil ederken, katılımcılar en ciddiye aldığı risklere 5 puan verdi. 22 riske verilen puanların ortalaması, 2007 yılında başlayan Banana Skins çalışmalarında bugüne kadar ölçülen en yüksek seviyeye geldi.

Sektör daha karamsar

Operasyonel risklerin tüm dünyada artması, sigortacıların karamsarlığını da artırdı. Teknolojik değişimlerin hız kazanmasıyla sigorta sektöründeki geleneksel yapının giderek değişmesi, operasyonel risklerin sektörde yükselmesine yol açtı.

Sıralamanın tepesine oturan ilk üç risk, teknolojik gelişmeler ve sektörün bu değişimlere verdiği cevaplar etrafında şekillendi. Listeye birinci sıradan giren değişimin yönetilmesi riski; dijitalleşme ile dijitalleşmenin beraberinde getirdiği değişen rekabet koşulları, konsolidasyon ve maliyet düşürme gibi konularda sektörün endişesini ortaya koydu. Üçüncü sıraya yerleşen teknoloji riski, aslında sektörün karşı karşıya kaldığı tüm büyük değişiklikleri içeren genel bir konu olarak dikkat çekiyor. Listenin ikinci sırasında bulunan ve son yıllarda yeni yeni gündeme oturan siber risk ise, siber suçların yanı sıra underwriting risklerinin de yarattığı endişenin gün geçtikçe artması sebebiyle yükseldi.

Ekonomik iyileşmeye şüpheyle yaklaşılıyor

Takip eden risk grubundaki faiz oranları (4 numara), yatırım performansı (5 numara) ve makroekonomi (7 numara), ekonomik istikrarsızlığa dair endişelerin hâlâ oldukça yüksek olduğunu açığa çıkardı. Ankete katılanlar Çin’deki ekonomik yavaşlama, ABD’de Donald Trump’ın başkanlığa seçilmesi ve Avrupa’da yükselen popülizm gibi sebeplerden ötürü ekonomik iyileşmenin kendilerinde çok da güven uyandırmadığını belirtti.

Düşük faiz oranları, yatırım gelirlerini baskılamayı ve garantili ürünleri (10 numara) tehlikeye atmayı sürdürdü. Düşük verimlilik oranlarının rekabeti (8 numara) artırdığı da anket bulguları arasında yerini aldı.

Regülasyon riskinde Solvency II etkisi

Bu yılın sonuçları, regülasyon (6 numara) riskine dair endişelerin de oldukça gerilediğini gösterdi. Bu, çoğunlukla Avrupa’da Solvency II’nin yürürlüğe girmesi sayesinde oldu. Buna karşın, regülasyonlara uyumun masrafı ve karmaşıklığı, anket yapılan birçok bölgede büyük bir endişe kaynağı olmayı sürdürdü.

Her ne kadar regülasyon riski önemini kaybetse de, devlet müdahalesi (11 numara) riski yükseldi. Sigorta sektörünün sağlıktan emekliliğe birçok alanda sosyal değişime (16 numara) hizmet etmesi konusunda hükümetlerin giderek daha talepkâr davranması ve bunun gibi tüketicileri korumaya yönelik politikalar izlemesi, devlet müdahalesi riskini artırdı.

Siyasi risklere bakıldığında, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkması, yani Brexit (22 numara) de sigortacıları az da olsa endişelendirdi.

Sektördeki endişelerin yatıştığı bir diğer alansa şirketlerin yönetimine dair riskler (14, 15 ve 19 numaralar) oldu. Yönetim kalitesi, risk yönetiminin kalitesi ve kurumsal yönetim olmak üzere bu üç risk kriz döneminde çok endişe yaratıyordu, ancak ekonomik iyileşmeyle beraber endişeler azaldı. Buna karşın, çalışanların yeteneği (9 numara) ve vasıflı çalışanları sigortacıların nasıl çekebileceği konuları, önemli bir endişe kaynağı olmayı sürdürdü.

Dört yeni risk listede

2017’de global sigorta sektörünü en çok endişelendiren risk, değişimin yönetilmesi oldu. Değişimin yönetilmesini siber risk ve teknoloji takip etti. Bu ilk üç risk, sektörü en çok hızla gelişen teknolojiye bağlı risklerin endişelendirdiğini ortaya koydu. 2011, 2013 ve 2015 yıllarında yapılan çalışmalarda listenin en tepesinde olan regülasyon ise altıncı sıraya düştü. Teknoloji, rekabet, maliyet düşürme ve Brexit, ilk kez bu yıl listede yer buldu. Altta, global pazarı en çok endişelendiren ilk 22 risk yer alıyor. Her riskin yanında da, bundan önce yapılan son çalışmada riskin kaçıncı sırada olduğu görülebiliyor.

  1. Değişim yönetimi (6) ▲
  2. Siber risk (4) ▲
  3. Teknoloji (-)
  4. Faiz oranları (3) ▼
  5. Yatırım performansı (5)
  6. Regülasyon (1) ▼
  7. Makroekonomi (2) ▼
  8. Rekabet (-)
  9. Yetenek (15) ▲
  10. Garantili ürünler (7) ▼
  11. Devlet müdahalesi (16) ▲
  12. İş uygulamaları (11) ▲
  13. Maliyet düşürme (-)
  14. Yönetim kalitesi (12) ▼
  15. Risk yönetiminin kalitesi (10) ▼
  16. Sosyal değişim (20) ▼
  17. İtibar (18) ▼
  18. Ürün geliştirme (17) ▼
  19. Kurumsal yönetim (21) ▲
  20. Sermayenin ulaşılabilirliği (22) ▲
  21. Karmaşık ürünler (25) ▲
  22. Brexit (-)

Banana SkIns araştırmasıyla, Türk SİGORTA SEKTÖRÜNDE en çok endişe yaratan ilk üç risk de belirlendi. Dünya genelinden farklı olarak, Türkiye’de en büyük endişeyi kamusal riskler oluşturdu. en çok kaygı uyandıran risk makroekonomi olurken, Bunu devlet müdahalesi Ve regülasyon takip etti.

Operasyonel riskler yükselişte

Temel risk grupları bazında bakıldığında, operasyonel risklerin 2015 yılında yapılan araştırma sonuçlarına kıyasla daha fazla endişe yaratmaya başladığı görülüyor. Ekonomik ve kamusal ortam ile kurumsal yönetim gibi diğer risk gruplarındaysa endişelerin eskiye kıyasla yatışmış olması dikkat çekiyor. Tabloda, son araştırmada katılımcıların temel risk gruplarına dair endişeleri veriliyor. 1 ile 5 puan arasında skorlanan endişe seviyesi, 1’den 5’e çıktıkça artıyor.

Hayat branşında faiz oranları yine listenin tepesinde

Hayat sigortası sektörünü en çok endişelendiren risk, bir önceki araştırmada olduğu gibi yine faiz oranları oldu. Düşük faiz oranları, sektörün albenisi yüksek yeni birikimli ürünleri piyasaya sürerek sektörü büyütmesine engel oluyor. Bunun yanı sıra, teknolojiyle gelen yeni rekabet biçimleri de sektör üzerinde baskı yaratıyor. Hayat branşında öne çıkan ilk 10 risk aşağıdan incelenebilir:

  1. Faiz oranları
  2. Değişim yönetimi
  3. Siber risk
  4. Yatırım performansı
  5. Teknoloji
  6. Regülasyon
  7. Garantili ürünler
  8. İş uygulamaları
  9. Makroekonomi
  10. Yetenek

Hayat dışında en büyük risk dijital dönüşüm

Hayat dışında, teknolojik gelişmeler ve bunların nasıl yönetileceği gibi konular, sektördeki temel endişeleri oluşturuyor. Özellikle dijital dönüşümün getirdiği yeni rekabet biçimleri ve dağıtım kanalları sektör oyuncuları üzerinde büyük baskı yaratıyor. Hayat dışında öne çıkan ilk 10 risk şu şekilde:

  1. Teknoloji
  2. Değişim yönetimi
  3. Siber risk
  4. Rekabet
  5. Yatırım performansı
  6. Regülasyon
  7. Yetenek
  8. Faiz oranları
  9. Makroekonomi
  10. Yönetim kalitesi

Düşük faiz oranları Avrupalıları korkutuyor

Bir önceki çalışmada da Avrupa’da en çok endişe yaratan risk olarak öne çıkan faiz oranları, son çalışmada da birinciliğini koruyor. Düşük faiz oranları, garantili ürünler ve yatırım performansı konularında da endişeye yol açıyor. Bunun dışında, Avrupa’da öne çıkan sonuçlar, küresel sonuçlarla büyük oranda örtüşüyor. Teknolojiyle gelen operasyonel riskler bölgedeki sigortacılarda baskı yaratıyor. Avrupa’daki ilk 10 risk şu şekilde:

  1. Faiz oranları
  2. Siber risk
  3. Değişim yönetimi
  4. Teknoloji
  5. Garantili ürünler
  6. Yatırım performansı
  7. Regülasyon
  8. Makroekonomi
  9. Rekabet
  10. Devlet müdahalesi

Asya-Pasifik’te itibar ve yetenek riskleri ortalamanın üstünde

Asya-Pasifik bölgesinde de teknolojiye bağlı riskler ön plana çıkıyor. Hem dış dünyadaki teknolojik gelişmeler hem de bölgedeki sigortacıların sistemlerini güncelleme gerekliliği, Asya-Pasifik’te en çok telaş uyandıran konuların başında geliyor. Dünya genelinden farklı olarak, bölgede itibar ve çalışanların yeteneğine yönelik endişeler, diğer tüm bölgelere kıyasla daha fazla endişe yaratıyor. Bölgedeki en büyük 10 risk şu şekilde:

  1. Değişim yönetimi
  2. Teknoloji
  3. Siber risk
  4. Yatırım performansı
  5. Yetenek
  6. İtibar
  7. Yönetim kalitesi
  8. İş uygulamaları
  9. Faiz oranları
  10. Rekabet

Latin Amerika’da en büyük endişe kaynağı ekonomik ortam

Latin Amerika’daki sigortacılar, en çok ekonomik ortam, özellikle de yatırım performansları konusunda endişeli olduklarını dile getirdi. Yatırımların verimsiz olması sebebiyle, maliyet düşürme de bölgedeki en büyük 10 risk arasında yerini aldı. Kurumsal yönetime, özellikle de risk yönetiminin kalitesine dair endişelerin de dünya ortalamasının çok üzerinde olduğu gözlemlendi. Latin Amerika’daki ilk 10 risk aşağıdaki gibi:

  1. Yatırım performansı
  2. Teknoloji
  3. Siber risk
  4. Değişim yönetimi
  5. Makroekonomi
  6. Faiz oranları
  7. Regülasyon
  8. Risk yönetiminin kalitesi
  9. Maliyet düşürme
  10. Sosyal değişim

Trump’ın başkan olması müdahale endişesini artırdı

Ankete ABD ve Kanada’dan katılanların endişeleri, özellikle sektörün karşı karşıya olduğu yapısal ve teknolojik değişimlerin ve siber saldırı tehdidinin üzerinde yoğunlaştı. Raporda teknolojinin, ilk 10’daki diğer risklerin ön plana çıkmasının ardındaki itici güç olduğu belirtildi. Donald Trump’ın başkanlığa seçilmesi sonucunda devlet müdahalesi riski de ortalamanın çok üzerinde endişe uyandırdı. Kuzey Amerika’daki ilk 10 risk şu şekilde:

  1. Değişim yönetimi
  2. Siber risk
  3. Teknoloji
  4. Yetenek
  5. Rekabet
  6. Regülasyon
  7. Faiz oranları
  8. Devlet müdahalesi
  9. Maliyet düşürme
  10. Ürün geliştirme

Regülasyon yıllardır ilk 10 risk arasında

2007 yılından bu yana yapılan Banana Skins araştırmasında, ilk 10’daki risklerin sürekli değiştiği görülüyor. Listede her zaman sabit olan risklerin başında regülasyon geliyor. 2007, 2011, 2013 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmalarda listeye birinci sıradan giren regülasyon, getirdiği maliyet yükü ve sektörü işlerine odaklanmaktan alıkoyması sebebiyle altı araştırmada da ilk 10 risk arasında yer almayı başarıyor.

2007                                               2009                                                    2011

  1. Regülasyon fazlalığı                 1. Yatırım performansı                     1. Regülasyon
  2. Doğal afetler                              2. Hisse senedi piyasaları                2. Sermaye
  3. Yönetim kalitesi                        3. Sermayenin ulaşılabilirliği          3. Makroekonomik trendler
  4. İklim değişikliği                        4. Makroekonomik trendler            4. Yatırım performansı
  5. Döngü yönetimi                        5. Regülasyon fazlalığı                      5. Doğal afetler
  6. Dağıtım kanalları                     6. Risk yönetimi                                 6. Yetenek
  7. Uzun vadeli yükümlülükler    7. Reasürörlerin mali gücü              7. Uzun vadeli yükümlülükler
  8. Aktüeryal tahminler                8. Karmaşık ürünler                          8. Kurumsal yönetim
  9. Yaşam süresi tahminleri         9. Aktüeryal tahminler                     9. Dağıtım kanalları
  10. Yeni rakipler                              10. Uzun vadeli yükümlülükler      10. Faiz oranları

2013                                                   2015                                                      2017

  1. Regülasyon                                1. Regülasyon                                       1. Değişim yönetimi
  2. Yatırım performansı                2. Makroekonomi                               2. Siber risk
  3. Makroekonomik ortam           3. Faiz oranları                                    3. Teknoloji
  4. İş uygulamaları                         4. Siber risk                                          4. Faiz oranları
  5. Doğal afetler                              5. Yatırım performansı                      5. Yatırım performansı
  6. Garantili ürünler                      6. Değişimin yönetilmesi                   6. Regülasyon
  7. Risk yönetiminin kalitesi        7. Garantili ürünler                             7. Makroekonomi
  8. Yönetim kalitesi                        8. Dağıtım kanalları                            8. Rekabet
  9. Uzun vadeli yükümlülükler    9. Doğal afetler                                     9. Yetenek
  10. Devlet müdahalesi                   10. Risk yönetiminin kalitesi             10. Garantili ürünler

**

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu:
Teknoloji beraberinde öngörülemeyen riskler getiriyor

“Sigortacılıkta dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin şimdiden öngörülemeyen farklı riskler getireceğini kestirmek güç değil. Diğer yandan, ürünüyle ve dağıtım kanalıyla teknolojik değişime ayak uyduramayan şirketler için ortaya çıkacak riskler daha büyük olacaktır.”

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu, Banana Skins anketinin sonuçlarına bakıldığında özellikle ilk on içerisindeki risk unsurlarının çoğunun teknoloji kaynaklı olduğunu belirtti. Teknolojinin hızlı gelişiminin şirketlerin yeni teknolojilere adaptasyonunda, şirket içindeki teknolojik değişimlerin yönetiminde, yatırım performansında ve tercihlerinde risk oluşturduğunu söyleyen Eroğlu, bunun yanı sıra siber saldırı risklerini de her geçen gün artırdığını ifade etti.

Finansal konulara bağlı risklerin de yakın geleceğin önemli konularından biri olduğuna dikkat çeken Eroğlu, “Sigorta sektörü gelir-gider dengesini oluştururken faiz oranlarından makroekonomik gelişmelere kadar her şeyi göz önüne alıyor. Bu sebeple, sigortacılık ekonomideki her türlü gelişmeden etkileniyor ve ekonomi açısından önemli riskler arasında yer alıyor” diye konuştu.

Sigorta endüstrisinin finansal hizmetler sektörünün en önemli oyuncularından biri olduğunu kaydeden Eroğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Gelişmiş bir sigorta sektörü ekonomik büyümeye, kaynakların etkin bir şekilde dağılımına, fon yaratarak finansal piyasaların derinleşmesine ekonomik ve mali istikrarın sağlanmasına yardımcı olur. Dolayısıyla makroekonomi ile sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Sistemi karşılıklı bağlantılı olup makroekonomideki dalgalanmalar, yüksek enflasyon, değişken kur, faiz oranları, hisse senedi piyasasındaki olumsuz gelişmeler de şirketlerin kârlılığını tehdit ederek sigorta sektörünü negatif olarak etkiliyor.”

Ülkemiz sigorta sektörünün de makroekonomideki bu gelişmelerin etkisini fazlasıyla yansıttığına değinen Eroğlu, “Bilindiği üzere son dönemde tüm dünyada ekonomik durgunluk ve büyüme sorunu yaşanıyor, bu da sigortacılık piyasasını olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle 2017’nin ilk çeyrek sonuçlarına baktığımızda ülkemizin küresel durgunluktan pozitif anlamda ayrıştığını görüyoruz. Bu da bize sigorta sektörümüzün de ülkemiz ekonomisindeki büyümeye paralel bir şekilde büyümeye devam edeceğini düşündürüyor” şeklinde konuştu.

“Devlet müdahalesinin sonuçları olumsuz”

Devlet müdahalesinin piyasaların işleyişi üzerinde birtakım olumsuz sonuçları olduğunu aktaran Eroğlu, “Ülkemiz sigorta sektörü özellikle son dönemde zorunlu trafik sigortasında tarife sisteminin getirilmesi neticesinde zor bir konjonktürden geçmekte. Müdahale, primlerin sigortacılık tekniğine aykırı belirlenmesine yol açarak, şirketlerin üstlendikleri yükün artmasına sebebiyet vermekte, dolayısıyla şirketlerin mali bünyesini negatif etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Sektör olarak serbest piyasanın devamından yana olduklarının altını çizen Eroğlu, tüm dünyada olduğu gibi regülasyondaki sık ve kapsamlı değişikliklerin de sektör için risk oluşturduğunu söyledi.  “Ancak rapordan da görüleceği üzere çok arzu edilmese de regülasyon ve sektöre müdahale dünyanın diğer kesimlerinde de var” diyen Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Regülasyonun sık değişimi şirketlerin altyapılarında kapsamlı değişiklik gerektirmekte, maliyetlerin öngörülebilirliğini azaltmaktadır. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde bunu yaşadık. Son yıllarda şirketlerin gelir kalemlerinde radikal düşüşlere neden olan düzenlemeler, kısa sürede adaptasyon gerektiren yeniden yapılanmalar zaten kârsızlık sorunuyla yıllardır yaşayan emeklilik şirketlerinin emeklilik branşında yakın zamanda başa baş noktasına gelmelerinin mümkün olmadığına işaret etmektedir.”

“Siber riskler ülkemizde de artacak”

Akif Eroğlu’na Türk sigorta sektörünü yakın gelecekte bekleyen risklerin neler olabileceğini de sorduk. Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Eroğlu, önümüzdeki dönemlerde teknolojik gelişmelerin ülkemizde daha fazla yaygınlaşmasıyla siber risklerin artacağını ve teknolojinin iş akış süreçlerine daha fazla entegre olmasıyla sigorta şirketleri için de farklı farklı risklerin ortaya çıkacağını öngörmenin yanlış olmayacağını söyledi.

“Sigortacılıkta dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin şimdiden öngörülemeyen farklı riskleri barındıracağını kestirmek güç değil” diyen Eroğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Diğer yandan, ürünüyle, dağıtım kanalıyla teknolojik değişime ayak uyduramayan şirketler için ortaya çıkacak riskler daha büyük olacaktır. Bunun yanı sıra sektörün zorunlu sigortalar ve kredi bağlantılı sigorta ürünlerinin hakimiyetinde olduğunu göz önüne alırsak, şirketlerimizin bireylerin farklı ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ürünlerle piyasada çeşitlilik sağlayamaması halinde kârsızlık ve büyüme sorunlarının risk unsuru olarak sigorta şirketlerini tehdit etmeye devam edeceğini düşünüyoruz.”

**

“İşletme riskleri ilk defa en büyük tehlike”

Banana SkIns araştırmasının editörü DavId Lascelles sonuçları şöyle değerlendirdi: “Altıncı kez yapılan araştırmada ilk defa işletme riskleri sigortacılar açısından en büyük tehlikeyi oluşturuyor. Sektördeki yapısal ve teknolojik değişiklikler geleneksel iş modellerini alt üst edebilir. Sigortacılar aynı zamanda oldukça zor bir ekonomik ortamla mücadele ediyorlar. Bu da, bu alandaki kaygının neden en yüksek seviyede olduğunu açıklıyor.”

11 Temmuz 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar