Umut Deniz Elçi

BES’te 15 yıl geride kaldı

Türkiye’de 27 Ekim 2003’te faaliyete geçen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 15’inci yılını geride bıraktı. 15’inci yılında Otomatik Katılım da dahil edildiğinde yaklaşık 12 milyon katılımcıya ulaşan BES’te katılımcılara ait fon tutarı, devlet katkısı ile birlikte 90 milyar lirayı geçti. 1 Ocak 2019 tarihinde 5 ila 9 çalışanı olan işyerlerinin de sisteme dahil edilmesi ve yeni yönetmelikle birlikte fon tutarının daha da yükselmesi bekleniyor.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 15’inci yılını geride bıraktı. Bu süre içerisinde hızla büyüyen ve Türkiye’nin alışkanlıklarını değiştirerek en önemli tasarruf enstrümanlarından biri haline gelen BES, ülkemizin en büyük fonlarından birini de oluşturmuş durumda. 

Düzenli olarak BES’e dair rakamları yayınlayan Emeklilik Gözetim Merkezi’nin son raporuna göre, katılımcı sayısı 6 milyon 883 bin olurken toplam fon büyüklüğü 86 milyar 500 milyon liraya ulaştı. 75 milyar lirası katılımcıların fon tutarını oluştururken devlet katkısı 11 milyar liraya yaklaştı. 5 milyon çalışan ise Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) yer alırken burada toplanan fon tutarı 4 milyar 400 milyon lira olarak hesaplandı.

Katılımcı sayısı otomatik BES’in yürürlüğe girdiği günden beri hızla artıyor. 2013’te 4.1 milyon olan katılımcı sayısı 2018’i yaklaşık olarak 7 milyon kişiyle bitirecek. 1 Ocak 2019 itibarıyla 5 ila 9 çalışanı olan işyerlerinin OKS’ye dahil olması ve bu sebeple de toplam fon tutarında ciddi bir artış yaşanması bekleniyor. Yılbaşıyla birlikte yaklaşık 2.5 milyon çalışan otomatik olarak sisteme katılacak. 

BES’ten cayanlara otomatik dönüş

27 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliklerle otomatik katılım (OKS) ve BES’te bazı düzenlemelere gidildi. Buna göre, otomatik katılımda cayma hakkını kullananlarda yeniden dönüş süresi 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı. Ayrıca cayma ve ayrılma hakkını kullanmış çalışanlar, 3 yıl içinde sisteme bir defalığına tekrar otomatik olarak dahil edilecek. Bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 1 yıl kısaltılabilecek veya 5 yıla kadar uzatılabilecek. BES’e işverenleri tarafından otomatik dahil edilen çalışanlardan cayma hakkını kullananlara, istedikleri zaman da sisteme yeniden dahil olabilme imkanı getirildi. Çalışanlar, sisteme tekrar dahil olarak devlet katkılarından yararlanabilecek. 18 yaşını doldurmamış çalışanlar da yönetmelik kapsamında yapılan değişiklikle emeklilik planına dahil edilecek.

 

Allianz Yaşam ve Emeklilik İle Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketleri Genel Müdürü Taylan Türkölmez: BES’te 2023 potansiyeli 400 milyar liraya çıkabilir

“Sektörümüzün projeksiyonları 2023 odaklı ve buna göre 2023’te bireysel emeklilik pazarında fon büyüklüğü 400 milyar liralara çıkabilecek bir potansiyele sahip.”

BES’in 15’inci yılında gelinen noktayı değerlendiren Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketleri Genel Müdürü Taylan Türkölmez, yapılabilecek iyileştirmeler ve toplumun BES’e bakışı hakkında açıklamalarda bulundu.
Bireysel emeklilik alanında yüzde 25’lik devlet katkısının dünyada örneği olmayan bir teşvik modeli olduğunu vurgulayan Türkölmez, “Otomatik Katılım da, Türkiye’de 3 basamaklı emeklilik sisteminin 2’nci basamak yapılandırılmasında ve emeklilik sisteminin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesinde son derece önemli bir adım. Bu açıdan her ikisi de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin çok daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak adına önemli hamlelerdi” diye konuştu.
Bireysel Emeklilik Sistemi’nin geneline bakıldığında, sigortalılık bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik bir dizi çalışmaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Türkölmez, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dahil olan katılımcıların sistemde kalıcılığını sağlayacak bir dizi revizyona ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Bunların başında ise işveren katkılı modele geçiş geliyor. Tüm dünyadaki başarılı otomatik katılım modeli örneklerinde işveren katkısı bulunuyor. Biz işverenlerimizin ne tür zorluklar içinde çalıştığını biliyoruz. Böyle bir ortamda ‘hadi gelin işveren katkısı yapalım’ dediğimizde aslında ek bir yük geliyor. Ancak işverenlere ek yük getirmeden de Otomatik Katılım Sistemi’nde işveren katkısını başlatmanın yolları var. Sektör olarak yükün paylaşıldığı ortak bir model üzerinde çalışılabileceği kanaatindeyiz.”

TASARRUF AÇIĞINI BES KAPATIYOR

Dünyada en başarılı ulusal ekonomilerin; güçlü, sağlıklı ve iyi düzenlenmiş bir sigorta ve bireysel emeklilik sektöründen güç aldığını hatırlatan Türkölmez, Türkiye’de de sigorta ve bireysel emeklilik sisteminin ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunduğunu ve finansal sistemi güçlendirdiğini belirtti. Türkölmez, sözlerine şöyle devam etti: “Bireysel emeklilik uzun vadeli yatırım aracı olarak Türkiye için büyük önem taşıyor. OECD ülkelerinin emeklilik fonlarında biriken tasarruflar GSYH’lerin ortalama yüzde 50’sini bulurken, Türkiye’de bu oran 2.5’larda. Sistem bireylerin aktif çalışma döneminde tasarruf yapmasını sağlayarak, bu tasarrufların emeklilik döneminde ek gelir olarak kullanılmasına olanak verirken, ekonomiye de uzun dönemli kaynak yaratarak bireysel tasarruflar ile ulusal tasarruf düzeyinin artmasına katkıda bulunuyor. İkinci emeklilik geliri ile bireylerin emeklilikte refah seviyelerini artırmayı hedefleyen bu sistem; tasarruf eğilimini artırması ile mali sektörün daha sağlıklı işlemesine de yardımcı oluyor. Otomatik Katılım Sistemi de bu konuyu destekleyici bir süreç.”

BÜYÜK POTANSİYEL

Türkölmez, sözlerini BES’in ülkemizdeki büyük potansiyelinden bahsederek sonlandırdı: “Bireysel Emeklilik Sistemi, 15’inci yılını katılımcı sayısında 7 milyon kişi ve yaklaşık 90 milyar liralık fon büyüklüğü ile otomatik katılımda ise 5 milyon kişi ve 4.4 milyar lira fon büyüklüğü ile kapatacak görünüyor. Sektörümüzün projeksiyonları 2023 odaklı ve buna göre 2023’te bireysel emeklilik pazarında fon büyüklüğü 400 milyar liralara çıkabilecek bir potansiyele sahip. Ülkemizde sigorta bilinci oldukça düşük. Avrupa’da kişi başına düşen sigorta harcaması 1833 dolar iken Türkiye’de bu rakam 150 dolar. Ancak biz bu rakamları potansiyelin bir göstergesi olarak yorumluyoruz. Özellikle Türkiye’deki genç nüfus, düşük sigortalılık oranı, çalışma hayatındaki iş gücü ile tasarrufların artırılmasına yönelik eğilimleri dikkate aldığımızda sigortacılıkta yüksek bir potansiyel olduğunu görüyoruz.”

 


 

Axa Sigorta İcra Kurulu Üyesi ve Hayat ve Emeklilik Başkanı Olgun Küntay
BES kısa – orta dönem tasarruf aracı değil, uzun dönemli bir sistem olarak anlatılmalı

“BES’in geleceğini önemli ölçüde, kısa – orta dönemli tasarruf aracı algısını ortadan kaldırıp, emeklilik dönemi için tasarruf yapma bilincini ne ölçüde geliştirebileceğimiz hususu belirleyecek. 15 yıl sonra çok daha büyük, kurum ve kurallarıyla oturmuş bir sistemi görmemiz mümkün olacak.”

Axa Sigorta İcra Kurulu Üyesi ve Hayat ve Emeklilik Başkanı Olgun Küntay, BES’in 15’inci yılında gelinen noktayı değerlendirdi. 90’lı yılların sonuna veya 2000’li yılların başına, sisteme ilişkin düzenleme çalışmalarının yürütüldüğü döneme bakıldığında sisteme ilişkin olarak önemli bir potansiyel öngörüldüğünü söyleyen Küntay, “Henüz banka sigortacılığı başlangıç döneminde olsa da hayat şirketlerinin acente ve direkt satış ekiplerinden oluşan güçlü dağıtım kanalları ve tecrübeli kadroları bu sistemi hayata geçirmek için hazır durumdaydılar. Nitekim; ilk üç yılın sonunda bir milyonun üzerinde katılımcıya ulaşıldı. 2013’te devlet katkısı uygulamasına geçilmesi, bu uygulamanın sadece çalışanları değil, çalışmayan kesimi de kapsaması pozitif bir kırılma yarattı. Sonraki 3 yıl boyunca her yıl yaklaşık bir milyon ilave katılımcı sisteme dahil oldu” diye konuştu.

2017 yılı başında faaliyete geçen otomatik katılım uygulamasının ise yeni bir ivme yarattığına değinen Küntay, “2018 yılının sonuna yaklaştığımız ve sistemin 15’inci yılını tamamladığımız şu günlerde 12 milyona yakın katılımcı ve 100 milyar liraya yaklaşmakta olan bir fon büyüklüğünden bahsedebiliyorsak bu kayda değer bir gelişmedir” dedi.

BES UZUN VADELİ BİR TASARRUF ARACI


“Bununla beraber Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun ilk maddesi, bireysel emeklilik sistemini katılımcılara emeklilik döneminde ek gelir sağlayan ve kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olan bir yapı olarak tanımlamaktadır” hatırlatmasında bulunan Küntay, “Bilindiği gibi kamu sosyal güvenlik sisteminin, sağlık harcamalarını karşılamanın yanı sıra, emekli maaşı sağlamak ve vefat, maluliyet gibi riskleri kapsamak üzere farklı boyutları bulunmaktadır. Bu açıdan baktığımızda, gelinen noktada bireysel emekliliğin, kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlama noktasında çok etkili olduğunu söylemek kolay görünmemektedir” diye konuştu. Küntay BES’te önemli olan başlıkları söyle topladı:

* “Öncelikle sistem, emeklilik döneminin finansmanını amaçlayan uzun dönemli bir sistem olarak değil,  kısa – orta dönemli bir tasarruf aracı olarak algılanmaktadır. 

* Mevzuatta yer almasına rağmen şirketler pratikte, ömür boyu emekli maaşı sunamıyorlar. Bu konu, üzerinde kapsamlı tartışmalar olan, düzenlemelerin  mortalite oranlarında gelişmeler ve finansal piyasa beklentileri çerçevesinde gözden geçirilmesini gerekli kılan önemli bir konu olarak gündemdeki  yerini korumaktadır.  

* Emeklilik planları içinde vefat ve maluliyet risklerini kapsayan teminatların da yer almasının, sistemin amacına uygun düşeceği düşünülmektedir.

* Sistemin başlangıcında, sağlık branşının emeklilik şirketleri bünyesinden çıkarılması da tartışmalı bir karar olmuştur, bu karar sonradan değiştirilmiş olsa da sektör pratiğinde geriye dönüş olmamıştır. Hayat/emeklilik ve sağlık branşları farklı çatılar altında yönetilmektedir.”

 

DEVLET KATKISI TASARRUF ORANLARINI ARTIRDI

Küntay, ülkemizdeki tasarruf alışkanlıkları ve BES’in tasarruf içindeki yeri hakkında şu sözleri sarf etti: “Tasarrufların dağılımına, diğer bir deyişle yurt içi yerleşiklerin portföy tercihlerine bakıldığında, TL ve döviz mevduatın 2017 yılı sonu itibariyle toplam içinde %70 oranında paya sahip olduğu görülüyor. Bu oran, 2006 yılı sonu itibariyle, yüksek oranda DİBS tasarrufundan da etkilenerek %53 mertebesindeydi. Aynı dönemde emeklilik yatırım fonlarının payı %0.5 iken düzenli bir artışla 2017 yılı sonunda %3.5 düzeyine erişti. Özellikle %25 devlet katkısının tasarruf oranlarında bir artış yarattığı düşünülmekle birlikte bir miktar tasarrufun da BES ile birlikte yer değiştirdiğini varsaymak yerinde olacaktır.

 

TASARRUF ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞEBİLİR

Farklı bir bakışla, BES,  içerdiği fon yapısı aracılığıyla ülkemizde tasarruf alışkanlıklarını değiştirme potansiyeline sahip olmakla birlikte,  katılımcıların tercih ettikleri fon kompozisyonlarını değiştirme haklarını nadiren kullandıkları göz önünde bulundurulduğunda, bunun gerçekleştiğini söylemek için erken olabilir.”

Küntay, sözlerine şöyle devam etti: “Genel olarak, gelirden tasarrufa ayrılan pay arttıkça düşen tüketim talebine bağlı olarak enflasyonun daha kolay kontrol altında tutulabileceği kabul edilebilir. Üstelik BES gibi sistemlerde biriken fonların düzenlemeler ile kamunun öncelikli gördüğü alanlara da tahsisi mümkündür. Bu çerçevede bakıldığında bir ülkede uzun dönemli tasarrufların bulunması arzu edilen bir gelişme olarak ortaya çıkmaktadır. Yine de BES aracılığıyla yaratılan tasarrufların özelliğine dikkat çekmek gerekir. Diğer enstrümanlardan farklı olarak BES emeklilik döneminin finansmanını amaçlamaktadır ve uzayan insan ömrü, büyük nüfus, işgücü piyasalarında teknolojik gelişimler ile ortaya çıkan daralma gibi parametreler dikkate alındığında BES aracılığıyla yaratılan fonların yönetiminin büyük bir önem taşıdığı görünmektedir.”

 

SİSTEM KALICI OLMALI

Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğunu ve 15-24 yaş grubunda 13 milyona yakın vatandaşın bulunduğunu söyleyen Küntay, “Bu sayı birçok Avrupa ülkesinin toplam nüfusundan da fazla. Dolayısı ile ülkemiz sadece bireysel emeklilik değil diğer birçok sektör için de büyük bir potansiyel vadediyor.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin açıkladığı 2016 sonu verilerine göre 18 yaş üstü nüfusun sadece %15’lik kısmı BES’le tanışmıştı. 2017’nin başında otomatik katılımın devreye alınması, geniş bir çalışan kitlesinin  sistemle tanışması için yeni bir fırsat sağladı.

Sistemin geleceğini önemli ölçüde, kısa – orta dönemli tasarruf aracı algısını ortadan kaldırıp, emeklilik dönemi için tasarruf yapma bilincini ne ölçüde geliştirebileceğimiz hususu belirleyecek. Kamunun da bu konuya sahip çıkmaya devam etmesi durumunda 15 yıl sonra çok daha büyük, kurum ve kurallarıyla oturmuş bir sistemi görmemiz mümkün olacaktır” dedi.

 

Umut Deniz Elçi
umut@sigortacigazetesi.com.tr

10 Ocak 2019

İlgili Haberler

Yazarlar