
Arnavutköy’den çıktık yola; Ortaköy’ü ziyaret edip Çengelköy’e geçtik. Meğer ne çok köy varmış İstanbul’da… Geçen ayki yemekte beş konuğumuz vardı; Ahmet Hamdi Başer, Hazım Tümtürk, Eczacı ve Bizim Eczacı dergilerinin sahibi Çetin Öztürk, Assistline yöneticileri Serdar Tufan ve Özhan Aktaş.
Teknede gerçekleştirdiğimiz yazarlar yemeği yaklaşık 4 saat sürdü. Bu dört saatte neler yaptığımıza gelince; özeti şu… Anadolu’da “ Lafın belini kırmak” diye bir deyiş vardır. Bizim arkadaşlar da teknede tam anlamıyla lafın belini kırdılar, hem de ne kırma! Sektörün duayenlerinden Erhan Dumanlı ve yazarımız Faruk Ömrüuzak öyle bir düet yaptılar ki, kahkaha seslerinin şiddetinden tekne dört saat boyunca sallanıp durdu. Dumanlı ve Ömrüuzak’ın düetine zaman zaman David Ağabey ve konuğumuz Ahmet Hamdi Başer de katılınca, sallantının şiddeti hayli arttı. Böylesine sallantı yaratan esprilerin ve fıkraların içeriğini ise ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim…
(M. Emin Özcan)





























