Oğul Doğa Gökşin

Damlasa da göl olur

Bireysel emekliliğe otomatik katılım, sosyal güvenlikte son yılların önemli değişikliklerinden biri. Emeklilik maaşlarının hesaplanmasında kullanılan katsayıların düşmesi, emekli maaşlarını da düşürmeye başladı. Emekli maaşlarının uzun vadede daha da düşmesi bekleniyor. Otomatik katılım sistemi de düşen emeklilik maaşlarını telafi edebilmek için getirildi. Ülkemizde asgari ücretin altında emekli maaşı alanlar var. Adı üstünde, asgari ücret, asgari koşullarda yaşamaya yeten bir ücrettir. Onun da altında olunca, yaşamak güçleşiyor.

İleriki yıllarda daha da düşeceği göz önünde bulundurulduğunda, emeklilik yılları için ek bir gelir elzem oluyor.

Bu yüzden günümüzde de birçok emekli, çalışma hayatını bırakamıyor. Ama insan belli bir yaşa kadar çalışabiliyor ve bir yerden sonra emekli maaşına mecbur kalıyoruz.

6.8 MİLYON KİŞİ

Bunun için bireysel emeklilik sistemi dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çok önemli. 2003 yılında başlayan gönüllü bireysel emeklilikte şu anda 6.8 milyon kişi bulunuyor. Toplanan fon ise 62 milyar lira. Devlet katkısından da 9 milyar lira geliyor. İkisi toplandığında BES’te 71 milyar liralık bir birikim söz konusu.

Otomatik katılımda ise sekiz ayda 3.2 milyon kişi sisteme dahil oldu. Şimdilik sistemden cayma oranı yarı yarıya gibi. Sistemde kalanların oranı beklenenden az gibi görünüyor ama 14 yılda gönüllü BES’e katılan 6.8 milyon kişiyle kıyaslandığında hiç de az değil aslında.

Sistemde birtakım revizyonlar da söz konusu. Gündemde 18 yaş altına da bu imkânın sağlanması ve iki ay olan cayma süresinin biraz daha uzatılması var. Cayma demişken şunu hatırlatmakta fayda var: Cayma hakkı için tanınan süre iki ay. Ancak bu iki ay bittikten sonra da sistemden istediğiniz zaman çıkabiliyorsunuz. Ama nasıl oluştuğunu anlayamadığım “iki ayda sonra çıkılamıyor” gibi bir düşünce oluştu. Bu da çalışanlarda bir baskı oluşturuyor. Durum böyle değil, isteyen istediği zaman sistemden çıkabiliyor.

%25 KATKI ÇOK İYİ

BES şirketleri tarafında ise, sistemde işveren katkısının da olması gerektiği konuşuluyor. Dünyada bu sistem işveren katkısıyla başarıya ulaşmış durumda. Bunun yanı sıra, cayan katılımcının ancak iki sene sonra tekrar kabul edilmesi konusu var. Bu sürenin biraz daha öne çekilmesi isteniyor.

Otomatik ya da gönüllü, emeklilik yıllarında rahat etmek için bu gibi sistemler önem taşıyor, isteyen, birikimini başka yollarla da yapabilir tabi. Ancak, bireysel emeklilikteki %25’lik devlet katkısı başka hiçbir sistemde yok. Ayrıca otomatik katılımda bin lira da ek devlet katkısı yapılıyor.

Son olarak, özellikle gençlere şunu belirtmekte fayda var: Birikim yapmaya erken yaşta başlayın. Bu gibi sistemler, erken yaştakiler için büyük fayda sağlıyor.

26 yaşında BES’te para biriktirmeye başlayan bir kişi 56 yaşında emekli olana kadar 30 yıl para biriktiriyor. Bu kadar yılda damlasa da göl olur, bunu unutmayalım.

12 Eylül 2017

İlgili Haberler

TOBB SAİK’ten gündem araştırması

TOBB SAİK, sektörün 2017 gündemine dair bir araştırma hazırlattı. Başkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erdem Kırkbeşoğlu tarafından hazırlanan araştırmaya göre, dünya sigorta piyasasında 2016 yılında en çok konuşulan konular arasında akıllı ulaşım sistemleri, yaşlı nüfus/emeklilik sorunu, düşük faiz oranları, iklim değişikliği, doğal afetler ve insan kaynaklı riskler ile alternatif risk transfer sistemleri bulunuyordu.

CEO’lar cevaplıyor: Doğal afetler reasürans fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Monte Carlo ve Baden Baden’da gerçekleştirilen reasürans görüşmelerinde ana gündem maddesi yılın ikinci yarısında yaşanan doğal afetlerdi. Sektör yöneticileri, bu afetlerin yol açtığı 100 milyar dolar civarındaki sigortalı hasarın reasürans fiyatlarını artıracağını belirtse de, artışın ne kadar olacağı konusunda farklı görüşler aktardı. GRC Howden Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Vedat Basan, daha sert bir piyasaya geçileceğini belirtti. Mapfre Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Volkan Babür ise “Sel ve dolu olayları reasürans fiyatlarını etkilemez” diye konuştu. Lockton Re Senior Vice President Okan Çağlayan da piyasadaki kapasite fazlasının fiyat artışını dengeleyebileceğini söyledi.

Yazarlar