Eşber Erülgen

Devşirmeler!

CİKALLESHİ, Lopes, Bokila, Vaz Te, Celustka, Charles, Sandro, Mbilla, Danilo, Angelo, Chico, Fornezzi, Gassama, Tzavellas, Guerrier, Magaye, R. Da Silva, N’Sakala, Love, Vinicius, Sissoko, Omeruo, Ramos, Koman, Scubıc, Fofana, Onazi, Medjani, Jonsson, Muğdat vee saire..
Bir zamanlar “takıntı” yaptığım AVM’lerdeki okunması güç yabancı isimli mağazalar değil bunlar. 25 Şubat 2017 günü Süper Lig’de oynanan üç maçta yer alan, 6 takımın futbolcularından bir kısmının adlarıdır. Bunlar 80 küsur milyon nüfuslu ülkemizdeki  gençler içinden yetiştirilemeyip, dünya üzerindeki 5 kıtanın ülkelerinin, adı duyulmamış liglerinden çok sıfırlı dövizlerle getirtilen, yabancı olduğu için makbul sayılan futbolcular. Ekseriyeti fazla futbol becerisi yerine, kökenlerinden gelen üstün fizik gücüne sahip ESMER arkadaşlar. Konuştukları diller nedeni ile çalıştırıcıları ve takım arkadaşları ile nasıl anlaşırlar? Bir takım içinde kaç dil konuşulmaktadır?
FCBESCOLA gibi bir futbol okulu kurmamızı tavsiye edecek değilim. O, dünyada tek.
Türkiye’de 2010 yılı verilerine göre 466.445 lisanslı futbolcu var, bunun 4.431’i profesyonel.
Hagi, Alex, Taffarel, Prekazi gibi ülkemize gelip takımlarını şampiyonluklara taşıdıkları gibi, genç takım arkadaşlarına hocalık yapmış olanları bu konudan tabii muaf tutuyorum. Ama Süper Lig’in orta sıralarında yer alan takımlardaki bu yabancıların, yerli gençlerle yerlerinin doldurulamayacağına inanmam mümkün değil. Millî Futbol Takımına bir iki genç oyuncu monte etmek yeterli bir faaliyet midir?
Gerek Süper Lig kulüplerinin gerekse Türkiye Futbol Federasyonu’nun tesis edeceği iki veya üç kademeli ciddi SCOUT ekipleri ile, sayısını tespit edemediğim Bölgesel Amatör Ligleri’nde oynayan 500.000 genci mercek altına alarak, adı geçen devşirmeler yerine 30 veya 1330 genç bulunamaz mı?
Hem de bu sayede, malî durumları yeterli olmayan, kulüp lokallerinde veya mahallî kahvelerde okey oynayarak vakit öldüren eski futbolculara istihdam imkânı yaratılmış olur..
Bir türlü ciddi şekilde başarılamayan altyapı felsefesi bence bu amatör liglerde hazır beklemektedir.
Bunlar benim gibi yaşlı bir gözlemcinin naçiz görüşleri, bir de kısa dönemde TFF’de görev alacak gibi görülen ünlü yorumcu Rıdvan Dilmen’in, 14.08.2016 tarihli Sabah gazetesinde yayınlanan yazısından alıntıyı bir kere daha sunmak istiyorum:
“Türk sporu ve futbolu adına düşünmek ve yargılamak lazım. 79 milyon insanın yaşadığı, 783 bin 562 km. yüzölçümü olan ülkede 8 gün sonunda olimpiyatlarda bir gümüş madalyamız var o da devşirme halterciden. Futbola gelince dün 27 kişi oynadı. Bakırköylü Necip, Hopalı Tolga Zengin, İskenderun Hataylı Selçuk İnan’ın dışında 24 oyuncu bu ülkede doğmadı. Dün iki büyük oynadı, genelde ne kadar yetenekli yerli varsa büyük kulüpler transfer ederler, dün bende kalan en önemli olay buydu… Yani bizim doktorlarımızın, ebelerimizin dünyaya getirdiği futbolcular değil, yurt dışında doğanlar oynadı. Demek ki büyük yatırımlara rağmen, ekonomimizin dünyada ilk 6’da olmasına rağmen ne olimpiyatlar ne de futbolda bu yüzölçümünden oyuncu çıkaramadık.”
Aklın yolu birdir…

2 Mayıs 2017

İlgili Haberler

Yazarlar