Dijital dünyada çalışana yatırım da değişti

Günümüzde her şeyin merkezinde ‘insanın’ olması gerektiğini belirten Esra Güller ‘insan kaynağına yapılan yatırımın’ şirket başarısını ne kadar başka bir boyuta taşıyabileceğinin altını çizdi. Güller, dijitalleşen dünyada gelişime açık, farklılaşmaya istekli insana yatırım yaptıklarını da ifade etti.

Sigortacı Gazetesi olarak, sektördeki İnsan Kaynakları uygulamalarını inceleyeceğimiz serinin ilk ayağında AXA Sigorta İnsan Kaynakları ve İç İletişim Bölüm Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Esra Güller ile sohbet ettik. Güller, “Şirketlerin ürünlerine veya pazarlama faaliyetlerine yaptıkları yatırımları insan kaynağına yapılan yatırım ile ne kadar başka bir boyuta taşıyabileceklerinin ölçülebildiği bir dönemdeyiz” dedi. Günümüzde İK departmanlarının odağında operasyonel işlerden çok ‘çalışan bağlılığı’, ‘şirket kültürü’ ve ‘verimlilik’ üzerine çalışmalar olduğunu belirten Güller, İK uygulamalarına dair sorularımızı yanıtladı. Son 10 yıla bakıldığında, dünyada uygulanan İK politikalarında nasıl bir değişim oldu? Son 10 yıl, şirketlerin ‘İnsan Kaynağı’na bakışı ve bu doğrultuda oluşturdukları yol haritalarına baktığımızda oldukça önemli bir dönüşümü simgeliyor. Eskiden herkes sadece ürününe yatırım yapardı, bir dönem sonra pazarlama faaliyetlerine yatırım yapılmaya başlandı. Ama her dönemin vazgeçilmezi olması gereken ‘insana yatırım’ konusu da gün geçtikçe daha çok önem arz etmeye başladı. Ve her şeyin hızla dijitalleştiği günümüzde yetkinliklerini analitik bakış açısıyla farklılaştıran insana yatırım dönemi de hız kazandı. Bugünün İnsan Kaynakları Departmanlarının kendi özelindeki değişime baktığımızda ise artık odak alanında operasyonel işleri tutmaktan çok ‘çalışan bağlılığı’, ‘şirket kültürü’ ve ‘verimlilik’ üzerine çalışmalara yatırım yapıldığını görmekteyiz. Bu değişim nereden kaynaklanıyor? Aslında hem sistemleri hem stratejileri hem de buna bağlı olarak bütün teknolojiyi değiştiren dinamiğin ihtiyaçlar ve çalışan profilinin değişmesi ve gelişmesi olduğunu görüyoruz. 10 yıl öncesiyle şimdiyi karşılaştırdığımızda beklentiler çok farklılaştı. Beklentilere bağlı olarak da bizim İnsan Kaynakları alanında sunduğumuz hizmetler de bir dönüşüm sürecine girdi. Bu bağlamda, bakış açılarımızın da hızlıca değişmesi gerekmekteydi. Artık dayatmacı değil, daha esnek çözümler üretmek durumundayız. Karşılıklı güven ilişkisi üzerine inşa edilmiş şirket politikalarını kurgulamak, mobil uygulamalara kolayca ulaşılabilen esnek çalışma şartları/ortamlarını yaratmak ve her daim çalışanların gelişimine katkı sağlayan iş tatminini yaratabilmek adına uygulamalarınızın sürekli sorgulanması, geliştirilmesi ve dönüşmesi gerekti. Peki, teknoloji bu değişim üzerinde nasıl bir rol oynuyor? Teknoloji sınırları kaldırıyor, uzaklıkları yakınlaştırıyor. Küresel bir şirketin parçası olarak teknoloji sayesinde sınırlar olmadan iletişimimizi kesintisiz sürdürebiliyoruz. ‘BIG DATA İK ALANINA DA GİRDİ’ Teknoloji aynı zamanda işinize yarayacak birçok veriye çok hızlı şekilde daha kolay ulaşabilmenizi sağlıyor. Örneğin, Büyük Veri Analitiği (Big Data) artık İnsan Kaynaklarına kadar girdi. Bu alana birçok yatırım yapılıyor. Doğru analizler de yol haritalarınızı belirliyor. Teknolojinin önemli bir diğer değeri de; İnsan Kaynaklarının operasyonel yükünü teknoloji ve dijital uygulamalar sayesinde önemli ölçüde hafifletmesidir de diyebiliriz. Bu da verimlilik tarafına daha fazla yönelmemizi sağlıyor. Artık İK yönetimi operasyonel işlerden çok, çalışanlarınızın bağlılığını artırma, kurum kültürünün sahiplenilmesi, yetenek yönetiminin planlanması gibi geleceğe dönük stratejilerinize de yön veren konulara odaklanmanıza fırsat veriyor. Yetenekli çalışan bulabilmek, tüm dünyadaki sigortacılar arasında endişe yaratan konuların başında geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Çalışanın sahip olduğu yetkinlikler gerçekten çok önemli. Şirketin uzun dönem stratejilerine yön verirken bile öncelikle tartışılması gereken konuların içinde yer alıyor. Yaptığınız her türlü yatırımın yetkinlikleri gelişmiş, kendini her daim geliştirebilen, “yetenek” dediğimiz kişilerde daha fazla karşılık bulduğunu görebiliyor ve o çalışanla da şirketin geleceğine daha hızlı koşabiliyorsunuz. Aslında ben İK yöneticisi olarak her çalışanın bir potansiyeli olduğuna içtenlikle inanırım. Ama potansiyelin yanı sıra, söz konusu potansiyeli ortaya çıkaracak ortam ve imkanları da şirketinizin size sağlamasının da büyük önem taşıdığını bilirim. Bu bağlamda, AXA Sigorta’nın da kendinizi her daim geliştirmenize fırsat yaratan çok iyi bir okul olduğuna inanıyorum. ‘İŞ ARKADAŞLARIMIZDA BAŞARMA İSTEĞİ OLMALI’ AXA SİGORTA olarak işe yeni personel alırken ne gibi kriterlere bakıyorsunuz? İş arkadaşlarımızı çok özenerek seçiyoruz. Onlarla aynı dili konuşabilmemiz, aynı kültürü paylaşabilmemiz çok önemli. Gerçek anlamda AXA değerlerini taşıyabileceğine inandığımız kişiler bizim için öncelikli. AXA SİGORTA’yı takım içinde uyumlu, birbirini destekleyen, teşvik eden ve başarma isteği oldukça yüksek kişilerin oluşturduğunu düşünüyor ve oluşturulan güven ortamının sürdürülebilen başarıyı da beraberinde getirdiğine inanıyoruz. Bizim için güven ve başarma isteği gibi çok önemli olan değerleri taşımanın yanı sıra, içinde çıtayı daha yükseğe çıkaracak istek ve coşkuyu da taşıdığını görebildiğimiz kişileri tercih ediyoruz. Bunun dışında, çalışacağı departmanın gerektirdiği yetkinliklere sahip olması, yabancı dil bilgisi, analitik yetenekleri gibi birtakım değerlendirmeler de yapıyoruz. Zaten bunlar artık günümüzde global bir şirkette çalışmanın öncelikleri arasında. Genç yetenekleri nasıl kendinize çekiyorsunuz? Biz bu konuda biraz daha şanslıyız. Ciddi bir başvuru sayımız var. AXA markası hem globalde hem de lokalde bilinen çok güçlü bir marka. 5 yıldır üst üste Great Place to Work ödülü alıyor olmamız işveren markamızın sürekli takip edilmesini ve daha çok tercih edilmesini sağlıyor. Bunun yanı sıra, Y kuşağı artık daha çok yurtdışı bağlantılı işler yapmak istiyor. Global bir şirket olmamız onlara bu açıdan çekici geliyor. Bizim gibi network ağı geniş küresel firmalarda kendilerini dünya vatandaşı hissedebiliyorlar. ‘MEMNUN ÇALIŞANLARIMIZ GENÇLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR’ Genç yetenekleri çekmek için içerideki çalışanların memnuniyet oranlarının yüksek olması çok önemli. Şirketinizde mutlu ve bağlı çalışanlar bu memnuniyetlerini dışarıya lanse ettikleri ve şirketin görünürlüğüne katkı sağladıkları sürece adaylarınızın şirketinizde çalışma isteği de o kadar fazla oluyor. Tüm globalde çalışan memnuniyetini ölçen bir anketimiz var. AXA SİGORTA olarak son 10 yıldır gruptaki en yüksek oran bizde, 100 üzerinden 90’dan fazla bir skor elde ediyoruz. Bu çok önemli bir gösterge. Çalışanlarınıza, özellikle de gençlere kişisel ve mesleki gelişimleri için ne gibi fırsatlar sunuyorsunuz? Çalışanlarımıza çok önemli eğitim fırsatları sağlıyoruz. Ama gelişimin bireylerin kendi sorumluluklarında ve istekliliği ile de başladığına inanıyoruz. Eğitim ihtiyaçları ve talepleri bireysel ve yönetsel olabildiği gibi stratejiden doğan ihtiyaçlar da olabiliyor. Global bir şirket olmamızın da artısını kullanarak gerek iş süreçleri ile ilgili yetkinliklerde gerekse kişisel gelişim anlamında ihtiyaç haritalarını çıkarıp belirli bir plan dahilinde çözüm üretiyoruz. Global çözüm ortağımız AXA University ile globalde sürdürülen ortak programlar gerçekleştirirken, lokalde de farklı tedarikçilerle eğitim programlarımızı şekillendiriyoruz.Türkiye’de birçok seçkin üniversite ile işbirliği yapmaktayız. 2005’te Boğaziçi Üniversitesi’yle birlikte AXA Akademi’yi hayata geçirdik. Bahçeşehir Üniversitesi ve konusunda uzman birçok değerli danışman da çözüm ortaklarımız arasında. ‘AXA GRUP ÇALIŞANLARI DA TÜRKİYE’YE EĞİTİME GELİYOR’ AXA University çok geniş bir katalogdan ihtiyaca uygun hem teknik hem de liderlik eğitimlerini seçebilme şansını bize sağlıyor. Çalışanlarımızın yurtdışına eğitimlere gitmesini sağladığımız gibi yurtdışından da eğitmenler davet ederek teknik becerilere yönelik özel programları gerçekleştirebiliyoruz. Yetenek yönetimine nasıl yatırım yapıyorsunuz? Yetenek yönetimi AXA’nın çok önem verdiği bir konu. Zaten, yeteneğe yatırım yapmamak gibi bir imkanınız yok. Birçok ülkede bu kadar fazla şirketi olan bir grubun geleceğini planlaması için yeteneğe yatırım yapması da kaçınılmaz. Bu, yetenekler için de birtakım fırsatlar doğuruyor. Çalışanlarımızın AXA bünyesinde farklı ülkelerde pozisyonları değerlendirme şansı olabiliyor. Çok fazla ülkede faaliyette bulunmamız, aynı zamanda grup içinde önemli bir kıyaslama imkanı da yaratıyor. Yetenek yönetimi çok uzun soluklu bir proje aslında. Sadece lokal de değil, zaten global yürütülmekte. AXA Grubu bünyesinde ortak bir akılla belirlenmiş olan süreçleri ve metodolojileri kullanıyoruz. Personelinizin performansını ölçmek için ne gibi kriterler uyguluyorsunuz? Yüksek performansı teşvik etmek için bir uygulamanız var mı? Organizasyonel yapımızın, sistemlerimizin ve çalışanlarımızın performansının sürekli geliştirilmesi amacıyla performans yönetimine büyük önem veriyoruz. 10 yıldan uzun süredir bireysel performansa dayalı bir sistem kullanmaktayız. Hem hedeflerin, hem de yetkinliklerin ölçümlenmesi ile yürütülüyor. Sadece işin ne olduğu değil, ama nasıl yapıldığı da bizim için çok önemli. Matematiksel verilerle kişilerin performansı, bunun şirket performansına etkisi ve globaldeki bütünsel başarımızı ölçebiliyoruz. Performans ölçümlemenin bizim için ana çıktısı gelişim planı. Bu ölçümlemeleri fark etmek, değiştirmek ve geliştirmek için yapıyoruz. Şirketimizde kademelendirmeye ve performansa dayalı, modern bir ücret yönetim sistemi de kullanılıyor. Bu sistemde, iş analiziyle belirlenen derecelendirmeye bağlı olarak ödenen sabit ücretin yanında, performansa bağlı olarak ödenen değişken ücret sistemi de bulunmakta. Böylece tüm çalışanlarımıza, gösterdiği performansa bağlı olarak gelir seviyesini daha da yukarıya çekme şansını sunuyoruz. BEN AXA’NIN BİR OKUL OLDUĞUNA İNANIYORUM. HEM BİR OKUL HEM DE BİRÇOK FIRSAT SUNABİLEN BİR ŞİRKET. YILLAR ÖNCE İŞE BAŞLADIĞINIZ DEPARTMAN VE POZİSYONDAN EMEKLİ OLACAKSINIZ DİYE BİR ŞEY YOK. KENDİNİZİ NEREDE GELİŞTİREBİLECEKSENİZ ORADA GELİŞTİRMENİZ İÇİN GEREKEN FIRSATLARI SUNAN BİR ŞİRKETİZ. ‘ÇALIŞANLARIMIZIN ŞİRKET KATKILI BES SÖZLEŞMESİNE YÜKSEK KATILIMI UZUN VADELİ BAĞLILIĞIMIZIN BİR GÖSTERGESİ’ Personeliniz için bir BES programı uyguluyor musunuz? 2013 yılı başından bu yana uyguladığımız grup katkılı BES programımız önemli bir uygulamamız. Bu sisteme katılan çalışanlarımız, hem çalışanın hem de işverenin katkıda bulunduğu birikimli bir poliçeyle çalıştıkları süre içinde azımsanmayacak bir birikim sağlama imkanı da yakalayabiliyor. Daha önceki dönemde de birikimli hayat sigortalarına bağlı tasarruf sisteminde çalışanlarımıza benzer faydaları sunan bir uygulamaya sahiptik. ‘İŞ YERİNİZİ RUTİNDEN ÇIKARTARAK BİRLİKTE ÇALIŞTIĞINIZ, BİRLİKTE BAŞARDIĞINIZ VE BUNLARI YAPARKEN DE BİRLİKTE EĞLENDİĞİNİZ BİR YER HALİNE GETİRMEK ÖNEMLİ’ AXA SİGORTA’da sosyal aktiviteler nasıl bir yer tutuyor? Eğitim faaliyetlerimiz dışında, birlikte gerçekleştirdiğimiz her türlü sosyal aktivitenin de iletişimimizi artırmasının yanı sıra geliştiren ortamlar yarattığına inanıyoruz. Sosyal aktivitelerle rutine dönen iş hayatımızdan uzaklaşma fırsatı yakalayabiliyoruz. Birlikteyken gülmüyor, eğlenmiyor ve pozitif enerjimizi etrafa yaymıyorsak yaptığımız işe de bunu ne yazık ki yansıtıyoruz. Bu sebeple tüm şirket çalışanlarımızın katıldığı organizasyonlar düzenliyoruz. Yakın zamanda Kurumsal Sosyal Sorumluluk haftamızı gerçekleştirdik. Sonuçta bunlar gönüllü aktiviteler, bu yüzden katılımın yüksek olması bizim için gerçekten çok değerli. Çevrenizin daha iyi bir hayat yaşaması için çabalayan bir bilinç ve bunu yaşatan kültürü oluşturmak çok önemli. GÜVEN FAKTÖRÜ GELECEĞE UMUTLA BAKAN VE SÜRDÜRÜLEBİLEN BİR BAŞARI HEDEFLEYEN ORGANİZASYONLARIN OMURGASI VE EN ÖNEMLİ YAPI TAŞIDIR. DOLAYISI İLE TEK TARAFLI OLMAMASI YA DA BELLİ BİR GRUBUN TEKELİNDE KALMADAN TÜM ORGANİZASYON TARAFINDAN SAHİPLENİLİP YAŞATILMASI ÇOK ÖNEMLİDİR. BİZİ BİZ YAPAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİMİZ DE GÜVEN İLİŞKİSİ ÜZERİNE İNŞA ETTİĞİMİZ KURUM DEĞERLERİMİZDİR.

4 Temmuz 2017

İlgili Haberler

Yazarlar