Oğul Doğa Gökşin

“Dijitalde sadece reklam yaparak yol alamazsınız”

Şirketlerin dijital ortamda potansiyel müşteri kitlesi ile samimi ve sürekli bir iletişim kurmaları gerektiğini vurgulayan Quick Sigorta Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Dr. İsmail Kızılbay, artık dijitalde sadece reklam vermekle sonuç alınamadığını ifade etti.

İlk poliçesini kesmesinin üzerinden yaklaşık 3 ay geçen Quick Sigorta, sektördeki mevcut şirketlerden daha farklı ve yenilikçi bir model izliyor. Özellikle dijital dünyadaki varlığı konusunda iddialı olan şirket, açtığı blog ile büyük ilgi çekiyor. QBLOG hem ilgi çekici ve güncel içeriğiyle okuyucunun ilgisini çekiyor hem de müşterilerin ürün almadıkları dönemde şirketle bağını koparmamasını sağlıyor. Bunun yanında Quick Sigorta, “Sigorta Sözlüğü” ve “Sert Soru Net Cevap” gibi uygulamalarıyla da sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Şirketin dijital ve sosyal çıkışındaki en etkili isimlerden biri de Quick Sigorta Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Dr. İsmail Kızılbay. Medya kuruluşlarında önemli görevlerde bulunan Kızılbay, Quick Sigorta’nın dijital ve sosyal alanda planlamasını yapıyor. Kızılbay’a Quick Sigorta’nın geldiği noktayı ve gelecekteki çalışmalarını sorduk:

Dijital sigortacılık alanında iddialı söylemlerle yola çıktınız ve yaklaşık 4 aydır faaliyettesiniz. Çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Aslında söylemlerimizi iddialı olarak nitelemek doğru değil. Biz olması gerekeni söyledik. İddialı projelerimiz ise yolda. Genel anlamda başarılıyız. Ancak dijital dünya hedeflerin sabit durduğu bir ortam değil. Yani hedefler sürekli yenileniyor. Biz ilk 3 ay için düşündüğümüz hedeflerin, rakamların çok üstüne ulaştık. Burada sözünü ettiğim konu dijital dünyada yarattığımız içerik, etkileşim ve genel anlamda iletişim. Verilerin büyük bir bölümü topluma açık durumda. Örneğin Facebook verilerine bakarsanız takipçi sayımızla kıyaslandığında etkileşim rakamlarımızın yanına yaklaşabilen başka bir sigorta şirketi yok. 4 ay gibi kısa bir sürede ürettiğimiz 24 video sadece Facebook’ta 400 bin defa izlenmiş. Blog sayfamızda yer alan bazı haberlerin okunma sayısı 8 binin üzerinde. Bunlar bizim yetineceğimiz rakamlar değil ancak bu aşamada yeterli.

Bu rakamlar ve çalışmalar satışlara doğrudan yansıyor mu?

Bildiğiniz gibi bizim tek satış kanalımız online değil. Oldukça güçlü bir acente ağımız var. Satışlarımızın büyük bir bölümü bu kanaldan geliyor. Dijital ortamda yaptığımız çalışmalar sadece bu kanaldan satış sağlamak için değil. Biz orada daha çok marka yatırımı yapıyoruz. Dijital ortamda yaptığımız çalışmaların büyük bir bölümü acente ağımızın satışlarını desteklemek amaçlı. Sonuçta gerek sosyal medyada gerekse blog çalışmalarımızda insanların seveceği, ilgisini çekecek içerikler üretiyoruz.

DİJİTAL ORTAM YENİ BİR MEDYA

Dijital ortam kendi içinde kapalı bir dünya, sadece online satışa yönelik bir medya olarak görmek büyük hata. Dijital dünya ve ağırlıklı olarak bu dünya içerisinde yer alan sosyal medya, insanların büyük bir bölümünün temel medyası olmuş durumda. Özellikle gençlerin büyük bir bölümü gazete satın almıyor, televizyon pek izlemiyor. Kısacası bu ortamı yeni bir medya olarak görmek daha sağlıklı. Burada yaptığınız yatırım ve çalışmalar o ortamın dışında da etkili oluyor, gelecekte daha fazla olacak.

Reklam çalışmalarınızı nasıl yürütüyorsunuz?

Bildiğiniz gibi haziran ayında televizyon kullandık ve “biz geldik” mesajı verdik. Televizyon toplumun belli bir kesimine ulaşmak için halen etkin ve önemli bir mecra. Ancak sürdürülebilir bir tanıtım kanalı değil. Fiyatlar yüksek ve etkili olmak için aynı zamanda prodüksiyon gibi harcamalara girmeniz gerekiyor. Televizyonu belli dönemlerde kullanacağız ama ana mecramız dijital olacak. Burada sosyal medya ve arama motorları üzerinden reklam harcaması yapacağız ancak şunu hemen söylemeliyim, dijital ortamda sadece reklam yaparak yol alamazsınız. Reklam uçucudur. Etkilidir ama uzun vadeli planlarda tek başına yeterli değildir. Bu nedenle biz daha çok içerik pazarlaması diyebileceğimiz yaklaşım üzerinde yürüyoruz. Orada da kendimize has bir planımız ve yaklaşımımız var. Doğru yolda olduğumuzu etkileşimlerden görüyoruz.

2 ADET İÇERİK PLATFORMU

Sigorta sektöründe blog kavramı biraz yanlış anlaşılmış. Bazı örneklere baktığımda şirketlerin sadece kendini ve ürünlerini anlattığını görüyorum. Bu blog değil bu olsa olsa “inhouse advertorial blog” olabilir. Sıkıcı, ilgi çeken bir tarafı olmayan, yazan ve yazanın çevresinin bakacağı şeyler. İnsanlar neden okusun bunları? Bu nedenle biz yoğun şekilde içerik üretmeye devam edeceğiz. Bu yatırım size dijital bir varlık oluşturma yolu açıyor. Farklı başlıklar altında 2 içerik platformumuz olacak. Bunlara gelecek yıl podcast kavramını başka bir noktaya taşıyan bir uygulamayı da ekleyeceğiz. İnsanlara sadece kendinizi anlatarak ulaşamazsınız. Özellikle yılda bir defa alınan ürünleriniz varsa. Potansiyel gördüğünüz kitle ile samimi, onların istekli olduğu, sürekli bir iletişim içinde olmanız lazım. Artık banner ve ekranı ansızın işgal eden dijital reklamlardan bir sonuç alınamadığını bilmeyen yok. Reklam engelleyen yazılımları kullanan kişilerin sayısına baktığınızda bu resmi daha net görebilirsiniz.

Acenteler ile ilgili çalışmalarınız olduğunu söylemiştiniz. Hangi aşamadasınız?

Faaliyete başlamadan, başladıktan sonra sürekli söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Dijital yatırımlarımız ve çalışmalarımız içinde acentelerimiz önemli bir yer tutacak. Yaklaşık 6 aydır çalıştığımız proje şekillendi ve uygulama aşamasına yaklaştık. Bu proje aslında dijital müşteri ile acenteyi bir araya getirmek için yapıldı. Sıradan olmaması için özellikle ilk temas anında farklı bir yaklaşıma ihtiyacımız vardı ve bunu bulduk. İlk ayların yoğunluğu nedeniyle çalışmalar biraz yavaş ilerledi ancak ekim ayı ile birlikte hızlanıyoruz. Ben projenin genel yaklaşımının dünyada bir ilk olacağını düşünüyorum. Benzerlerini gördüm ancak bu şekilde bir bütün olarak karşılaşmadım. Kesin olan şu, acentelerimizin çok hoşuna gidecek.

14 Eylül 2017

İlgili Haberler

Yazarlar