Döviz kurları, düzenleme ve sigorta

Döviz kurlarındaki dalgalanmanın ardından Türk Lirası kullanımına ilişkin birtakım yasal düzenlemelere gidildi. Bu düzenlemelerin bir kısmı sigorta sektörünü de yakından ilgilendiriyor.

Son olarak 13 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda Türkiye’de yerleşik kişilerin dövizle sözleşme düzenlemesine yasak getirildi. Kararın sigortacılığı nasıl etkileyeceği netleşmese de poliçe ve BES sözleşmelerinin bu karar kapsamında olmaması gerektiği yorumu yapıldı. Çünkü sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre hizmet sözleşmesi değil. Ayrıca yapılan değerlendirmelere göre, poliçelerin lira ile yapılmasını zorunlu hale getirmek, uzun süreli yatırım projelerinde eksik sigorta yapılmasından yatırım ürünü olarak sigortanın veya BES’in kullanılmasını ortadan kaldırmaya kadar birçok sonuç doğuracak. 

EY Türkiye Vergi Bölümü Ortağı Levent Atakan, kurdaki artışın ve bu artışa karşı yapılan düzenlemelerin sektöre etkisini anlattı:

“30 Mart 2018’de 1 dolar 3.95 lira ile günü kapatırken bu yazıyı yazdığım anlarda (17 Eylül) 1 dolar 6.23 lira civarındaydı. Bugünkü kuru ortalama kabul edersek doların lira karşısında %57 civarında değerini artırdığı söylenebilir.

Bu yazıda Kambiyo ile vergi mevzuatında ve Türk Ticaret Kanunundaki kur düzenlemelerini kısaca anlatmaya çalışacağız. Bu düzenlemeler ile idarenin, gerek kurum gerekse gerçek kişileri lira kullanmaya nasıl yönlendirdiğini, kur artışından kaynaklanan finansal etkileri nasıl düzeltmeye çalıştığını ve düzenlemelerin sektöre etkilerini dikkate alacağız.

 

1- Aslında ilk düzenleme kurun artışa başlamasından 4 ay önce yapıldı. 25 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2018/11185 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’da değişikliklere gidilerek “Yurt dışından temin edilen krediler” ile “Yurt içinden temin edilen krediler”e ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. Bunun yanı sıra 15 milyon dolardan daha az döviz kredisi bulunan mükellefler için bazı kısıtlamalar getirildi. Kısaca amaç, belirli şartlar haricinde dövizle borçlanmanın önüne geçmekti. 

Sigorta şirketleri yaptıkları iş gereği, dış kaynaklardan borçlanmıyorlar. Bu sebeple düzenlemenin onları çok etkilemediği söylenebilir. Burada bir not olarak şunu belirtmek gerekiyor: Sigorta şirketleri yurt dışı veya içinde döviz kredisi kullanabilecek istisna kurumlar kapsamında sayılmıyor. Bu nedenle ileride yurt dışı veya içinden döviz kredisi kullanmaları gerekirse kullanamayacaklar ve sektöre yönelik özel bir düzenleme yapılması gerekecek.

2- 31 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (3 aylık süre için)

l Lira mevduat hesaplarından elde edilen faizler ile katılım bankaları tarafından hesaplara ödenen kâr payları üzerinden yapılan tevkifat oranları düşürüldü.

l Döviz tevdiat hesaplarında yürütülen faizler ile katılım bankalarınca döviz katılım hesaplarına ödenen kâr payları üzerinden yapılan tevkifat oranları bazı vadeler için yükseltildi.
Bu yolla yatırımcıların döviz yerine lira ile mevduat yapması için vergi avantajı sağlanıyor. Sigorta veya bireysel emeklilik şirketlerinin yüksek miktarda lira mevduat yatırımı yapan şirketler olduğu düşünülürse düzenleme yatırım gelirindeki vergi maliyetini azaltan pozitif bir düzenlemedir.

3- 4 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanan 2018-32/48 sayılı Tebliğ ile ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre;

“- Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.

“Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur.”

Düzenleme, ihracat bedellerinin ülkeye getirilmesine yönelik olarak yapılan bir düzenleme olup, bu sayede daha önce serbestçe tasarruf edilebilen ihracat bedellerinin Türkiye’ye getirilmesi ve liraya döndürülmesi öngörülüyor. Sigorta sektörüne direkt etkisi olmayan ama ihracat yapan reel sektör şirketlerini ciddi anlamda etkileyen bir düzenlemedir.

4- 13 Eylül tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar”da değişiklik yapıldı.

Buna göre 13 Eylül 2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacak.

Bu Karar’la 32 sayılı Karar’a eklenen geçici madde uyarınca, 13 Eylül 2018 tarihinden itibaren 30 gün içinde yukarıda belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk lirası olarak taraflarca yeniden belirlenecek.

Bu, çok yeni ve sigortacılık sektörünü nasıl etkileyeceği henüz netleşmeyen bir düzenlemedir. Operasyon tarafında sigorta şirketlerinin kira ve hizmet alım sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilmektedir. Öte yandan sigorta (poliçe) ve BES (BES sözleşmesi) ise bu kapsamda olmamalı. Sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre hizmet sözleşmesi değildir. Sigorta poliçesinin sadece lira ile yapılmasını zorunlu hale getirmek uzun süreli yatırım projelerinde eksik sigorta yapılmasından yatırım ürünü olarak sigortanın veya BES’in kullanılmasını ortadan kaldırmaya kadar gidebilecek birçok sonuç doğuracak. 

5- 15 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin Tebliğ, kısaca şirketlerin döviz borçları nedeniyle kur değerlemesi sonucu teknik iflasa girmemesi için bir çözüm yaratıyor. Sigorta şirketlerini direkt etkilememekle birlikte sigorta şirketlerinin müşterini olan birçok büyük reel sektör şirketinin elini rahatlatan bir düzenleme olarak görülebilir.”

12 Ekim 2018

İlgili Haberler

Yazarlar