Erhan Dumanlı

Eğitim sistemimizdeki sorunlar (2)

PISA 2015’teki kötü neticelerin sebeplerinden biri de tabii ki öğretmen kalitesi ve kapasitesidir. Bu konuda neredeyiz bir bakalım.
Öğretmen olmak için girilen sınavlarda adayların kendi alanları ile ilgili sorulardaki performansları nasılmış görelim.

 

 

Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi neticeleri bunlar, 50 soru üzerinden ve 2016 yılında yapılan sınav neticeleri. Yüzde 66 üzeri doğru cevap yok ve bence çok önemli konulardaki doğru cevap yüzde 34’ten aşağı. Yavaş yavaş eğitim sistemimizdeki gerçek sorunlara yaklaşıyoruz. En önemli konularda yüzde 30’ları geçemeyenler nasıl iyi talebe yetiştirirler ve kendileri neden böyle zayıf yetiştirilmişler bunu iyi araştırmak lazım.

Bu sonuçlar üzerine, adayların çoğunun mezun olduğu fen edebiyat fakültelerinin programlarına bir bakalım. Bu fakültelerde programlar genellikle yüzde 50 alan bilgisi becerileri, yüzde 30 öğretmenlik meslek bilgisi ve becerileri, yüzde 20 de genel kültür derslerini içeriyor. Devlet okullarında öğretmenlik yapabilmek için sınava girenlerin çoğu eğitim fakültesi veya fen edebiyat fakültesinde okuyup formasyon alanlardan oluşuyor.

Bazı uzmanlar düşük performans için 3 neden gösteriyorlar. Birincisi, 1982’de eğitim enstitüleri dönüştürülerek fakülte haline getirilmişler. Ancak akademik kadroları ve eğitim içerikleri hazır değilmiş. Bu beraberinde niteliksizliği getirmiş. İkincisi, öğretmenler kendi alanlarında ancak meslek yüksekokulları düzeyinde eğitim görebiliyorlar. Üçüncüsü, en son 2007 yılında güncellenen eğitim fakülteleri müfredatının günün koşullarına uyacak bir eğitim içeriğini öğrencilere sunması gerekir.

Açıklanan bu rakamları ürkütücü bulan eğitimciler, bunun en önemli nedeni olarak altyapı eksikliği ve plansız büyümenin altını çiziyorlar. Fakültelerdeki eğitim ortamı, öğretim elemanı niteliğinin yanı sıra, plansız büyüme ve uygulamalı olmayan eğitimin bu sonucu doğurduğunu vurguluyorlar. 2006 yılında 69 olan eğitim fakültesi sayısının bugün 96’ya, 2007’de 63 olan fen-edebiyat fakültesi sayısının ise 117’ye çıktığına dikkat çekiyorlar. Bunun sonucu olarak her yıl 70 bin öğretmen adayı bu fakültelerden mezun olmakta ve iş bulmak için devlet kapısında beklemekte, iş bulanlar da maalesef kaliteli eğitime katkıda bulunamamaktadırlar.

Yeterli donanımla mezun olamayan genç öğretmen adaylarının, öğretmen olduktan sonra eğittikleri talebelerde maalesef PISA testlerinde gereken başarıyı elde edememektedirler.
Gelecek ay ‘nasıl insan yetiştirmeliyiz’e bakacağız. Belki de tüm eğitim programımızı gözden geçirip çağın gereklerine uygun hale getirmeliyiz, tabii ki bunu nasıl yapabiliriz, bakalım.

31 Mart 2017

İlgili Haberler

Yazarlar