Erhan Dumanlı

Eğitim sistemimizdeki sorunlar (5)

GEÇEN ayki yazımda epey değişik istatistikler vermiştim, özetle öğrencilerimiz mutsuzlukta, OECD ülkeleri öğrencileri arasında,son sırada idiler. Sırada, okullarda yaşanan zorbalıklar var ve ülkelere göre oranlara bakalım:

Nihayet bir oranda OECD ülkelerinden daha iyi yerdeyiz. Program kapsamında son yıllarda özellikle lise düzeyinde büyük bir sorun haline gelen zorbalıkla ilgili olarak da 15 yaş düzeyindeki öğrencilerle görüşülmüş. Türkiye’de ‘bir ayda birkaç kez herhangi bir zorbalığa maruz kaldığını’ söyleyen öğrenci oranı yüzde 18.6 olmuş.
Letonya yüzde 30.6 ile en çok zorbalığın yaşandığı ülke olurken, Yeni Zelanda, Çek Cumhuriyeti, Avustralya ve İngiltere’de de bu oran yüzde 20’lerin üzerinde olmuş.
Türkiye’de öğrencilerin yüzde 61.4’ü kendilerini okula ait hissettiklerini belirtmiş. Türkiye bu oranla yüzde 73’lük OECD ortalamasını yakalayamamış. Fransa yüzde 41 ile öğrencilerin kendini okula en az ait hissettiği ülke olurken, İspanya yüzde 87.2 ile ilk sırada yer almış.

***

Ülkemizin önemli derneklerinden biri ‘Türkiye’deki gençliğin fotoğrafını çekmek’ amacıyla yüzyüze anketlerle 16 ilde 18-29 yaş diliminde 1.209 gencin katılımıyla bir rapor hazırlamış, adı ‘Türkiye’deki Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’, bu rapordaki çarpıcı verilere bakalım:
Yaşam memnuniyetlerine bakıldığında kadınların yüzde 10’u erkeklerin yüzde 14’ü ‘hiç memnun değilim’; kadınların ve erkeklerin yüzde 16’sı ‘pek memnun değilim’ yanıtını vermiş.Gelecekten umutlu olduğunu belirten kadınların oranı yüzde 68 iken erkeklerin oranı yüzde 65’te kalmış. Gençler arasında gelecekten en fazla umutlu olanlar yüzde 77 ile öğrenciler olurken, yüzde 50 oranıyla en umutsuz kesim iş arayanlar.
Gençlerin yüzde 32’sinin geliri 600 TL ve altındayken, gelirleri 601-1500 TL olanların oranı yüzde 34, 1.500-2.400 TL geliri olanların oranı ise yüzde 23. 2.400 TL’nin üzerinde geliri olanların oranıysa yüzde 11. Araştırmaya katılanların yüzde 32’si eğitimine devam ediyor.
Eğitime devam edenlerin yüzde 18’i lise, yüzde 17’si 2 yıllık yüksekokul, yüzde 35’i 4 yıllık üniversite, yüzde 8’i yükseklisans / doktora, yüzde 17,8’i açıköğretim kademesinde. Genel olarak yüzde 74 olan memnuniyet oranı, yükseklisans / doktora öğrencilerinde yüzde 88’e, 4 yıllık üniversite öğrencilerinde yüzde 77’e ve lise öğrencilerinde yüzde 76’a yükseliyor. En düşük oranlar ise açık öğretim ve 2 yıllık yüksekokul öğrencilerinde.

***

Devamını gelecek ay yapacağım ama yukarıdaki rakamlara baktığımızda çok çarpıcı neticelere gidebiliyoruz. Denek sayısı 1.209 kişi ve 18-29 yaş aralığı. Bu 1.209 kişiden eğitimine devam eden 389 kişi (1.209×0.32) eğitime devam etmeyen 820 kişi yani tüm deneklerin yüzde 68’i. Maalesef raporda yok ama ben şahsen merak ediyorum, bu 820 kişinin içerisinde tahsilini yarım bırakmış, veya hiç okumamışların yüzdesi nedir? Hepsi okumuş ise okul seviye dağılımları nasıl? Dernekten öğrenmeye çalışacağım bu yüzdeleri.

***

Çok üzülerek şu aşağıdaki oranları veriyorum. Devamlı yazmaya çalıştığım, ülkemizdeki eğitim eksikliğinin çok çarpıcı örnekleri.
Gençlerin yüzde 81’i tiyatroya ya da konsere, yüzde 43’ü ise sinemaya gitmiyor. Kitap satın almayanların oranı yüzde 55, müzik satın almayanların oranı yüzde 66.

29 Haziran 2017

İlgili Haberler

Yazarlar