Erhan Dumanlı

Eğitim sistemimizdeki sorunlar (6)

‘Türkiye’deki Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’ndaki çarpıcı verileri açıklamaya devam ediyorum.

Rapora göre erkeklerin yüzde 13’ü, kadınların ise yüzde 15’i psikolojik destek alması gereken zamanlar olduğunu söylüyor.

Gençlerin yüzde 91’i her gün düzenli kahvaltı ediyor. Her 4 gençten 3’ü haftada en az bir gün gazlı içecek tüketirken, yüzde 64’ü fast food tüketiyor. Her iki gençten biri sigara kullanırken, alkollü içecek tükettiklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 12.

Genel ve yerel seçimlerde oy kullanan gençlerin oranı yüzde 78,2 iken gençlerin aktif siyasette yer alma oranı sadece 3,9. Gönüllü faaliyetlere katılım oranı ise yüzde 5 seviyelerinde.

Erkeklerin yüzde 70’i kadınların ise yüzde 55’i yaşadıkları yerde kendilerini güvende hissediyorlar. Evli erkeklerin yüzde 63’ü, bekar erkeklerin ise yüzde 71’i kendilerini güvende hissediyor.

Kadınlarda ise evli olanların yüzde 50’si kendini güvende hissederken bekar olanlarda bu oran yüzde 55’lere yükseliyor.

***

Yukarıdaki oranlar Türkiye’de erkeklerin, genel olarak, kendilerini güvende hissettiklerini kadınların ise kendilerini pek güvende hissetmediklerini gösteriyor. Bu da yine toplumda kadın-erkek eşitliğinin pek sağlanamadığının bir göstergesi.

Hem evli hem de bekar kadınların neredeyse yüzde 50’si kendini güvende hissetmiyor. Son derece acı ve üzerinde çalışılması gereken çok önemli bir sorun. Evli kadınların eşleri, bekar olanların ise aileleri maalesef bu güveni veremiyorlar.

Manasız ölümler, cinayetler ve tecavüzler bu güvensizliği pekiştiriyorlar. Devletin bu konuda çok ciddi çalışmalar yapması gerekir.

***

Gallup’un 142 ülkede 150 bin kişiyle yaptığı Küresel Duygular Raporu’nun sonuçlarını inceleyelim. Türkiye, Irak ve Yemen ile birlikte en mutsuz 3 ülkeden biri oldu.

Yaşı 15’i geçmiş 150 bin kişiyle yüz yüze ve telefonla görüşülerek gerçekleştirilen araştırmada katılımcılara değişik sorular yöneltilmiş, örneğin ‘dün dinlenebildiniz mi? Size saygılı davranıldı mı? Güldüğünüz, kahkaha attığınız anlar oldu mu?’ şeklinde sorular yöneltilmiş. Sonuçta, İskandinav ve Güney Amerika ülkelerinde yaşayanların en mutlu olduğu ortaya çıkmış. Araştırmada Irak, Yemen, Türkiye ve Ukrayna için ‘çatışma tecrübeli ülkeler’ tanımlaması yapılarak ‘en düşük pozitif ülkeler’ denilmiş.

***

Sigortacı’da yazmaya başladığımdan itibaren, eğitim ile ilgili yapılan araştırma ve istatistiklerin hiçbirinden, ülke olarak, sınıfı geçemedik. Tüm neticeler içimizi karartıyor ve de şu anki durumumuz her geçen gün daha da geriye gittiğimizi göstermektedir.

Psikologlarımız Gallup’un yaptığı araştırmayı şöyle değerlendiriyorlar: Mutluluğun iki boyutta değerlendirilmesi gerekiyormuş bunlar ‘hatırlayan benlik’ ve’ yaşayan benlik’ olarak. Hatırlayan benlik geneli, yaşayan benlik ise son iki günlük mutluluk ölçeğimizi tanımlarmış. Hatırlayan benlik, milli geliri yüksek olan ülkelerin dahil olduğu grupmuş. İskandinav ülkeleri, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda bu gruptaymış. Türkiye yaşayan benlik grubunun içerisinde olmasına rağmen grup sonuncusu. Neden grup sonuncusunun cevabı çok uzun ama yine bir hocanın ağzından çıkan şu önemli yorumu yazıyorum. ‘Türkiye’deki mutsuzluğun önemli nedenlerinden biri de dini inancımızı dünyayı güzelleştirmek için değil, bu dünyada cefa çekip, ahirette mutlu olmak üzerine kurmuş olmamız’.

31 Temmuz 2017

İlgili Haberler

Yazarlar