Faizsiz bireysel emeklilik fonlarında hedef %25

Otomatik Katılım’da faizli/faizsiz BES tercihinin yarı yarıya olduğunu söyleyen Ayhan Sincek, gönüllü bireysel emeklilikteki faizsiz fon payının ise şu anda %6 olduğunu, ancak orta vadede %20-25 düzeyine çıkabileceğini ifade etti.

Bu ay “CEO’lar Konuşuyor” bölümümüze konuk olan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek Türkiye’de tasarruf kültürünün oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Türkiye’nin tasarruf anlayışında pozitif bir yönde katkı sağlamak da bizler için önemli” diyen Sincek, “Düşük olan tasarruf oranlarımızı artırmak ve tasarruf anlayışının yerleşmesini sağlamak için enerjimizin bir kısmını finansal okur yazarlık doğrultusunda kullanıyoruz, başta kendi müşterilerimize olmak üzere tüm milletimize doğru tasarruf etmeyi anlatıp onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Sincek, faizsiz fonların büyüklüğünün gönüllü kısımda şu anda %6’ya geldiğini de belirterek, “Bizim büyüme hızımız konvansiyonel yönteme göre daha fazla. Bu da gösteriyor ki, faizsiz BES ve sigortacılığın gideceği daha çok yol var. Faizsiz fonların büyüklüğü %20-25’ler seviyesine gelebilir.

OKS’nin  ilk kademesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle BES’in çok demokratik ve şeffaf olduğunu söylemeliyim. Devletin istediği, herkes bir kere sisteme girsin, sabredip sistemde kalanın da kendisi için ne kadar kazançlı bir sistem olduğunu görsün. BES yaptıramayan düşük gelirli bir kesim var. Oturduğu yerde işverenin seçtiği BES şirketi ile ‘0’ maliyetle sistemle tanışıyor. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile geniş kitlelere ulaşabiliyoruz. İlk etapta OKS 1.7 milyon kişiye ulaştı. Şu anda sistemin tanınırlığı daha iyi, şimdi girenler daha şanslı.

‘TASARRUF ETMEZSEN GİRDAPTAN ÇIKAMAZSIN’
Finansal sağlıklı yaşam çok önemli. Eğer aile bütçesini çeviremiyorsanız bir girdabın içerisine giriyorsunuz. Mevcut durumda tasarruf yapamıyorsanız girdabın içinden çıkamazsınız. BES bunun için en iyi enstrüman. Bankaya gittiğinizde size 100-200 liraya vadeli hesap açmıyorlar. Ama bizler toplanan küçük küçük paraları tamamen profesyonel fon yönetimi şirketleri ile yönettiriyoruz.  En iyi performansı göstermek için toplanan bütün paralarla çok büyük ihalelere giriyorlar. OKS’de kalanlar orta ve uzun vadede kazanacaklar. Çıkanlar için bir şans daha olacağını düşünüyorum. Ama ilk 1.000 lirayı girdi/çıktı olduğu için alamayacak. Belki önümüzdeki günlerde onunla ilgili af da gelebilir. BES sisteminde inanılmaz cömert teklifler var. %25 çok ciddi bir teşviktir. Hiçbir banka size %25 vermez. Fon işletim ücretleri şu anda en düşük seviyede. OKS’nin ilk üç aylık birikim fonu 100 milyon lirayı aştı. Nisan öncesi sistemde 700 bin kişi vardı. Bunların sistemde kalacağını düşünüyorum. 1 Nisan itibarıyla da kamu ağırlıklı 4 milyon kişi sisteme girdi. Bu etapta kalanlar daha çok olur.

‘MÜŞTERİ SAYIMIZ 300 BİNİ AŞTI’
Şirketinizin ilk kademedeki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz 2014 yılında son kurulan emeklilik şirketi olarak, 130 bine yakın yaklaşık 50 firmayla OKS sözleşmesi imzaladık. Bir anda müşteri sayımız 300 bini aştı. OKS bizim için iyi bir fırsat oldu. Bildiğiniz gibi biz katılım prensipleriyle yani yüzde yüz faizsiz çalışan bir şirketiz. BES kurulduğu zaman faizsiz fonlar yoktu. 2010 yılından itibaren faizsiz fonlar da devreye girdi. 8-9 şirket bunları müşterilerine sunuyor. Ama bizim gibi tamamen faizsiz fonlar sunan 2 şirket var. OKS’ye giren kişilerin yarısı faizsiz fonları tercih etti. İkinci basamakta da bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum. İnanç tarafından bakan, hassasiyeti olan kişiler, paralarını faizsiz fonlara yatırmayı tercih ediyor.

İkinci kademede ilk izlenimleriniz nasıl? Rakamsal beklentileriniz ve bu kademede cayma oranı ne seviyelerde gerçekleşebilir?
İkinci kademede, biliyorsunuz, kamu çalışanları da var ve biz yaklaşık 50-60 grup ile sözleşme imzaladık. Kamu çalışanlarında bazı bakanlıklar serbest bırakıldı. Bazı bakanlıklar ise tüm teşkilatın istedikleri şirketle çalışmasını arzu etti. Biz ikinci kademede çok da agresif bir yol izlemedik. Bizi tercih edenlerle ilerliyoruz. Agresif olan şirketler pazarda yer almak ve/veya payını yükseltmek için fon işletim giderlerini düşürerek pay kapmaya çalışıyorlar.

‘CAYMA ORANI DÜŞER’
Bu kademeden sonra cayma oranının iyileşme göstereceğini düşünüyorum. Biliyorsunuz varlık fonları kuruldu ve önümüzdeki dönemde o fonların çok iyi performans göstereceğini düşünüyorum. Biz de, özel sektörde, İstanbul Borsası’nda yatırım yapacak yer arıyoruz. Fonlarımızı çeşitlendirmemiz lazım. Sistem çok şeffaf, aynı BES’teki gibi kişinin kendi hesabı ve şifresi var. Hesabının bütün hareketlerini sadece kişi kendisi görüyor ve isterse fonlarının işleyişini değiştirebiliyor veya yatırdığı parayı yükseltebiliyor. İşverenin kişinin hesabı üzerinde hiçbir etkisi yok. OKS yüzde yüz güven ve güvence veriyor. Hazine ve SPK’nın yanı sıra artık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da sistemi denetliyor.

OKS gelince kurumsal şirketler zorlandı mı?
Turn over’ı çok olan şirketlerde bu süreç çok zor işliyor. Hizmet sektöründe yılda %30-35 turn over’ı olan şirketler var. Her ay 1000 kişi girip çıkıyor. Her giren için OKS verilerini hazırlamak, sisteme yüklemek ve çıkanları bordro sisteminden düşecek olmak, onlar açısından baktığımızda operasyonel bir yük. Şirketlerde bu işlemleri yapacak az sayıda eleman var ise onların bu konu ile ilgili eleman artışına gitmesi gerekir. İlerleyen süreçlerde sistemlerin entegrasyonuyla otomasyon uygulanabilirse işlerin daha kolay hale gelmesi sağlanabilir.

OKS’de her ay farklı maaş alanların kesintisi nasıl olacak?
Bu konu bizim tespitlerimiz arasında da var. İkinci düzenlemeler geldiği zaman sadece baz maaşından kesintisinin daha basit olacağını düşünüyoruz. İkramiyesinden, temettüsünden, fazla mesaisinden kesinti modeli herkes için çok zor. Sırf bu yüzden OKS’den çıkanlar var. Kurumsal beyaz yakalılarda bu da etkili oldu. Kişinin maaşından kesildi, örneğin şubat-martta bonusu var, bonusundan da %3 alacaksınız! Bu gibi örnekler için yeni düzenlemelerin geleceğini düşünüyorum.

‘ARTIK HIZLI OLMANIZ GEREKİYOR’
Teknolojiye önem veriyor ve bu konuya yatırım yapıyorsunuz…
Yeni bir şirket olarak teknolojinin ve inovasyonun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Artık hızlı olmamız gerekiyor. Özellikle bankasüransta ürün yenileme hızı çok önemli. Bankaya entegre olmak için ciddi bir altyapının olması gerekiyor. Her ürün için başka bir entegrasyon yapmaya kalkarsanız gündemi normalde yoğun olan bir bankanın işini zorlaştırırsınız. Bizim iki bankayla da çok iyi bir altyapımız var. Lisans süresince yaptığımız ve kurduğumuz network ile yeniliğin önünü açmak daha kısa sürüyor.
İnternet sitemiz ile ödül aldık. Bizim için iyi bir motivasyon oldu. BES’te ve hayat sigortalarındaki bütün ürünlerini müşterilerimiz mobil uygulamamıza girip birikimlerini görebiliyor ve işlem yapabiliyorlar. Katkı payını, fonlarını değiştirebiliyorlar.
Geçen sene çok sıkışık bir takvimimiz olmasına rağmen OKS için bütün altyapımızı tamamladık. Müşteri çağrı merkezlerimizi de yılın başından itibaren hazır hale getirmiştik.

Otomatik Katılım Sistemi’nde başka bir beklentiniz var mı?
Çok acele etmeye gerek yok. Öncelikli olarak bu sistem işlesin ve önümüzü görelim. Şu anda tablo çok kötü değil. Burada en çok zorlanan taraf bizler, yani emeklilik şirketleri. Bizlerin de şirketler olarak çok fazla şikayet edecek lüksümüz yok. Sistemin bir maliyeti var. Bu maliyeti karşılayabiliyorsanız pazarda yerinizi alıyorsunuz. Bu işi yaparken başka işleri kaçırabiliyoruz. OKS başladığından beri BES geçen seneye göre daha düşük geçiyor. Yılın ikinci yarısında daha fazla asılmak durumunda kalacağız. Ama ramazan bizim için çok bereketli bir aydır. Üç yıldır özellikle ramazanda katılımcı sayımız ciddi şekilde yükseliyor.

‘FAİZSİZ SİGORTACILIK DAHA DA GELİŞECEK’
Faizsiz sigortacılığın ülkemizdeki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu alanın güçlenmesi için neler yapılabilir?
Faizsiz bankacılık gibi faizsiz sigortacılık da kendine doğal bir büyüme alanı buldu. Katılım Emeklilik olarak sektöre girdiğimiz günden beri izlediğimiz hızlı büyüme seyri ve ortaya çıkan hacim ve rakamlar potansiyelimizin yüksek olduğunu ve faizsiz sigortacılığa ve faizsiz BES’e ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Hatta kurum olarak bu büyüme hızımızı korursak, konvansiyonel rakiplere karşı katılım bankalarının gösterdiği performanstan daha iyi performans göstererek, katılım bankalarının kendi sektöründe ulaştığı pazar paylarına sigorta sektöründe rahatlıkla ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Katılım Emeklilik olarak BES’te, Otomatik Katılım Sistemi dahil, ulaştığımız sözleşme sayısı 266 bin; faizsiz sigortacılık ürünlerimizde ise 163 bin adet sigorta sözleşmesine ulaştık.
OKS’ye dahil olan tüm çalışanların %50’sinin faizsiz fonları tercih etmiş olması ve son dönemde faizsiz sigortacılığın pazar payının artması halkımızda bu alana olan teveccühün bir göstergesi.
Faizsiz bankacılık ülkemizde 30 yılını tamamladı. En kıdemli ortağımız Albaraka’nın 30 yıllık bir geçmişi var. Bankacılık sistemi içinde %5,5 payları var. Ama biz Katılım Emeklilik olarak daha iddialıyız. Hayat sigortacılığından (tekafül) ve BES’in faizsiz tarafından bahsediyorum. BES’te faizsiz fonların büyüklüğü gönüllü kısımda şu anda %6’ya geldi. Bizim büyüme hızımız konvansiyonellere göre daha fazla. Bu da gösteriyor ki faizsiz BES ve sigortacılığın gideceği daha çok yol var. Faizsiz bankacılık yapanların 2023 yılı hedefleri yüzde 15. Bizim onlardan çok daha hızlı büyüyeceğimizi düşünüyorum. Faizsiz fonların büyüklüğü yüzde 20-25’ler seviyesine gelebilir. OKS’de zaten %50-50 gidiyor.

OKS’de oran nasıl %50 – %50 oldu peki?
Çünkü faizli ve faizsiz aynı zamanda başladı. Gönüllü BES’te ise arada 7 sene fark var. Faizsiz sistem 2010 yılında başladı. BES ise 2003 yılında başladı. Dolayısı ile büyüme potansiyeli konvansiyonele göre çok daha iyi. Bizim büyüme rakamlarımız da bunu destekliyor. Biz faizsiz katılım sigortacılığı tekafülde piyasanın lideri konumundayız. Emeklilik tarafında ikinci sıradayız. Bu segmentte piyasanın lideri olma arzusundayız ve bu doğrultuda emin adımlarla ilerliyoruz.

SİNCEK: Sektöre girdiğimiz günden beri izlediğimiz hızlı büyüme, faizsiz sigortacılığa ve bes’e ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

‘KATILIM EMEKLİLİK SAĞLIKTA DA ETKİN OLACAK’
Hayat ve sağlık sigortalarındaki gelişmelerden de bahseder misiniz?
Bildiğiniz gibi biz tekafül uyumlu çalışıyoruz. Bizde sadece bankadan verilen kredilerle satılan ürünler yok, aynı zamanda kritik hastalıklar, ferdi kaza, eğitim sigortası ürünleri mevcut. İki bankamızda da bu ürünleri sunuyoruz. Yine bildiğiniz gibi Hazine BES firmalarına da sağlık branşında çalışma fırsatı verdi. Lisansımızı alıp ürünler hazırlandığında her iki bankamızdaki 650 şubeden sağlık sigortası ürünümüzü satışa sunacağız. Katılım Emeklilik için ciddi bir alan açılıyor. Sağlık ürününde sektöre göre daha başarılı olacağımızı düşünüyorum. Çünkü hayat ve emeklilik şirketlerinin bireysel satışlardaki performansı elementer şirketlere göre çok daha başarılı. BES satmak bile başlı başına bir meziyet gerektiriyor. Bu meziyet sayesinde sağlıkta başarılı olabiliriz. Bu branşın satışında devamlılık çok önemli. Her yıl yenilenebilir ve fiyat garantisi olması lazım. O açıdan bizim etkimizin özellikle tamamlayıcı sağlık ürünlerinde daha iyi olacağını düşünüyorum.

‘TASARRUF ANLAYIŞINA KATKI SAĞLIYORUZ’
BES 5 yıl sonra nerede olur ve Katılım Emeklilik bu zaman diliminde nerede olur? Öngörüleriniz nedir?
Faizsiz BES ve faizsiz sigortacılıkta sektör lideri olma hedefiyle yola çıktık. 5 yılda 500 bin sözleşme hedefimizi ortaya koymuştuk ve bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. BES’le ilgili hedeflerimiz sadece rakamlarla ve büyüklükle ölçülmemeli. 5 yıl sonunda Türkiye’nin tasarruf anlayışında pozitif bir yönde katkı sağlamak da bizler için önemli. Düşük olan tasarruf oranlarımızı artırmak ve tasarruf anlayışının yerleşmesini sağlamak için enerjimizin bir kısmını da finansal okur yazarlık doğrultusunda kullanıyoruz, başta kendi müşterilerimize olmak üzere tüm milletimize doğru tasarruf etmeyi anlatıp onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Meral Öztürk
meralozturk@sigortacigazetesi.com.tr

12 Mayıs 2017

İlgili Haberler

Yazarlar