Gelecekte emeklilik planları nasıl olmalı?

BES şirketlerinin teknolojiyi ve bireysel farklılığı kucaklaması, bireyler ve aileler için daha iyi bir emeklilik getirirken sigorta şirketleri için daha fazla kârlılık sağlayabilir. Bu aynı zamanda, işverenler için daha esnek bir işgücü, hükümetler için de daha sürdürülebilir bir ekonomi anlamına gelebilir.

Ülkemizde emeklilik maaşı üç döneme göre ayrı olarak hesaplanıyor. Bu üç dönemi şöyle sıralabiliriz: 2000’den önceki çalışma dönemi (1.dönem), 2000-30.09.2008 arası çalışma dönemi (2.dönem) ve 1.10.2008 sonrası çalışma dönemi (3.dönem). 1 Ekim 2008 tarihinden sonra, yani üçüncü dönemde sigortalı olarak çalışmaya başlayan kişilerin emeklilik maaşlarının en düşük katsayıyı kullanılarak hesaplanması, Bireysel Emeklilik Sistemi’ni bu kişiler için çok daha önemli hale getirmeye başladı. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Müdürü Damla Şahin, özellikle genç nüfusun ekonomik kaygılardan uzak, rahat ve mutlu bir emeklilik dönemi geçirilebilmesi için nasıl bir emeklilik planının olması gerektiğini anlattı: “Emeklilik, hayattaki en önemli değişim dönemlerinden biridir. Emekli olan kişi öncelikle gelir kaybına uğrar, bunun yanında sosyal rol ve yetkileri de değişir. Çalışma yaşamları boyunca ülkemizin gelişimine büyük katkısı olan emeklilerimizin, emeklilik haklarını en iyi şekilde kullanabilmeleri, sosyal devletin önde gelen görevleri arasındadır. Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı geçtiğimiz yılın ilk yarısında SGK tarafından 238 bin kişiye emekli maaşı bağlandığını açıklamıştı. Bu rakamların içinde malullük maaşı alanlar da yer alıyor. Ancak büyük kısmını bizim emekli maaşı dediğimiz yaşlılık maaşları oluşturuyor. Toplamda SGK’dan gelir ve aylık bağlananların sayısı 12 milyonu geçmiş görünüyor. Bir toplum, senelerce çalışıp ülkeye ekonomik değer katan fertlerine rahat yaşayabilecekleri emekli aylığını vermekle elbette yükümlüdür. Ekonomisi gelişmiş ülkelerde emekliler; emeklilik dönemlerini belki de hayatlarının en keyifli yılları olarak geçiriyorlar, çünkü sosyal güvenlik sisteminden ve kendi özel emekliliklerinden aldıkları maaş toplamıyla dünyayı gezebiliyorlar.

EMEKLİLİKTE REFAHI YÜKSELTMEK İÇİN BES

Kişiler emeklilik dönemlerinde ek bir gelir sağlamak ve refah seviyesini yükseltmek adına Bireysel Emeklilik Sistemi’ni (BES) kullanılıyor. Aşağıdaki tabloda Türkiye’deki Bireysel Emeklilik Sistemi’ne ilişkin katılımcı sayıları, fon tutarları vs. istatistiki bilgiler yer alıyor.

Geçen sene yürürlüğe giren otomatik katılım sistemindeki 4 milyonu aşkın katılımcısı ile birlikte yaklaşık
11 milyon BES katılımcısı bulunuyor. Özellikle genç nüfus, emeklilik için önlerinde uzun bir dönem olduğunu düşünüldüğünde, ilerleyen dönemlerde düzenli gelir elde edilebilmesi, şimdiki yaşam standardının sürdürülebilmesi, ekonomik kaygılardan uzak, rahat ve mutlu bir emeklilik dönemi geçirilebilmesi için BES’te uzun dönem kalınması gerektiğini göz ardı etmemelidir.

PEKİ, DAHA İYİ BİR EMEKLİLİK PLANI NASIL OLMALI? 

Tüm farklılıklarına rağmen, dünyanın farklı yerlerindeki emeklilik sistemleri ortak sorunlarla karşılaşıyor: genç nüfusun vergileri, yaşlı nüfusun emeklilik dönemi için sürekli yatırım sağlayamıyor ve gençler kendi gelecekleri için yeterince tasarruf etmiyorlar.

Farklı ülkelerde farklı derecelerde olsa da, sık görülen üç sorun bulunuyor: 

* Güncel olmayan ve pahalı politikalar: Politika yapıcılar, artan emekli nüfusun ihtiyaçları çalışan nüfusun ödeyebileceği miktar arasındaki dengenin zor olmasından dolayı yıllardır politika değişiklikleri ile önceden verilmiş sözleri geri alıyor. Bu da sisteme olan güveni sarsıyor ve emeklilik için tasarrufun azalmasına neden oluyor.

* Atıl ve verimsiz altyapı: Düşük maliyetli, yenilikçi, küresel olarak yönetilen bir endüstri zamanı yaşanırken emeklilik şirketleri gerçek anlamda dijitalleşme konusunda sıkıntı yaşıyor. En büyük küresel oyuncular bile ölçek ve marka gücü olarak diğer endüstrilerdeki oyunculardan geride kalıyor.

* Devre dışı kalan tüketiciler: Tüketicilerin güven eksikliği ve emeklilik döneminde yaşanan sıkıntılar, bireysel emeklilik maaşlarının yetersiz kalması tüketicileri çaresiz hissettiriyor ve sistemin dışına itiyor. Halen dijital teknoloji, analitik, davranışsal ekonomi ve risk algısını yansıtan çözümler yaygınlaştırılmadığından her seviyede zayıf seçimler yapılmaya devam ediyor.

Emeklilik ile etkileşimi yeniden şekillendirmek, bireyleri mali refahları hakkında daha iyi kararlar alma ve tüm paydaşları güvenle yatırım yapabileceği bir ortam yaratma konusunda güçlendirecek. Teknolojiyi ve bireysel farklılığı kucaklamak, bireyler ve aileler için daha iyi emeklilik, işverenler için daha esnek iş gücü, sigorta şirketleri için daha fazla kârlılık, hükümetler için daha sürdürülebilir bir ekonomiyi kolaylaştırabilir.

Hiçbir şey yapmamak artık bir seçenek değildir, herkes için cesur ve olumlu bir vizyondan yola çıkarak ve zorlu kararlar konusunda tüm paydaşları devreye sokarak finansal refahı sağlamanın bir yolunu bulabiliriz.

Bununla birlikte, tek bir doğru bulunmamaktadır. Dolayısıyla, EY olarak farklı sistemlerin farklı ihtiyaç noktalarına uyarlanabilecek bir vizyon belirledik. Cesur ama aynı zamanda pragmatik ve bugünün politika ihtiyaçlarını ele alıp bugünün gelişen teknolojilerini kullandık. Hükümetlerin, düzenleyicilerin, işverenlerin, emeklilik şirketlerinin bireyler için daha iyi sonuçlar elde etmek amacıyla yeterlilik, sürdürülebilirlik ve adaleti dengelediği bir dünya yaratmak kolay olmayacaktır. Ancak yine de, tüm tarafların geleceğin emekli sisteminden kaynaklanacak değerleri ve fırsatları görmesini umuyoruz.

Bunun için üç kapsayıcı tema olarak gruplanmış, adil, sürdürülebilir ve başarılı bir emeklilik sistemi oluşturacak bir dizi hipotezi aşağıdaki tabloda özetlemeye çalıştık. 

Hipotezlerimiz, daha adil ve daha sürdürülebilir bir emeklilik sistemi için potansiyel bir vizyon çiziyor. Çözümlerden bazıları gelişmekte olan teknoloji ile mümkün görünüyor ve belki de en önemlisi, çözümlerden bazıları bugün emekliliği nasıl sağlarız yönünde radikal kararlara ihtiyaç duyuyor. Bu değişiklikler, ancak birçok paydaş grup birlikte çalıştığı takdirde gerçekleşebilir. Belirlediğimiz vizyondaki ölçekte bir değişim zaman alır, ama bizim inancımız, bir başkasının gerçekleştirmesini beklemenin artık göze alınmayacağıdır. Herkes için sürdürülebilir emeklilik sağlayabilen sistemler kurmak istiyorsak, bunun her paydaşın bugün atabileceği adımları atması ile başlayacağına inanıyoruz. Sürekli bir vizyon için çalışmanın ve diğer paydaşların aynı şeyi yapabilmeleri için teşvik etmenin, dönüştürücü olacağına inancımız sonsuzdur.”

Kaynak: EY Pensions in 2030- building sustainable retirements report

24 Eylül 2018

İlgili Haberler

Yazarlar