Okan Utkueri

Girişim ekosistemi ile entegre olabilen sigortacılar kazanacak

Küresel Insurtech girişimleri Digital Insurance Agenda’da buluşuyor.

Digital Insurance Agenda’nın (DIA) kurucusu Roger Peverelli, geleceğin kazanan sigorta firmalarının, girişim ekosistemi ile entegrasyon sağlayan, insurtech çözümlerinden en optimum şekilde yararlanan ve dijital dönüşüm sürecini başarıyla hayata geçirenler olacağını öngörüyor. Bu amaçla, dünya genelindeki sigorta sektörü paydaşları, ana oyuncular ve insurtech girişimcileri için bir buluşma noktası yaratmayı hedefliyor. DIA bu anlamda, sadece sigorta sektörüne odaklanan ilk ve tek örnek.

Roger Peverelli ile tanışmamız 2012 yılına dayanıyor. “Geleceği Tasarlamak” temasıyla düzenlediğimiz bir etkinliğe konuşmacı olarak katılan Roger, müşteri deneyimi, inovasyon, dijital dönüşüm alanındaki uzman isimlerden.

Son yıllarda özellikle sigorta sektörüne yönelik yazılarını ve çalışmalarını yakından izlediğim Roger, aynı zamanda “Digital Insurance Agenda” ismiyle sektörümüz açısından çok önemli bir oluşuma imza attı.

Sadece sigorta sektörüne odaklanması ve bu alanda dünya genelindeki paydaşları bir araya getirmesi nedeniyle, DIA etkinlikleri çok ses getirmeye başladı.

Bu sebeple, bu yılın ilk sayısında, Roger ile sanal ortamda gerçekleştirdiğim röportajı sizlerle paylaşmak istedim.

DIA isimli bu platformu kurmaktaki amacın ve hedeflerin nelerdi?

Reggy de Feniks ile birlikte kurduğumuz bu oluşumun misyonu, sigorta sektöründeki müşteri odaklı inovasyon iklimini desteklemek.

Bize göre, 2020 yılında sigorta sektörü çok farklı olacak. Teknoloji ve müşteri davranışları inanılmaz bir hızda değişiyor. Sigorta sektörü de buna ayak uydurmak zorunda. Bir taraftan fiyatlandırma, risk analizi, hasar yönetimi gibi kısa vadeli öncelikler var. Öte yandan, akıllı evler, nesnelerin interneti, e-sağlık gibi teknolojik gelişmeler, sigortacılar için gelecekte önemli fırsatlar sunuyor.

Bizce, geleceğin kazanan sigorta firmaları, girişim ekosistemi ile entegrasyon sağlayan, insurtech çözümlerinden optimum şekilde yararlanan, inovasyon ve dönüşüm süreçlerini başarıyla hayata geçirenler olacak.

Bu noktada, dünya genelindeki sigorta sektörü paydaşlarını, ana oyuncuları ve girişimcileri bir araya getirme ihtiyacını hissettik. Sigorta sektöründe inovasyon alanında çalışan uzmanlar, insurtech girişimcileri ve bu alana ilgi duyanlar için bir buluşma noktası oluşturduk.

DIA bu anlamda, sadece sigorta sektörüne odaklanan ilk ve tek örnek.

Bugüne kadarki etkinlikler ve sektörün ilgisinden bahseder misin?

2016 yılında başladığımız bu yolculukta bugüne kadar, Barselona, Amsterdam ve Münih’te 3 etkinlik düzenledik.

2 günlük bu buluşmalarda, farklı alanlardaki uzman konuşmacılar ve seçilen 50 civarı insurtech sahne alıyor. Aynı zamanda, tüm katılımcılar için de bir tanışma, buluşma fırsatı oluşuyor. Son gerçekleşen DIA Münih, 42 ülkeden gelen 1013 katılımcıya ev sahipliği yaptı.

DIA etkinliklerinin hedef kitlesi, sigorta sektöründeki üst düzey yöneticiler, strateji, IT, CRM, inovasyon gibi alanlardaki uzmanlar ve insurtech alanında çalışan girişimciler. Tüm bu paydaşların bir araya geldiği, paylaşım ve bağlantıda olduğu bir topluluk aslında.

Bir sonraki etkinliğimiz, 16-17 Mayıs 2018 tarihlerinde Amsterdam’da. Türkiye’den katılımcı sayısının artması bizi çok memnun edecek.

Küresel insurtech aktivitelerinin geleceğini, özellikle ABD dışındaki ülkelerde, nasıl görüyorsun?

Dijital dönüşüm artık bir ana trend. Insurtech kavramı da olgunlaşıyor. Artık olması gereken, bu çalışmaların belirli bir ölçeğe ulaşması. Niş alanlara odaklanan, ufak, şirin insurtech girişimlerini değil, artık çok büyük ölçeklerde, geniş etki yaratacak bir dönüşüm ve teknolojik inovasyon olgusunu konuşuyoruz. Bu alandaki fikir önderleri, bu değişimin nasıl başarılabileceğini konuşuyor, tartışıyor.

İnovasyonun kaçınılmaz olduğu ve insurtech girişimlerinin bu süreci hızlandırma, kolaylaştırma noktasında sektör oyuncularına yardımcı olacağında herkes hemfikir.

Bu noktada, her iki tarafın bakış açısında önemli bir farklılık gözlemliyoruz. Sigorta şirketleri genelde sadece kendi bulundukları pazarlar özelinde düşünürken, ufak startup girişimcileri dahi, çok daha global ölçekte bakıp, tüm dünyayı kendileri için hedef pazar yeri olarak görüyor. Artık çağımızda farklı ülkelerdeki müşterilere ulaşım çok daha kolay ve ucuz.

DIA veri bankası, global ölçekte 2000 civarı insurtech firmasını kapsıyor. Dolaysıyla, küresel anlamda insurtech aktivitelerini yakından takip ediyoruz. Silikon Vadisi dışında, özellikle Avrupa ve Asya’da çok ciddi bir aktivite mevcut.

Örneğin, Silikon Vadisi’nde 160 insurtech faaliyet gösterirken, bu sayı Münih’te 180. Birçok sigorta ve reasürans firmasının merkezinin bulunduğu Münih, insurtech girişimleri ve inovasyon anlamında bir buluşma noktası konumuna gelmiş durumda.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki insurtech girişimcileri için neler önerirsin?

Bu alanda iki yol var. İlki, mevcut iş yapış şekillerini ve oyuncuları zorlayan, onlarla rekabet edecek yeni bir fikri ortaya koymak. İkinci yol ise, mevcut oyuncuların dönüşümüne destek olacak, onlara yönelik inovatif çözüm ve hizmetleri sağlamak. DIA platformunda gördüğümüz kadarıyla, ikinci alana odaklanan insurtech sayısı çok daha fazla. Bu da gayet doğal. Çünkü mevcut, geleneksel oyuncuları desteğe ihtiyaç duyduğu çok alan var.

Kritik başarı faktörü, mevcut oyuncuların zorlandığı bu alanları ve yaşadıkları problemleri iyi anlayıp, onlara doğru çözümleri sunabilmek.

Bu yolda ilerlemek için, sigorta sektöründe çok iyi bir network ve iletişime ihtiyaç var. Sadece yatırımcı olarak değil, müşteri olarak da sigorta şirketleri önemli bir rol oynuyor. Geliştirilen çözümü ilk kullanan müşteri olma fikrine açık sigorta şirketlerine ulaşabilmek, her insurtech girişimcisi için çok kritik.

Son bir not olarak da, girişimin en başından itibaren mutlaka global ölçekte bakmalarını tavsiye ederim.


okanutkueri@gmail.com

 

2 Ocak 2018

İlgili Haberler

TOBB SAİK’ten gündem araştırması

TOBB SAİK, sektörün 2017 gündemine dair bir araştırma hazırlattı. Başkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erdem Kırkbeşoğlu tarafından hazırlanan araştırmaya göre, dünya sigorta piyasasında 2016 yılında en çok konuşulan konular arasında akıllı ulaşım sistemleri, yaşlı nüfus/emeklilik sorunu, düşük faiz oranları, iklim değişikliği, doğal afetler ve insan kaynaklı riskler ile alternatif risk transfer sistemleri bulunuyordu.

CEO’lar cevaplıyor: Doğal afetler reasürans fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Monte Carlo ve Baden Baden’da gerçekleştirilen reasürans görüşmelerinde ana gündem maddesi yılın ikinci yarısında yaşanan doğal afetlerdi. Sektör yöneticileri, bu afetlerin yol açtığı 100 milyar dolar civarındaki sigortalı hasarın reasürans fiyatlarını artıracağını belirtse de, artışın ne kadar olacağı konusunda farklı görüşler aktardı. GRC Howden Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Vedat Basan, daha sert bir piyasaya geçileceğini belirtti. Mapfre Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Volkan Babür ise “Sel ve dolu olayları reasürans fiyatlarını etkilemez” diye konuştu. Lockton Re Senior Vice President Okan Çağlayan da piyasadaki kapasite fazlasının fiyat artışını dengeleyebileceğini söyledi.

Yazarlar