Okan Utkueri - Ali Erhan Tamer

Girişim ekosisteminde sektörün tüm paydaşları için fırsatlar var

Sigortanın Geleceği köşesinde bu ayın konusu ülkemizdeki girişim ekosistemi, yeni teknolojiler ve kurumsal girişimcilik oldu. Okan Utkueri; girişimcilik açısından yeterli motivasyona sahip acente, broker, eksper gibi sektör paydaşları için girişim ekosisteminde büyük fırsatlar bulunduğunu söylerken, Ali Erhan Tamer sigorta teknolojileri tarafındaki girişimlerin az olmasının, sigorta şirketlerinin girişimler ile işbirliği noktasında yeterince destekleyici olmamasından kaynakladığını ifade etti.

“Sigortanın Geleceği” başlıklı bu sayfalarda yeni nesil teknolojiler, dijitalleşme, inovasyon ve insurtech kavramlarını ele alıyoruz. Nisan 2018 sayısıyla başladığımız ve 1 yılı doldurmak üzere olduğumuz bu süreçte, yeni startup girişimleri, katıldığımız etkinliklerden haberleri, bu alandaki fikir önderleriyle yaptığımız röportajları, teknolojik okuryazarlığa yönelik bilgileri sizlerle paylaştık. 

Bu ay değişiklik yapıp, sayfalarımızı kendimize ayırdık. Birbirimizle yaptığımız keyifli röportaja yer verdik.

AET: İlk soru benden gelsin, girişimcilik ekosistemi ile ilgili ne umdun ne buldun?

OU: Öğrenmeyi umuyordum, çok şey öğreniyorum. O açıdan çok keyifliyim. Insurtech açısından biraz daha somut aksiyon olmasını ve daha fazla çıktı üretilmesini bekliyordum. Orası hâlâ gelişim alanı. Genel resimde de, startup ekosisteminin daha derin ve geniş olduğunu düşünürken, işin içine girdiğimde çok da büyük bir kitleden bahsetmediğimizi gördüm. Belirli sayıda paydaş ile dönen bir sistem olduğunu fark ettim. Dışarıdan içeriye taze girişin sınırlı olduğu bir ekosistem gözlemliyorum. Özellikle etkinlikler tarafında kendini çok tekrar eden, kendine özgü jargonları olan ve dışarıdan gelenlerin ortama uyumunun zor olduğu bir dünya ile karşılaştım. Ama aynı zamanda, işbirliğine çok açık, yenilikleri destekleyen ve büyümeye açık bir ekosistemden bahsediyoruz.

FİZİBİLİTE KONUSUNDA EKSİKLER VAR 

AET: Kurumsal kası çok güçlü bir profesyonel olarak neyi eksik görürsün girişimciler tarafında?

OU: İlk fark ettiğim konu, yolun başında iş planı, fizibilite ile ilgili ciddi eksiklerin olduğu. Ürün var belki çoğunda ama iş modeli nedir, gelir modeli nedir, kaça, kime ve kaç kişiye satılır gibi temel unsurların eksik kaldığını görüyorum. Bunlar mentor desteği ile çözülebilecek konular. İkincisi de ekip problemi. Dar kaynaklar sebebiyle, ekip içerisinde sorumlulukların paylaşımı ve her bir sorumluluk için doğru girişimcilerin pozisyonlandığı girişim sayısı çok az. Girişimcilerden bağımsız olarak da, kuluçka ve hızlandırma programlarının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Peki senin görüşün nedir bu konuda?

AET: Benim gördüğüm şu: Bir kere ortalama girişimci yaşının çok küçük olduğunu düşünüyorum. Uluslararası verilere baktığımızda girişimci yaşı arttıkça girişim başarısının arttığını görüyoruz. Henüz birkaç yıl önce ailesinden harçlık ile dönen bir ekonomiden, bir girişim yaratıp ekonomik sürdürebilir bir model yaratmasını, buna uygun ekip kurmasını ve bunu yönetmesini bekliyoruz. Bence ikinci konu ise ürüne olan saplantı. Girişimcilerin yarattıkları ürüne fazla bağlandığını düşünüyorum. Özellikle müşterinin henüz görmediği ya da fark etmediği sorunlara odaklanan ürünlerin uzun süreli sermaye bağımlılığı sebebiyle yaşamadığını ve fazlasıyla girişimin bu yüzden kapandığını görüyorum. 

AET: Sigorta sektörünün yenilikçilik anlamında geleneksel bir sektör olduğunu düşünüyorum. Sen bu noktada biraz ayrışıyorsun aslında. Seni çizgi dışına iten şey ne? 

OU: Büyük resimde bir genelleme yapıyoruz bu tip konularda. Geleneksel sigorta sektörü içerisinde birçok yenilikçi kadro mevcut aslında. Benim profesyonel geçmişimde birçok kurumsal girişimcilik çabası var. Çok sayıda yenilikçi hizmet ya da üründenemesine imza attığımızı ve bu sürede de çokça şey öğrendiğimizi söylemeliyim. Açık ofis bizim sektörde neredeyse hiç olmayan bir organizasyonken biz ilk imza atan şirkettik bu anlamda. Bunun yanında bir de, insanın kendi bireysel girişim, gelişim, dönüşüm yolculuğu var aslında. 

AET: Peki seni çizgi dışı ya da sektöre fit etmeyen bu özelliklerin sektörde yaygınlaşacak mı yeterince çizgi dışı sigortacıya sahip olacak mıyız?

OU: Şu anda da, bu tip konulara kafa yoran ve girişimciliğe heves eden çok profesyonel var aslında. Tabii burada daha hızlı hareket etmeyi engelleyen konular var. Özellikle maddi kısıtlar. Bugün belirli bir güvenceye sahip olmayan kurumsal hayat çalışanlarının yenilikçi girişim fikirleri ile ekosisteme girmesi kolay değil. Diğer yandan sektörün diğer paydaşlarında büyük potansiyel görüyorum. Acente, broker, eksper gibi paydaşların içerisinde hem girişimcilik hem de finansman açısından yeterli motivasyon ve güce sahip kişilerin sigorta teknolojileri tarafında büyük fırsatlar barındırdığını düşünüyorum. 

SATIŞ YAPILMASI MOTİVASYON KAZANDIRIR 

AET: Ben sigorta teknolojileri tarafındaki girişimlerin azlığında, sigorta şirketlerinin, girişimler ile işbirliği noktasında yeterince destekleyici olmamasının da payı olduğunu düşünüyorum. Bugün bir sigorta girişiminin herhangi bir sigorta şirketine bir şey satabiliyor olması, bırakalım finansman tarafını iş modelinin ispat edilmesi ve yapılabildiğini göstermesi açısından bile motive edici ve ilham verici olacaktır. Başkalarının da  girişimciliğe heves etmesini sağlayacaktır. 

OU: Bu alanda da sektörde umut verici gelişmeler olduğunu söyleyebilirim. Sayısı az olabilir ancak hiç olmadığını söylemek yanlış olur. Temel problem sigorta şirketlerinin kısa vadeli ve günlük problemlerle çok fazla boğuşuyor olması. 

AET: Ben bu kurum içi girişimcilik meselesini çok önemsiyorum. Google çok güzel bir örnek. Google kurum içi girişimcilik bölümü çalışanlarına, bizim sorunlarımızı biliyorsunuz, bunları çözecek girişimler kurun sizi destekleyelim diyor. Bunu niye bir yol haritası olarak gündemlerine almıyor sigorta şirketleri?

OU: Kurum içi girişimcilik tarafında da güzel örnekler var aslında. Örneğin, yakın zamanda bir görüşmemizde, Allianz’ın bu tarz bir kurum içi girişimcilik hikayesini dinledim. Hatta bildiğim kadarıyla 2 tane çok güzel girişim çıkmış. Elbette bu örneklerin sayısını artırmak lazım. Birçok yetkin ve girişimcilik potansiyeli yüksek. profesyonel var aslında. Bunların motive edilmesi ve başarılı girişimcilik hikayesi sayısının artırılması lazım. Bir hareketlilik var ama ivmelenme ihtiyacı olduğu kesin.

YENİ INSURTECH SINIFLARI

AET: Üstelik önümüzde bir fintech gerçeği var. Kurumların içerisinden çıkmış birçok girişimci çok başarılı fintechlere imza atmış durumda. Üstelik milyon dolar yatırımlar almış durumdalar ve birçoğu sigorta sektöründeki önemli oyunculardan daha büyük cirolara ve daha yetkin kadrolara sahip. Bunun insurtech tarafındaki yansıması niye bu kadar düşük?

OU: Globalde de bu böyle. Önce fintech alanı hızla ilerlemiş, şimdi de insurtech girişimler ivme kazanmış durumda. Sigorta tarafında, insurtech konusu karşılaştırma ve satış modelleri ile kısıtlıymış gibi düşünüldü bizde uzun süre. Bunun dışına son bir kaç yıldır çıkıldığını ve farklı insurtech sınıflarının da keşfedildiğini görüyoruz. Bireysel emeklilik alanında “Robo Advisory” konusuna eğilen girişimler var. Oto sigortaları ve telematik alanında girişimler var. Aynı şekilde, hasar tarafına yoğunlaşanlar var. Henüz hareketlilik kazanmasa da, sağlık alanında da önemli bir ihtiyaç var. Globalde bu konuda çok sayıda girişim var. Acentelerin de dijitalleşme konusuna meraklarının olduğunu görüyorum. Bu noktada acenteleri bu oyuna daha fazla sokacak girişimlerin başarılı olabileceğini düşünüyorum. Acente kanalının problemlerini çözecek girişim fırsatlarının olduğunu görüyorum. Sigorta okuryazarlığını artırmak için bile kullanılabilir dijital girişimler.

ESAS TEHLİKE TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ 

AET: Sanırım değer zincirinde sektördeki paydaşların yeri nerede meselesini tartışmak gerekiyor. Bilgi ekonomisine katkı vermeyen tarafların ekonomide yer bulamayacağı bir dönemin kapıları açılıyor. Sen bu açıdan baktığında sigorta sektöründeki tarafların değer zincirindeki yerini nasıl görüyorsun?

OU: Sigortacılık göründüğünden daha kompleks bir yapı. Tüm paydaşların oynadığı önemli bir rol var. Elbette, yaşanan dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm sürecine tüm paydaşların uyum göstermesi gerekiyor. Örneğin, şu anki haliyle acenteyi sistemden çıkarırsak bir şey değişmez gibi görülebilir ama bu eksik ve yanlış bir yorum olur. Ülkemizde sigorta müşterisi acenteden satın almayı tercih ediyor. Bu alanlarda acenteler açısından birçok fırsat olduğunu düşünüyorum. Değer yaratma noktasında yapabilecek bir çok şey var. Sigortacılık yüksek bilgi barındıran bir endüstri, bu sebeple teknoloji girişimleri tarafından çok kolay bir şekilde dönüştürebileceğini düşünmüyorum. Esas tehlikenin büyük teknoloji şirketleri olduğunu düşünüyorum.

AET: Fintech yerine techfin gibi diyorsun. Techsure gibi mi?

OU: Çok güzel bir tanım oldu evet. Google gibi, Amazon gibi büyük platformların. Rakuten örneği var mesela Japonya’da. Ödeme sistemi, seyahat acentesi, e-pazar yeri, sigorta birçok alanı kapsayan bir platform kurmuş durumdalar. Bunu Amazon da yapmaya çalışıyor, Alibaba ve Tesla da. Bambaşka bir oyundan bahsediyoruz. Sigortayı tükettiğin kanal değişiyor ve bence en büyük tehlike bu. Bu tarz platformlar bize bir şey gösteriyor. Sigortacılar artık salt sigortacılık yapmak yerine bu platformların bir parçası nasıl olabiliriz diye kafa yoruyorlar. APİ’lerini açmayan, dışa kapalı ve bilgi ekonomisine bağlanmamış oyuncuların bu yeni oyuna entegre olabilmeleri mümkün değil. 

AET: Son soru. Okan Utkueri bugün sigorta şirketi genel müdürü olsa, gündemindeki 5 madde ne olurdu?

OU:  1. Kısa, orta ve uzun vadeli öncelikler dengesini kurmak
2. Açık fikirli, sorgulayan, düşünen bir insan kaynağına yatırım 
3. Fit, ilham veren, inovatif bir çalışma iklimi oluşturmak
4. Bunların hepsini destekleyecek bir teknolojik altyapı kurmak
5. Tüm bu sistemi dış dünyaya entegre hale getirmek.

Okan Utkueri: Acentelerin de dijitalleşme konusuna meraklarının olduğunu görüyorum. Bu noktada acenteleri bu oyuna daha fazla sokacak girişimlerin başarılı olabileceğini düşünüyorum. Acente kanalının problemlerini çözecek girişim fırsatlarının olduğuna inanıyorum. 

28 Şubat 2019

İlgili Haberler

Yazarlar