Gulf Sigorta’da hedef ‘geleceğin sigortacısı’ olmak

Gulf Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gonca Ulusoy, günümüzdeki değişimlere uyum sağlamak ve sahip oldukları ivmeyi sürdürmek için yatırımlarını da yoğun olarak insan kaynağı ve teknolojiye yaptıklarını belirterek, “Hedefimiz geleceğin sigortacısı olmak” dedi.

Gulf Sigorta Teknik ve Reasüranstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gonca Ulusoy, dünyada ve Türkiye’de sigorta ve reasürans piyasalarını bekleyen değişimler hakkında sorularımızı yanıtladı.

Önümüzdeki dönemde sektörü bekleyen yenilikler ve değişimler ürün bazında nelerdir?

Sektörümüz, gerek lokal ihtiyaçların çeşitlenmesi nedeniyle gerekse global piyasalarda yaşanan gelişmeleri takip edebilmek için sürekli devinim halinde çalışıyor. Başlıca sigorta branşlarında önümüzdeki dönem yaşanacak gelişmelerin bir kısmını özetlemek gerekirse; finansal sigortalar alanında siber riskler ile emniyeti suistimalin harmanlandığı teminatları daha yaygın göreceğiz. Şirketler, yakın dönemde siber risklere karşı diğer sigorta alanlarına ayırdıklarından daha fazla kaynak ayırmaya başlayacaklar. Yöneticiler, şirketlerini temsil etmek amacıyla herhangi bir belgeye imza atmadan önce, yönetici sorumluluk sigortasının varlığını aramaya başlayacak. Tüm dünyada özellikle finansal sigortalar ürünlerinde risk primi ve muafiyetlerin artış trendinde olduğunu göreceğiz. Finansal kurumların sermaye pozisyonlarının değişmesi ve kripto paraların kullanımının artması ile birlikte sigortada finansal çözüm arayışları da değişerek evrilecek. Birçok farklı sektörde uygulanabilecek kefalet türevi ürünler ve mesleki sorumluluk teminatları ile hizmet alımı büyük oranda sigortalanabilecek.

‘SORUMLULUK ÜRÜNLERİNDE KAPSAM GENİŞLEYECEK’

Klasik sorumluluk ürünlerine ek olarak insansız hava ve kara taşıtlarının, drone’ların, yapay zeka ile çalışan araçların dizaynı ve kullanımını kapsayan, mesleki ve ürün sorumluluk gibi teminatların bir arada sunulduğunda ihtiyaca tam cevap verecek kapsamlı sorumluluk sigortalarını yakın gelecekte konuşmaya başlayacağız. 

Teknolojik gelişmelerin öncelikli uygulamaya geçtiği alanların başında ülkemizde sigorta bilincinin en yüksek olduğu ürünlerden birisi olan kasko sigortaları geliyor. Yaşanan ekonomik gelişmeler ile birlikte sigortalıların bütçelerini fazla zorlamayacak ürünlere yöneldiğini gözlemliyoruz. Bu ihtiyacın karşılığı olarak aracıların ve nihai kullanıcının istediği platformdan, istediği içerikteki ürüne erişmesi hatta kendi ürününü ihtiyaçlarına ve ekonomik beklentilerine göre oluşturması kasko tarafında bizi bekleyen önemli yenilikler olacaktır.

‘DOĞAL AFETLERDE HASAR TEKNOLOJİYLE AZALACAK’

Ülkelerin ekonomilerine sekte vuran doğal afetlere baktığımızda ise sel su baskını, dolu yağışı ve fırtına gibi risklerin frekansı ve yarattığı hasar miktarındaki artışın özellikle yangın ve mühendislik sigortalarını etkilediğini görüyoruz. Bu tür riskler sonucu daha az zarar görmek için dijital dünyanın olanakları daha da fazla kullanılmaya başlanacaktır. Bu gelişimde dijital haritalar, matematiksel tahmin modellemeleri, hasar verilerinin işlenmesi, kurumlar arası iletişimin hızlanması gibi teknolojik faktörler başrol oynayacaklar. Örneğin bugün bile meteorolojik olayların gerçek zamanlı verilerinin hızlı paylaşımı sayesinde müşterilerimize dakikalar içinde ulaşıp fırtına veya benzeri tür riskler için uyarı mesajları göndererek önlem almalarını sağlamaktayız. 

Deprem riskinin doğru fiyatlandırmasında da teknolojiyi daha etkin kullanıp yeni deprem tarifesine geçilmesi konusunda çalışmalar yapılıyor ve burada da ciddi değişimler sektörü bekliyor.

Kara taşımacılığında sürücü davranışına göre fiyatlama yapılması, riskin önlenmesi ya da azaltılmasına yönelik oluşturulan izleme yöntemleri hatta hasarın değerlendirmesini sağlayacak teknolojik yatırımlar sigorta şirketlerinin önümüzdeki 5 yıllık planlarının içinde yer alıyor. Öyle ki artık telematik alıcılar ya da makine öğrenmesi sayesinde o anda dünyanın herhangi bir yerinde bulunan rizikomuz için anlık olarak sigortalıya riski önleyici bildirimlerde bulunmak, konuşan arayüzler ile riski azaltıcı yönlendirmeleri yapmak, riskin sanal hasar değerlendirmesi sayesinde hasar süreçlerini daha hızlı sonuçlandırmak mümkün olabilecek.

Reasürans piyasalarının globalde riske yaklaşımında değişimler gözlüyor musunuz?

2018 yılı her ne kadar 2005, 2011 ve 2017 yılları gibi tek büyük bir afetle anılmasa da, bu yılda gerçekleşen frekansı yüksek, orta boyuttaki hasarlar sebebi ile en yüksek hasar miktarına ulaşılan 4. yıl oldu. 

Ancak reasürörler afet hasarları sebebiyle zarar görmelerine rağmen küresel anlamda sermaye bolluğundan dolayı yenileme şartlarını istedikleri seviyeye çekemedi. Finansal getirilerin kısıtlı kalması sonucu global fonların, bir yatırım enstrümanı olarak, reasürans marketine akması hatırı sayılır bir kapasite bolluğu yarattı. Bu nedenle 2019 yenilemelerinde reasürörler trete maliyetlerinde standart bir artış yerine sedan şirketlerin trete performansına ve yapısına bağlı olarak şirkete özel indirim ya da artış yönünde hareket etti. Marjlardaki bu düşüş, büyümenin zorlaşmasına ve şirket birleşmelerinin devamına yol açmaktadır.  

Sektörün önündeki diğer konular nelerdir? 

IFRS 17 sektörü bekleyen önemli gelişmelerden biri. Mevcut finansal tablolar büyük ölçüde değişim gösterecek, sözleşmelerden kaynaklanan zararın hemen kayıt altına alınması, kârın ise zamana yayılı olarak kaydedilmesi hem ürün geliştirme hem de rekabet ortamını büyük ölçüde etkileyecektir. Diğer önemli gelişmeler ise sektör için SDDK’nın faaliyete geçecek olması ve Türk Reasürans Anonim Şirketi’nin kurulacak olmasıdır.

Gulf Sigorta olarak siz gündemin neresindesiniz?

Gulf Sigorta adımlarını geleceğin sigortacısı olarak var olmak amacı ile atıyor. Bunun için alanında yetkin ve aktif ekiplerimize çok güveniyoruz. Başta teknik branşlar olmak üzere şirketin tüm birimleri hem yerel hem de küresel platformlarda gelişmelerin tümünü yakından izliyor. Şirkete ve sektöre katkı sağlamak için yoğun emek veriyoruz. Önümüzdeki heyecan veren gelişmelere uyum sağlamak ve sahip olduğumuz ivmeyi sürdürmek için yatırımlarımızı yoğun olarak İK ve teknolojiye yapıyoruz. Özellikli ürün ve teknolojilerin sektöre kazanımı anlamında sektördeki farklı konumumuzu korumayı sürdüreceğiz.

2 Temmuz 2019

İlgili Haberler

Yazarlar