Kriz dönemi ve sonrasında alınan önlemler sonucu sigorta sektöründe tahsilâtta sorun yaşanmadığını söyleyen SBN Sigorta Tahsilât Müdürü İlhan Çetin Keleş, kredi kartıyla tahsilât yapılan SBN Sigorta’nın bu anlamda sorunsuz bir dönem geçirdiğini belirtti. Son yasal düzenlemelerin şirketlerin fon akışına etkilerini de konuştuğumuz Keleş, alacak yönetimi konusunda da bilgi verdi. Şirketlerin teknik karlılığı hedefleyerek hareket etmeleri gerektiğine değinen Keleş, rekabetin yoğun yaşandığı sigorta sektöründe bunu sağlamanın çok da kolay olmadığını belirtti. ‘KRİZ DÖNEMİNDE TAHSİLÂTTA SORUN YAŞAMADIK’ Kriz döneminde ve sonrasında tahsilâtta sıkıntı yaşanıyor mu? Öngörülerimiz doğrultusunda seyir izleyen ekonomik kriz nedeniyle prim tahsilâtında kayda değer bir sorun yaşamadık. Krizin başlangıcında gerçekleşmesi olası görülen sorunların önceden belirlenmesine bağlı olarak alınan önlemler olumlu sonuçlar verdi. Büyük oranda kredi kartı ile tahsilât sistemini etkin biçimde uygulamamız sonucunda şirket olarak sıkıntı çekmediğimiz gibi üretim kanallarımızı da aynı şekilde yönlendirmemiz onları da rahatlatmış oldu. Sigorta şirketlerinde fon yönetiminden bahseder misiniz? Fon akışı nasıl yönetiliyor? Yönetilen fonların kısa vadeli olması ve hasar ödemelerinin yapısı nedeniyle elementer branşlarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin fon yönetimi, hayat ve emeklilik sigorta şirketlerinin fon yönetiminden birçok bakımdan farklı özellikler göstermektedir. Şirket varlık ve kaynaklarının genel yapısı, özkaynak tutarı, sermaye yeterliliği, yabancı kaynakların pozisyonu, yükümlülükler gibi birçok etken fon yönetimi politikasının nasıl oluşturulacağını belirler. Sigorta şirketlerinin en önemli fon kaynağı prim gelirleri, fonların en önemli kullanım alanı ise hasar tazminatı ödemeleridir. Sigorta poliçeleri karşılığında prim gelirlerinin belirli bir vadede tahsili öngörülmekte ve poliçe süresi içinde oluşabilecek hasarların ödeneceği taahhüt edilmektedir. Nakit akışında sorun yaşanmaması için sürekli güncellenen fon akımı projeksiyonlarından yararlanılmaktadır. Prim tahsilâtlarını önemli ölçüde kredi kartı ile ve otomatik olarak sigortalının banka hesabından yapan sigorta şirketleri fon akımı ile ilgili raporları oluştururken fon kaynaklarının ileriye dönük seyri ile ilgili verileri daha doğru elde edebilmektedirler. Fon kullanım alanları belirlenirken ise belirli oranlarda artırılan cari giderlere önceki dönem verileri baz alınarak belirli dönemler için tahmin edilen hasar tazminatı ödemeleri ilave edilmekte ve buna uygun nakit planlama yapılmaktadır. Nakit planlama yapılırken yükümlülüklerin aksatılmaması için likiditeye önem verilmektedir. Buna bağlı olarak da düşük riskli ihtiyatlı yatırım politikaları izlenmektedir. Sigorta şirketlerinde fon yönetiminin başarısı, hasar yönetim sistemi, pazarlama ve alacak yönetimi politikalarıyla yakından igilidir. ‘SİGORTA ŞİRKETLERİ KARŞILIK AYIRMAK ZORUNDA’ Son yasal düzenlemelerin fon akışına etkilerinden bahseder misiniz? Sigortacılık yasası ve ilgili yönetmelikler gereği sigorta şirketleri, sigorta sözleşmelerinden doğan yükümlülükleri için karşılık ayırmak ve teminat bulundurmak zorundadırlar. Ayrıca sigorta şirketlerinin mevcut yükümlülükleri ve potansiyel riskleri nedeniyle doğabilecek zararlara karşı yeterli miktarda özsermaye bulundurma zorunlulukları vardır. Mevzuat gereği bulundurulması gereken teminatların likit değerlerden oluşturulması zorunluluğu sigorta şirketinin finansal yapısını yakından ilgilendirmektedir. Önümüzdeki yıllarda geliştirilmesi öngörülen mevcut yasal düzenlemelerin oluşturduğu sistem, şirketleri işletme sermayelerini artırmak suretiyle mali bünyelerini güçlü tutmaya ve likidite riskini taşımamaya yöneltmektedir. Bu durum da haliyle fon yönetimi ve nakit akış politikalarının mali disiplin içinde oluşturulması gereğini ortaya koymaktadır. Hazine Müsteşarlığı tarafından sigorta şirketlerinin mali yeterliliğinin belirlenmesine dönük yapılan çalışma ve denetlemelerin bu şirketlerin fnansal açıdan güçlü olması amacına katkı sağlayacağı açıktır. ‘OPTİMUM RİSKLİ FON YÖNETİMİ TERCİH EDİLMELİ’ Mali gelirlerin iyice azaldığı 2010’da artık kamu da eskiye göre düşük faizle borçlanıyor. Şirketler nasıl kârlılık sağlayabilir? Teknik zararların oluştuğu bir ortamda yatırım politikaları ve fon yönetiminin önemi artmaktadır. Sigorta şirketlerinde öncelikli amaç teknik kâr sağlamaktır. Rekabetin yoğun yaşandığı sektörümüzde birçok branşta teknik kâr sağlama olanağının düşük seviyelerde olduğu bilinen bir gerçektir. Faiz oranlarının düşük düzeylerde seyretmesi nedeniyle riski düşük yatırımların getiri oranı düşük seviyede kalmaktadır. Yüksek risk taşıyan yatırımların da yönetim ve likidite riski vardır. Bu nedenle her şirket kendi konumuna, fon yapısına, sermaye yapısına uygun ve kaynak maliyetini düşürecek optimum riski içeren fon yönetimi politikasını tercih etmelidir. Örneğin; likidite riskinin minimize edilmesi amacına uygun finansman politikası, ihtiyatlı düşük riskli fon yönetimini gerektirir. Verimli kârlı üretim projelerinde alacağın finansmanı tercih edilebilir. Sermaye maliyetini düşürmek için ayrıca etkili bir alacak yönetimi politikası oluşturulmalıdır. Prim tahsilâtları öngörülen vadede gerçekleştirilebilmelidir. Yükümlülükleri aksatmayacak ve likidite riskini önleyecek seviyenin üzerindeki fonlar için risk/ getiri oranı yüksek yatırım araçları da tercih edilebilir. | | 
SBN Sigorta Collection and Operation Manager İlhan Çetin Keleş: “Our priority target is to achieve technical profitability
İlhan Çetin Keleş said that significance of the investment policies and fund management increased amid technical losses. “Priority target of the insurance companies is to achieve technical profitability,” he added. |