
Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin mali yapılarını güçlendirmeleri gerektiğini ifade eden Altın “İrrasyonel fiyat rekabeti için önlem alınmazsa sektörü zor günler bekliyor” dedi.
Allianz Mali İşler Direktörü Solmaz Altın, Türkiye’nin sigorta pazarı açısından değerlendirildiğinde gelişmekte olan ve gelecek vaat eden bir pazar olduğunu ifade etti. Ancak 2009 yılından beri Türk sigorta sektörünün global ekonomik kriz ve irrasyonel fiyat rekabeti nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini kaydeden Altın, “Şirketlerin yarısı, 2010’un ilk çeyreğinde bilançolarına zarar yazmaya devam etti. Bu sebeple Türk sigorta sektörünün sorunlarının devam ettiğini ve önlemler alınmazsa sektörümüzü zor günlerin beklediğini söyleyebiliriz” dedi.
‘YASAL DÜZENLEMELERİN ÖNEMİ KABUL EDİLMELİ’
Sektörü zor duruma düşürecek koşulları özetleyen Altın, şunları söyledi: “Ülkemizde sigorta konusunda faaliyet gösteren şirketler, ne yazık ki hâlâ finansal güçlerini doğru şekilde değerlendiremiyor. Şirket ortaklarının sermaye yeterliliği konusuna yeteri kadar önem vermemesi, kurumların finansal sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Oysa sigorta şirketleri finansal ve teknik analizlerini dikkatle değerlendirmeliler. Şirketler sigortacılık faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek istiyorlarsa, teknik kârlılık ve rezervleri incelemeli ve planlamalarını doğru yapmalılar. Rekabetin gelecek dönemde yıkıcı sonuçlar doğurmaması için şirketlerin sağlıklı işleyişlerini sürdürmesinde yasal düzenlemelerin önemi kabul edilmeli.”
Tüm olumsuzluklara rağmen 2010’un sigorta sektörü için toparlanma yılı olabileceğine dikkat çeken Altın, “Sigorta şirketleri irrasyonel fiyat rekabetinden vazgeçip doğru fiyatlandırma konusunda cesur adımlar atarsa ve rekabeti hizmet kalitesi odağına taşırsa kârlılık sorununun önüne geçmek mümkün olacaktır” diye konuştu.
Bir şirketin finansal yapısı sağlam değilse tazminat ödeme süreçlerinde aksaklık yaşanabileceğini, bunun da bir sigorta şirketi için kabul edilemez olduğunu kaydeden Altın, şunları söyledi: “Sigorta şirketleri için müşterilerin tazminatlarını geciktirme veya ödeyememe gibi aksaklıklar söz konusu olmamalıdır. Allianz Türkiye olarak, sermaye yapımızdan aldığımız güçle, bu gibi operasyonel süreçleri hızla çözümlüyoruz. Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımız, sigortalılarımızın da bizi tercih etmesine sebep oluyor. Yapılan araştırmalar da Allianz’ın müşteri sadakati konusundaki liderliğini gözler önüne seriyor.”
KALICILIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Sigorta sektöründe en önemli konunun kalıcılık ve uzun vadede sürdürülebilirlik olduğunu aktaran Altın, şöyle konuştu: “Sigortalılar kalite ve istikrara dayalı sonuçlar veren finansal ürün ve hizmet sağlayıcıları arayışı içindeler, finansal hizmet sağlayıcıları da buna ayak uydurmak durumunda. Özellikle bireysel emeklilik ve hayat sigortası gibi geleceğe yönelik yatırımlarda, sermaye gücüyle kalıcılık sağlayan şirketler tüketicilerin tercihi olacaktır. Dünyanın en büyük, Türkiye’nin de hasar rezerv oranı en güçlü şirketi Allianz olarak global gücümüzü yerel tecrübelerimizle birleştiriyoruz. Finansal yapımızdan aldığımız güçle, uzun vadeli bir yatırım olan sigorta konusunda sigortalılarımıza hatta onların çocuklarına uzun vadede güvenilir çözümler sunuyoruz.”





























