|
Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden Allianz, uluslararası tecrübesini yerel uzmanlığıyla birleştirerek sürdürülebilir büyüme rakamlarını koruyor. Ocak - Ekim 2011 tarih aralığında teknik kârı 34 milyon 184 bin 602 lira, bilanço kârı 24 milyon 283 bin 428 lira olan Allianz, yüzde 8.07’lik pazar payına sahip oldu. Sigorta sektöründeki rakamları değerlendiren Allianz Türkiye CEO’su Alexander Ankel, “Türkiye Avrupa Birliği’nin bir üyesi olmasa da, küresel ekonominin bir parçası olduğu için Avrupa’daki ekonomik kriz Türkiye’yi ve sigorta sektörünü etkiledi, etkilemeye de devam edecek. 2011 zor bir yıldı. Ancak, 2012 çok daha zor olacak” diye bilgi verdi. Türk sigorta sektörünün 2011 yılının ilk 9 ayındaki kâr rakamları hakkında da bilgi veren Ankel, hayat dışı sektörün teknik kârlılığının olmadığını belirtti ve bilanço kârlılığında yatırım gelirlerinin önemine dikkat çekti: “2011 yılı 3. çeyrekte yatırım gelirleri 660 milyon lira oldu. Yatırım gelirlerini hariç tuttuğumuzda hayat dışında sektör 615 milyon lira zararda. Sektörün 3. çeyrekte vergi sonrası kârı ise -25 milyon lira. Sigorta şirketleri üzerinde kârlılık açısından bir baskı var ve 3. çeyrek sonuçlarına bakıldığında daha önce kârlılık açısından ilk sıralarda yer alan şirketlerin artık üst sıralarda olmadığını görüyoruz. Sektördeki şirketlerin teknik kârlılığı artıracak gerekli disiplini göstermesi gerekli.” Allianz Türkiye CEO’su Alexander Ankel, Türkiye gibi sigorta bilincinin düşük olduğu ülkelerde bu bilinci artırmak için resmi makamların katkısının önemli olduğunu belirtti. Resmi kurumların ve fikir liderlerinin sigorta yaptırmanın avantajlarını halka anlatmalarının önemine dikkat çeken Ankel, “Böylelikle toplumda sigorta bilinci de artacaktır. Hem halkın hem de sektörün gözünde, sigortacılık mesleğinin de aynı bankacılık gibi uzmanlık gerektiren bir iş kolu olduğu bilinci yaratılmalıdır. Sigorta, halkın gözünde pozitif bir konuma yerleşirse, poliçe sayısı da aynı oranda artacaktır” dedi.
HAYAT SİGORTASINDA İNOVATİF ÜRÜNLER SUNULMALI Türkiye’de hayat sigortacılığı bilincinin giderek arttığını aktaran Ankel, “Sigorta şirketlerinin sunduğu hizmetler ve banka kanalıyla kredi ile kredi kartlarına bağlı satışa sunulan sigorta ürünleri nedeniyle sektörde sigortalı sayısı gün geçtikçe artıyor. Ayrıca sektörün banka sigortacılığı dışında da risk ürünlerinin satılmasını sağlayacak girişimlerde bulunması, hayat sigortası pazarının daha hızlı şekilde büyümesine katkıda bulunacak. Birikime yönelik hayat sigortalarında ise farklı riskleri de teminat altına alacak rekabetçi yeni nesil ürünlere ihtiyaç duyuluyor. Sektördeki şirketlerin yenilikçi olması, müşteri ihtiyaçlarını en iyi şekilde değerlendirip bu doğrultuda ürünler sunması ile birlikte sektörel alanda da büyük gelişmeler yaşanacaktır. Bu noktada ayırt edici özellik, sigortalıya sunulacak hizmet kalitesi ve ek hizmetler olacaktır” diye bilgi verdi.
KÂRSIZLIK PROBLEMİ 2012’DE DE ÇÖZÜLMEZ Ankel, 2012 yılında sektörün hayat dışındaki teknik kârlılık problemine ilişkin sorunların çözüleceğini düşünmediğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Kârlılığı hedeflemiş şirketler önümüzdeki yılda da kârlılık gösterecektir ancak hayat dışındaki büyük şirketler prim üretimi yoluyla büyüyeceklerdir. 2012 senesi bu anlamda bir geçiş yılı olacaktır. Fiyat rekabeti devam edecektir. Allianz’ın acentelerine çok bağlı bir şirket olduğunu ifade eden Ankel, 2012 yılında Allianz dağıtım kanalları içinde acentelerinin sayısını artıracaklarını söyledi. Allianz’ın Türkiye’de toplam 1.677 acentesi olduğunu belirten Alexander Ankel, 2012 yılı sonunda acente sayısını 1860’a çıkarmayı hedeflediklerini aktardı.
KARŞILIK DÜZENLEMESİNİ OLUMLU BULUYORUZ Sigorta sektörünü 2011’de en çok etkileyen konulardan birinin Hazine’nin karşılık düzenlemeleri olduğuna dikkat çeken Alexander Ankel, “Hazine’nin şirketlerin kârları üzerinde etkili olan karşılıklarla ilgili düzenlemeleri olumlu bir gelişme. Yapılan düzenlemeler, önceleri daha düşük karşılıklarla daha yüksek kârlar elde eden bazı sigorta şirketleri üzerinde baskı yaratıyor. Sektörün daha şeffaf ve güçlü olması çok önemli; güçlü regülatörler, güçlü pazarı oluşturur. 70’in üzerinde ülkede faaliyet gösteren Allianz olarak düzenleyici kurumların bu çerçeveyi oluşturmasını destekliyoruz” dedi.
|
|

|