Hayat dışında kârlılık teknolojiye yatırımla artacak

Küresel hayat dışı sigorta sektöründe kârlılık son birkaç yıldır azalma eğiliminde. Swiss Re’nin son raporuna göre, kârlılıkta iyileşme sağlamak için öncelikle artan hasar maliyetlerine uygun şekilde primlerin artırılması gerekiyor. Uzun vadedeyse, teknoloji yatırımlarıyla kârlılığın artacağı öngörülüyor.

Swiss Re, yayınladığı son Sigma raporunda küresel hayat dışı sigorta sektöründeki kârlılık sorununu inceledi. Buna göre, 2017’de sektörün kârlılığı azaldı ve özkaynak kârlılığı 2016’daki %7 seviyesinden %6’ya geriledi. 2013 ile 2015 arasındaysa özkaynak kârlılığı yıllık ortalama %9 olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıl kârlılıktaki düşüşe üç temel faktör yol açtı:

* Düşük primler: 2012’de prim seviyeleri bir miktar arttıktan sonra, 18 çeyrek dönem boyunca düzenli olarak düştü. 2017 yılında, primler 2012’deki seviyenin %89’una kadar düştü.

* Düşük yatırım gelirleri: Hayat dışı sigortacılar için yatırım gelirleri bir süredir baskı altında. Düşük faiz ortamı sebebiyle ortalama getiriler azaldı. Geçtiğimiz yıl yatırım gelirlerinin kârlılığa katkısı, kriz sonrası dönemde görülen %9-10 civarındaki düşük seviyelerde seyretti.

* ABD’de gerçekleşen doğal afetler: Geçtiğimiz yıl gerçekleşen doğal afetlerin yol açtığı yüksek sigortalı hasar, kârlılığa büyük bir darbe vurdu.

HASAR MALİYETLERİ YÜKSELİYOR

Primlerin son yıllardaki azalma eğilimine ek olarak, özellikle yangın branşında ödenen hasarlarda da artış kaydedildi. ABD’de oto branşında da hasarlar arttı. Buna sebep olarak kaza frekansındaki artış gösterildi. Kanada ve Avustralya’da da oto branşında hasar maliyetleri yükseldi. Bu trend, genel olarak yarı otonom araçların sayıca artması, daha komplike parçalar kullanılması ve artan işçi ücretlerinden kaynaklandı. Oto sigortalarının yanı sıra, sorumluluk branşında da ödenen hasarlarda artış gözlemlendi.

UNDERWRITING SÜREÇLERİ SAĞLIKLI OLMALI

Swiss Re, hayat dışında kârlılığın sağlanması için sağlıklı bir underwriting süreci kurgulanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle yatırım gelirlerinin azaldığı bir ortamda, underwriting süreçlerinin sağlıklı olmasının önemini artırdığını vurguladı. Hasar rasyosu ve gider rasyosu, underwriting sonuçlarını etkileyen en önemli etkenler arasında. Hasar rasyosuna kıyasla, gider rasyosu son 20 yıldır daha istikrarlı bir seviyede seyrediyor. Hasar rasyosuysa ekonomik faktörler, afet hasarları ve hasar trendleri gibi değişkenler sebebiyle sürekli olarak değişiyor.

PRİM ARTIŞLARI YETERLİ DEĞİL

2018’de de primler düşük seviyelerde, ancak bu durum giderek değişiyor. 2017’de gerçekleşen kasırgalardan gelen büyük kayıplar, primlerin doğru bir şekilde yeniden hesaplanması için gereken ortamı sağladı. Buna karşın, 2018 yenilemelerinde küresel afetlerden etkilenmeyen branşlarda fiyat artışları beklenenin altında kaldı. 

Marsh’ın raporuna göre, hayat dışında primler bir önceki yıl %2.3 oranında düştükten sonra, 2018’in ilk çeyreğinde %0.9 oranında arttı. Yangın branşında artan primler, ortalama primin artmasında etkili oldu. Doğal afetlerden etkilenen bölgelerin etkisiyle, yangın branşında primler küresel olarak %2.7 oranında yükseldi.

Birçok pazarda primler artsa da, Swiss Re kârlılıkta iyileşme sağlamak için sektörün daha çok uğraşması gerektiğini belirtiyor. Sektörde sürdürülebilir kârlılık sağlamak için, değişen hasar trendlerinin incelenmesi ve bu trendler doğrultusunda daha da yüksek prim artışlarına gidilmesi gerekiyor.

VERİ VE ANALİTİĞE YATIRIM ÖNEM TAŞIYOR

Ayrıca, sigortacıların teknolojiye yatırım yapması da kârlılığa etki ediyor. Bu yatırımlarla birlikte verimlilik arttığı gibi, hasar maliyetlerinin de düşmesi sağlanıyor. Fakat yine de, teknolojik yatırımların sağladığı faydalar, bu yatırımların maliyeti tarafından gölgeleniyor. Uzun vadede, veri ve analitik için yapılacak yatırımların underwriting süreçlerini iyileştirmesi ve daha komplike işlerin yazılmasına ön ayak olması bekleniyor. Yeni ve değerlendirip fiyat biçilmesi zor risklerin doğru bir şekilde sigortalanması ve sigorta ürünlerinin satın alınabilirliği gibi konularda ilerleme sağlanması için teknoloji çok büyük önem taşıyor.

Günümüzde, dijitale yatırım doğrudan satışın da payını artırıyor, böylece sigorta pastası büyüyor. Sadece doğrudan satış değil, satış sonrası online platformlar üzerinden destek sağlayan hibrit sistemler de giderek yaygınlaşıyor. Online satış sayesinde primlerde şeffaflık da sağlanıyor.

SUİSTİMALE TELEMATİK ÇÖZÜMÜ

Veriye yapılan yatırımlarla müşteri segmentasyonu ve detaylı underwriting analizleri sağlanıyor, bu sayede sigorta şirketleri de gelirlerini artırabiliyor. Telematik gibi teknolojilerle hasar frekansı azaltılıyor. Günümüzde telematik sadece sürüş davranışlarını takip etmekle kalmıyor, tazminat sürecinde hataların azaltılmasından yol kenarı asistans hizmetleri ve çalıntı araç takibi gibi güvenlik uygulamalarına kadar pek çok fayda sağlıyor. Telematik sayesinde kazanın tarihi, merkezi, araçların hızı, yönü ve hatta hava durumu hızlı bir şekilde sigorta şirketine iletiliyor. Örneğin İtalya’da, telematik uygulamalarıyla suistimal riski oldukça azalıyor ve daha doğru bir şekilde ekspertiz yapılması sağlanıyor. İtalya’da oto sigortalarının %20’si telematik uygulamalarıyla birlikte satılıyor. Swiss Re, telematiğin önümüzdeki yıllarda tüm Avrupa’da yaygınlaşmasını bekliyor.

Teknolojinin, özellikle de veri analitiğinin hasar süreçlerini kolaylaştırdığı ve suistimali azalttığı birçok başka alan bulunuyor. Swiss Re, süreçlerin basitleşmesiyle düşen hasar maliyetlerinin uzun vadede kârlılığın iyileşmesinde önemli bir rol oynayabileceğini ve rekabette avantaj kazandırabileceğini ifade ediyor. 

Renk Özcan
renk@sigortacigazetesi.com.tr

30 Ekim 2018

İlgili Haberler

Yazarlar