Mehmet Muratoğlu

Hayat sigortacılığını hatırladığımızda!..

KÂRLILIK oranlarının gittikçe düştüğü bir sigorta pazarının içindeyiz. Maalesef yılın dört eşit çeyreği ve tamamı için elde edilen tabloların sonucunda, yorumların birbirine benzediği bir sigorta işletmeciliğinin tam da ortasında bulunuyoruz. Branş bazında analiz edildiğinde, bazı branşların halen kârlılığında bir kırılganlık olmadığını görmekteyiz.

Aslında, bu kârlılığı sürekli gördüğümüz bir branşın varlığı bizlere az da olsa güvence anlayışında ümitlerimizin devam etmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. BES’in tüm pazara yığın pazarlama stratejisiyle sürülmesine ve desteklenmesine karşın halen unutulmayan, bazen de çoğu sigorta şirketinin can simidi gibi sakladığı bir üründür: Hayat sigortası.

Müşteriye anlatılması kolay, verdiği güvenceyle satıcıya bir saygınlık kazandırır bu sigorta branşı. Yıllarca aracıların tükendiği pazarlık muhabbetlerine asla muhatap olmazsınız hayat sigortalarında. Ben burada hepimizin kolayca ulaşabileceği rakamlarla sizleri boğmak istemiyorum. Benim anlatmaya çalıştığım konu, yıllarca unutturulmaya çalışılan hayat sigortalarının yine de cazibesini koruduğudur.

Çoğu hayat sigortası sözleşmeleri acenteler için net komisyonlar kazandırmaya devam eder. Asla, acente komisyonu üzerinden indirimler yaparak müşterinizi kaybetmemek için zararları üstlenmeyeceğiniz bir sigorta türüdür: Hayat sigortası.

Şiddetli rekabetin ve ekonominin zorlandığı durumlarda hem müşterisine, hem de satıcısına avantaj yaratan bir üründür.

Hayat pazarındaki hareketliliği yakından gözlemleyenlerin, şu sıralar yenilikçi gelişmeler olduğunun farkına varmaları pek de o kadar zor olmasa gerek.

Çoğu BES şirketinin, artık BES’in yanında birikimli sigortalar için de ürün çeşitliliğine yöneldiklerini rahatça söyleyebiliriz. Peki ama, bu kadar güçlü bir tutundurma faaliyeti ve aynı zamanda kamu otoritesinin güçlü desteğiyle, neredeyse zorunlu hale getirilen BES’ i sunan şirketler; 15 seneye yakın süredir satmadıkları bir ürüne neden yönelme ihtiyacı duymaktadırlar. Bunun cevabını hepimiz rahatça verebiliriz ancak, sonuçta ne olursa olsun hayat sigortaları kadar gelişmeye ve yenilenmeye açık bir branşın ürünlerini satmaktan yine de vazgeçemeyiz. Hayat sigortalarının unutulmadan, bunun mücadelesini güçlü bir şekilde veren ve yeni ürünlerle hayat sigortacılığının cazibesinin kaybolmasına müsaade etmeyen birkaç hayat sigortası şirketini buradan kutlamaktan başka bir şey yapamıyorum maalesef. Gönül isterdi ki, bu şirket/şirketlere büyük bir “Hayat sigortaları saygınlık ödülünü” verebilelim.

Bütün bunların yanı sıra, hayat sigortalarının yaygınlaşması için yine de bazı çalışmaları artırmaya çalışmalıyız. Bunlardan birkaçını sıralamak gerekirse;

  • Satışı yaygınlaştırmak için, dağıtım kanallarını yeniden yapılandırmak ve komisyonundan, teşvik programlarına; eğitiminden, uzmanlaşmalarına kadar bir dizi önlemi almaya ve düzenlemeleri şimdiden yapmaya başlamalı.
  • Teknolojik yeniliklerin nimetlerin faydalanmak için beklenilmemeli. Artık, tanıtım için çok büyük bedeller ödemeye gerek yok. Digital pazarlamanın yeteneklerinden faydalanmak için daha ne kadar sabırlı olmak durumundayız.
  • Tam olarak olmasa da, benzeri bir ürün olan BES ürünlerinin gelişimi ve yenilenmesinin zorlandığı bu günlerde, hayat sigortacılığının geliştirdiği ürünler neden bir ışık gibi parlamasın. Bildiğiniz gibi, çok değerli bir sigorta şirketimizin getirdiği “Prim iadeli hayat sigorta ürünü” anlayışında senelerce bu ürünün pazarda konumlanmasına katkıda bulundu. Çok yakından takip ettiğim için de biliyorum ki, çok büyük bir mücadele verdiler ve sonuçta, çoğu emeklilik şirketinin dahi bugün ürün çeşitliliğinde bulundurmasına referans oluşturdular.

Sonuç olarak, hayat sigortacılığında yapılacak yenilikler çok ve alınacak yol uzun. Çünkü hayat’a daha yeni başlamıştık…


MEHMET MURATOĞLU
mehmet@etkinyonetim.com

1 Mart 2018

İlgili Haberler

Yazarlar