“Hekim sorumlulukta havuz çözüm değil”

Zorunlu hekim sorumluluk sigortasında yıllardır aynı tarifenin kullanılması gibi birçok yapısal sorun olduğunu söyleyen TSB Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, hasarın paylaşılmasının bu sorunlara çözüm olmadığını belirtti.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nda trafikteki “havuz” uygulamasına benzer bir yapıya geçilmesini yorumladı. Eroğlu, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortasının, hatalı tıbbi müdahale nedeniyle zarar gören kişi ya da yakınlarının hekime yönelttiği tazminat taleplerine karşı hekimin mali sorumluluğunu güvence altına aldığını hatırlattı.

“UZAYAN YARGI SÜREÇLERİ AYRILAN KARŞILIKLARI ARTIRIYOR”

Hatalı tıbbi müdahale ile komplikasyon arasındaki farkın ayırt edilmesi ile kusur ve sorumluluğun belirlenmesinin konuya ilişkin uzmanlık gerektiren bir durum olduğunu ifade eden Eroğlu, “Bu nedenle hekim aleyhine tazminat talebinde bulunulduğu zaman mahkemeler adli tıp kurumu, yüksek sağlık şurası ya da üniversitelerden alınan bilirkişi raporu çerçevesinde değerlendirmede bulunmaktadır. Öte yandan, hatalı tıbbi müdahale ceza davasına da konu olabilmekte ve uzayan yargı süreci sigorta şirketleri tarafından ayrılan karşılıkların artmasına neden olmaktadır. Sigorta şirketlerinin bilançosunu etkileyen bu durumun sektör tarafından paylaşılması için prim ve hasar paylaşım esasları belirlenmiştir” dedi.

“YILLARDIR AYNI TARİFENİN KULLANILMASI ASIL SORUN”

Yüksek tazminat talepleri ve artan hasar frekansının bu ürüne ilişkin reasürans kapasitesini her geçen gün daralttığına dikkat çeken Eroğlu, “Ülkemizde sorunun temeli aslında hekim sorumluluk uygulaması başladığından beri tarifede bir artış yapılmamış olmasıdır. Mevcut tarife zarar üretmektedir. Özellikle riskli gruplardaki hasar prim oranı %100’lerin üzerinde gerçekleşmektedir. Üstelik geçen dönemde teminat limitleri artmış ancak tarife artmamıştır” diye konuştu.

Uzayan yargı sürecinin sigorta şirketlerinin ayırdığı karşılıkların artmasına neden olurken bir yandan hasar prim oranını yükselttiğini, diğer yandan hak sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesini de geciktirdiğini kaydeden Eroğlu, prim ve hasar paylaşımının sigorta şirketlerinin bilançosu üzerindeki olumsuz etkinin sektörce paylaşılmasına ilişkin esasları belirlediğini, ancak yapısal sorunlara çözüm getirmediğini vurguladı.

“ÇOK BOYUTLU YAPISAL SORUNLAR”

Sorunun çözümünün tek başına tarifenin yükseltilmesi de olmadığından bahseden Eroğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Çok boyutlu yapısal sorunlar söz konusudur. Tüm bu sorunların ayrı ayrı ele alınması gereklidir. Yapısal sorunların çözümü, tazminat hukukunu, ceza hukukunu, aktüeryal dengeyi, adalet sistemindeki temel sorunları ilgilendirmektedir dersek yanlış olmaz.”

Bu amaçla TSB olarak tüm bu disiplinlerden oluşan bir çalışma grubu kurduklarını aktaran Eroğlu, “Grupta ceza hukukunun yanı sıra ticaret ve sigorta hukuku profesörleri de var. Dava sürecinin uzamasına özellikle kusur tespit dosyalarının adli tıpta birikmesinin de neden olduğunu, ceza hukuku bağlamında kasıt veya taksir hususlarının belirlenmesinin süreci uzattığını, ayrıca uzlaşmaya davet noktasında hekimlerin bazı çekinceleri olduğunu görmekteyiz. Tüm bunları çözecek yeni yaklaşımlar oluşturmaya çalışacağız. Bu amaçla Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile temaslar gerçekleştireceğiz” dedi.

Diğer yandan karşılıkların yüksek oluşmasına neden olan bir diğer konu olan manevi tazminatlarda sınırlama talep ettiklerini ifade eden Eroğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu çerçevede özetle Birliğimizce hem tarife yapısı hem de tazminat sürecine ilişkin değerlendirmelere devam edilerek yapısal sorunların giderilmesi suretiyle konuya kalıcı çözüm getirilmeye çalışılmaktadır.”

DİĞER ÜLKELERDEN ÖRNEKLER

Hekimlerin mesleki sorumluluğunun güvence altına alınmasının pek çok ülkede özel düzenlemelerle mümkün olduğunu dile getiren Eroğlu, şu örnekleri paylaştı:

“Avustralya’da poliçe priminin %80’i devlet tarafından ödenmekte ve devlet sigorta şirketlerine hasar fazlası reasürans desteği sağlamaktadır. Hekimin emekli olmasından sonra talep edilen tazminat talepleri ise devlet güvencesi altındadır.

“Kanada’da hekimler, sağlık kurumlarınca finanse edilen ‘Canadian Medical Protection Association’ tarafından teminat altına alınmaktadır.

“Fransa’da devlet hem sigorta primlerine katkı sağlamakta hem de sigorta poliçesinin teminat kapsamı dışında ya da limitinin üzerindeki tazminat talepleri için güvence sağlamaktadır.

“İsveç’te hastaneler tarafından kurulan sigorta şirketi ‘Landstingets Omsesidiga’ tarafından teminat sağlanmaktadır.”

 

11 Ekim 2017

İlgili Haberler

Yazarlar