Sema Tüfekçiler

Hep sonradan

HEP sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan sonradan…
Proaktif davranış biçimi, bilinçli veya bilinçsiz, sonu olumlu veya olumsuz olsun, yeni koşullar oluşturmak ya da mevcut koşulların seyrini değiştirmek için inisiyatif kullanabilmektir. Bu tanıma baktığımızda proaktif kelimesi hakkında, insanların genellikle çok yanlış bir bakış açısına sahip olduğunu açıkça görmekteyiz. Bu yanlış düşünce, proaktifliği sadece, istenmeyen bir sonuç ortaya çıktığında sorumluluğu kabul etmek olarak görmektedir.
Oysa proaktiflik, sadece geçmişte yapılan hatayı sahiplenmek değil, asıl olarak bu hatanın telafisi için bu hatanın oluşturduğu sonuçları olumluya çevirecek önlemler veya kararlar alarak harekete geçip istenmeyen sonucu olumluya çevirmektir.
Yani kısacası proaktif olan insan; kendi dışında gelişen olayları dikkatle süzen, duygusal ve ruhsal zekâsını hassas bir uyumla kullanan, olumlu düşünen, teşvik eden, çözüm odaklı ve çalışkan insandır. Her seçenek için risk analizi yapan, kendisiyle ve çevresiyle barışık yaşayan, bilgi ve entelektüel yeteneklerini sağduyusu ile harmanlayan ve üst düzey verimle kullanandır.
Proaktif çalışan, liderlerin ihtiyaç duyduğu, işini kendi işi gibi benimseyen, görev tanımının sınırlarını aşmaya hazır, yaptığı işi daha iyi yapabilmek için değişimi zorlayan ve katma değer üreten kişidir. (Starbucks’a yılda 100 milyon dolar kazandıran “Frappuccino” içeceği Kaliforniya’lı bir dükkan yöneticisi tarafından bulunmuştur.)
Proaktif kişi, her bireyin kendisine bir hedef koyacak ve bu hedef doğrultusunda çaba gösterecek zekâya, cesarete ve güce sahip olduğuna inanır.
Kendi gelişiminden kendisini sorumlu tutar. Onlara göre hayatı belirleyen dış etkenler değil, kişinin seçimleridir.
Proaktif kişi gerçeklerle yüzleşmeye hazırdır. Olumsuz durumlarda hatayı kendinde arar ve başkalarını ya da koşulları suçlamaktan kaçınır.
Problemin nedeni ister kendisi ister başkaları olsun, o problemin çözümüne odaklanır.
Olumsuz sonuçlar karşısında geçmişe odaklanarak kendini suçlamaz, olumlu sonuçlar karşısında da başarının tümünü kendinden bilmez.
Proaktif kişi değerlerinin farkındadır ve eylemlerini bu doğrultuda kendisi seçer ve belirler.
Proaktif kişinin vizyonu vardır. Belirli hedeflere ulaşmak için uğraşmak hayatı anlamlı kılar. Sürekli gelişmeye inanır ve bu yönde uğraşır. İnisiyatif almaya eğilimlidir.
Proaktif yaklaşıma sahip olan insanlar olaylar olmadan önce
bilgi toplar, düşünür, analiz eder, karar verir, planlar, hazırlanır ve harekete geçer. Kendisiyle barışık, öz güveni yerindedir.
Olaylara realist yaklaşır. Korku ve endişelerini `gerçeklik filtresi’nden geçirir.
Kontrolü elden bırakmaz. Her ne pahasına olursa olsun, denemek ve öğrenmek taraftarıdır.
Ve bu şekilde karaktere sahip olan insanlar bazı avantajlara da otomatik olarak sahip olurlar:

  1. Farklı durumlara karşı hazırlıklı olurlar. Bir aksilikle karşılaşıldığında ikinci bir planları mevcuttur.
  2. Zaman ve para tasarrufu sağlarlar. Her şey önceden planlandığı için boşa zaman geçirmezler.
  3. Problemler ortaya çıkmadan çözerler. Böylece problemlerden doğan anlaşmazlıklar ve kavgalar minimum seviyeye inmiş olur.
  4. Değişiklik için neye ihtiyacın olduğunu önceden bilirler. Özellikle iş dünyasında hızla değişen teknoloji ve ortaya çıkan yenilikler rekabeti üst seviyeye çıkarır. Proaktif bir girişimci zayıf yönlerini önceden bileceğinden yeniliklerle çok rahat rekabet edebilir.
  5. Beyin rahatlığı sağlar. Ne zaman ne yapacağını bilmek, ne yapacağını düşünmekten çok daha iyidir.
    Görüldüğü gibi proaktif olmanın temelinde düşünmek ve planlı hareket etmek yatar. Yani dikkat etmek, olasılıkları görmek, karar vermek, tedbirli olmak ve sorumluluk almak söz konusudur. Bu bilinçli ve sistemli süreç sonunda sağlam temellere dayalı olarak seçimlerini yapan kişi, belirsizlikleri ve stresi en aza indirmiş olur. Proaktif kişiler, iradelerini kullandıklarının ve sorumluluk aldıklarının farkındadır, işte bu yüzden maksimum düzeyde doğru karar vermeye çalışırlar ve çoğunlukla da başarılı olurlar.

29 Mart 2019

İlgili Haberler

Yazarlar