İklim değişikliği sigortanın önemini ortaya koyuyor

Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, iklim değişikliği sebebiyle afetlerden korunma ve kayıpları azaltmaya yönelik sigorta uygulamalarının son yıllarda giderek artan bir önem kazandığını ifade etti.

Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, sigorta sektörünü de yakından ilgilendiren doğal afetlere ve iklim değişikliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Swiss Re’nin 2017 yılında meydana gelen felaketleri incelediği son Sigma raporundan örnek veren Pamukçu, “Buna göre, 2017 yılında dünya çapında 301 adet farklı afet gerçekleşmiştir. Bunların 183’ü doğal afet, 118’i ise insan kaynaklı felaketlerdir. Gerçekleşen felaketlerin, 2017’deki toplam afet hasarı, küresel gelirin %44’üne denk gelmektedir. Küresel ekonomik afet hasarlarının 2018 yılı sonuçları henüz açıklanmamakla birlikte, 2017 yılındaki hasar tutarı 337 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu tutar, 2016 yılındaki 180 milyar dolarlık hasarın nerede ise iki katına yaklaşmakta ve mevcut risklerin her geçen gün daha da arttığını göstermektedir” dedi.

Son yıllarda ve özellikle 2017 yılı içerisinde iklim değişikliğine bağlı olarak oluşan sel, fırtına, dolu, hortum, kuraklık ve verim düşüklüğü gibi risklerde de ciddi artışlar görüldüğüne dikkat çeken Pamukçu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu risklerdeki artış hem diğer ülkelerde, hem de ülkemizde gözlenmekte olup, görünen en önemli risk faktörü ise depremlerdir.”

‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ ARTACAK’

Türkiye’de ise %98’lik bir bölümü kapsayan deprem riskinden sonra gelen ikinci risk grubunun sel olduğunu aktaran Pamukçu, “Türkiye’de dere yataklarında oluşan yoğun yapılaşma sebebiyle altyapı yetersizliğinden kaynaklanan taşkınların yaşanması bu risk grubu için ciddi tehlikeler oluşturmaktadır. Gelecek dönemlere baktığımızda, özellikle iklim değişikliğinin ve yaşanan küresel ısınma olgusunun ister istemez ülkemizi daha fazla etkileyeceğini tahmin etmek çok da zor değildir. Özellikle önümüzdeki dönemlerde iklim değişiklikleri ve hava koşullarına bağlı riskler artış gösterdikçe, mevcut risklere bağlı hasarların da artacağı kaçınılmaz bir gerçektir. İklim değişiklikleri Türkiye’de, diğer ülkelerde olduğu kadar şiddetli hissedilmese de, 2017 yılındaki dolu yağışlarıyla birlikte kendini yavaş yavaş göstermeye başlamıştır” diye konuştu.

‘RİSKLERE KARŞI ÖNEM ALINMALI’

Bu nedenlerden dolayı, afetlerden korunma ve kayıpları azaltmaya yönelik sigorta uygulamalarının son yıllarda giderek artan bir önem kazandığının altını çizen Pamukçu, “Unutmamamız gereken en önemli kıstaslardan biri, her türlü afetin sigorta kapsamına girebildiğidir. Sigorta şirketleri ve aracı kurumlar risklerin yerinde belirlenmesi, azaltılması ve bu risklere karşı önlem alınması konularında büyük sorumluluklar taşımaktadırlar” dedi. Pamukçu, Türkiye’nin kış yağışlarında azalmalar, sıcaklıklardaki artışlar, son dönemde artan kuraklıklar, sel ve taşkınlar sebebiyle ciddi anlamda risk altında olan bir ülke olduğunu dile getirdi.

Bunu destekleyecek şekilde, son dönemki raporlardan elde edilen verilere göre, Türkiye’nin 21. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa ve Orta Asya bölgesinde ekstrem iklim olaylarına en çok maruz kalacak olan 3. ülke olacağından bahseden Pamukçu, “İklim değişikliği nedeniyle katastrofik riskler ülkemizde ve dünyada en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünmektedir. İklim değişikliği sebebiyle oluşan ve afet riski taşıyan olaylar varlıklarımızın teminatı için sigortanın önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir” dedi.

‘DOĞRU TEMİNATLARI SEÇMEK ÖNEM TAŞIYOR’

“Sigorta poliçelerinde doğru ve gerekli teminatlar bulunduğu takdirde, tüm risklere karşı kendimizi güvence altına almış ve gerçekleşecek hasarları en az zararla atlatmış oluruz” diyen Pamukçu, sigorta bilincinin özellikle bu noktada oldukça önemli olduğunu vurguladı. Pamukçu, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yangın poliçeleri ile doğru teminatları seçerek kendimizi risklerden uzak tutmamız dışında, ilgili poliçelerde bulunan asistans hizmetlerinden de rahatça faydalanabiliyoruz. Biz de, sigortalılarımızın katastrofik risklerini güvence altına alırken, aynı zamanda konut poliçelerimizle birlikte çilingir hizmeti, kombi bakımı, halı yıkama hizmeti gibi birçok asistans hizmet yelpazesini de aynı anda sigortalılarımıza sunmaktayız. Bu hizmetleri poliçe kapsamında ücretsiz olarak alabilen sigortalılarımız, poliçelerini yaptırdıktan hemen sonra herhangi bir bekleme süresi olmadan tüm bu hizmetlerden faydalanabilmektedirler.”

26 Aralık 2018

İlgili Haberler

Yazarlar