İlk 10’da yepyeni bir Halk Sigorta

Prim üretiminde Türkiye’nin en büyük ilk 10 sigorta şirketi arasına girmeyi başaran Halk Sigorta’nın Genel Müdürü Bülent Karan, özellikle yangın branşında ilk 9’a girmelerinin şirketin gücünü sektöre ve iş ortaklarına gösterdiğini ifade etti.

2016 ve 2017 yıllarında hızlı bir çıkış yapan Halk Sigorta, pek çok branşta üretimini artırmaya ve sektöre güvence vermeye devam ediyor. 2017 yılını Türk sigorta sektöründe en çok prim üreten ilk 10 şirket arasında tamamlayan Halk Sigorta, sadece trafikte değil, yangın ve diğer branşlarda yaptığı üretimle de dikkat çekiyor. Sigortacı Gazetesi olarak, Halk Sigorta Genel Müdürü Bülent Karan ile şirketin son dönemdeki performansını ve gelecek hedeflerini konuştuk.

 

Son 2 yılda Halk Sigorta’nın hızlı bir şekilde büyüdüğünü görüyoruz. Bu büyümeyi nasıl sağladınız?

Halk Sigorta olarak son 2 yılda %95 civarında büyüdük. 730 milyon lira seviyesinden yaklaşık 1.5 milyar lira seviyesine geldik. Bunu anlatmak bize keyif veriyor. Bu büyüme nasıl oldu? Aslında, çalışarak oldu. Beraber çalıştığımız arkadaşlarımız ve dışarıdan gelenler ile beraber iyi bir takım oluşturduk. O ekip içerisinde doğru noktalara ve ekiple nereye gidebileceğimize odaklandık. Dağıtım kanallarımızı hangi branşlara yöneltmemiz gerektiğini ve hangi pazarlarda daha rekabetçi olabileceğimizi belirledik. Bu birinci aşamaydı. İkinci aşama ise şirketin genel yapısı ve taşıdığı misyon gereğince olması gereken yerlere ulaşmasıdır.

 

Büyürken hangi branşlara ve kanallara yoğunlaştınız?

Biz ilk önce, Halkbank’ın bağlı ortağı ve Halkbank’ı dağıtım kanalı olarak kullanabilecek bir sigorta şirketi olarak, doğrudan bankanın temel portföyüne odaklanmayı hedefledik. Temel portföy KOBİ segmentiydi. KOBİ segmenti bizi çeşitli branşlarda hızlı büyümeye yönlendirdi. Büyümenin birinci aşaması yangın ve doğal afetler branşıydı. Bu branşta hızlı bir şekilde büyümeye başladık. Özellikle 2016’da bunu çok net gösterdik. 2017’de büyümemiz devam etti. Aslına bakarsak, 2018 yılında da yangın branşındaki büyüme devam ediyor. Halkbank kanalıyla yangın branşında büyümemiz, diğer dağıtım kanallarının da bizi fark etmesini sağlıyor. Şirketin farklı bir imajı vardı sektörde. Bu imajı kırmamız, şirketin aslında başka yerlerde çok daha rekabetçi ve başarılı olduğunu göstermemizi sağladı. Çok yoğun bir oto portföyümüz vardı. Trafik branşında aktif olan ve bu branşta çok yoğun çalışan bir şirket olarak görülüyorduk ancak arka planda farklı çalışmalarız bulunuyordu. Bizim temel anlamda sağladığımız başarı budur. Şirketimizin imajını değiştirdik. Daha da doğrusu, şirketin gerçek gücünü iş ortaklarımıza gösterme fırsatı sağladık.

Çok önemli projelerde yer aldık. Türkiye’nin en büyük altyapı projelerine girebildiğimizi, bu tarafta yer alabildiğimizi gösterdik. Diğer tarafta, başta enerji olmak üzere turizm ve enerji sektöründe yüksek marka bilinirliğini sağladığımızı söyleyebilirim. Bugün, ülkede hemen hemen tüm enerji üretim tesislerinde, gerek termik gerek hidroelektrik olsun, tamamında çok geniş bir müşteri portföyüne sahibiz.

Aslında bizim enerji tarafında büyümemiz 2010 yılından başlar. Bu yılda şirketimiz enerji üretim tarafında ilk poliçesini yapmıştı. O dönemde de o ilk poliçeyi hazırlama sürecimizi keyifle hatırlarız. Ciddi bir rekabet görmüştük. Geceler boyu uğraşıp, son saniyeye kadar çalışmıştık. 2018’e geldiğimizde ise çok önemli bir portföyü elimizde tuttuğumuzu görüyoruz. Enerji santralleri konusunda iyi bir noktaya geldik. Bu konuya odaklanmaya da devam edeceğiz.

Diğer tarafta turizm sektörü var. Bugün, elimizde sadece Akdeniz ve Ege bölgesinin yabancı turistlere yönelik otelleri değil, şehir otelleri tarafında büyük bir portföy bulunduruyoruz. Bu da bizim rekabetçi olduğumuz ve büyümeye devam edeceğimiz dallardan bir tanesi.

Üretimin her tarafında varız. KOBİ bankası olunca ve her sektöre destek verince doğal olarak, her sektörle bir araya gelme ve iş yapma fırsatı buluyoruz. Biz sektör bazında iş seçmiyor, müşteri bazında ve riskleri değerlendirerek iş yapıyoruz. O nedenle her sektörde olduğumuzu söylüyoruz. Tabii ki, rizikoyu değerlendirerek iş yapıyoruz.

 

Prim üretiminde ilk 10 şirket arasında yer almayı başardınız. Şimdi hedefinizde ne var?

Biz 2016 yılında kendimize 1 milyar lira prim üretimi hedefi koyduk. Bu şirket tarihi için bir ilkti. Bu hedefi gerçekleştirdik. 2016 zor bir yıldı. Türkiye çok farklı krizler geçirdi, bir kalkışma yaşandı. Trafik sigortalarıyla ilgili Hazine’nin uyarıları başladı. Bu dönemi hep beraber yaşıyorduk ancak bu sürede şirketi 1 milyar lira prim üretimine taşımayı başardık. 2017 yılında 1’i 10 yaptık ve bu sefer yılın ikinci çeyreğinde ilk 10’u hedefledik. 60. yılımıza ilk 10 içinde girmekle gerçekleştirdiğimiz başarıdan ötürü mutluyuz, gururluyuz. Sene sonunda 10’uncu sırada bitirmek bizim için çok keyifliydi. Bu güne kadar ilk 10’u sıralamada bir çizgi olarak görürdük. Şimdi biliyoruz ki bu çizginin üstünde durmak çok güzel. Ancak zor olan buraya çıkmak değil, burada kalmak! Çünkü sektörümüz çok rekabetçi. Biz de planlarımızı buna göre yapıyoruz. Eskiden üretim yapmak daha kolaydı, şimdi ince eleyip sık dokumamız gerekiyor. Her hafta oturup üretim tablolarımızı inceliyoruz.

 

Dağıtım kanallarında stratejiniz nedir?

Şirketimizin toplam üretim yapısına baktığımız zaman; biz sektörden çok farklı bir yerde durmuyoruz. Şirketimiz, acentelerden uzak duran, banka kanalında yürüyen bir şirket olarak düşünülüyor ancak biz sektör ortalamasına çok yakın bir acente üretim oranına sahibiz. Acente üretimi dağıtım kanalı olarak sektörün üretiminin %65’ini gerçekleştiriyor. Bizim şirketimizde de bu rakam %65. Evet, biz bankayı daha yoğun kullanıyoruz. Toplam üretim içinde banka kaynaklı üretimin payı %25 ve ağırlıklı olarak banka üzerinden gidiyoruz. Gitmekten de memnunuz. Bankamızın önemli bir özelliği var. Türkiye’nin en büyük KOBİ bankası. En büyük 5 bankanın arasında yer alıyor. Bankayla beraber çalışmak da haliyle daha etkin oluyor. Eskiden bankanın üretim içindeki payı olarak konuşurduk, şimdi bankanın toplam üretimine bakıyoruz. Banka kaynaklı sigorta üretimi içerisinde iyi bir pozisyonda olduğumuzu düşünüyoruz. Banka kaynaklı üretimde 2017 yılını 6’ncı sırada bitirdik. Branş tarafından baktığımızda da KOBİ bankası olmanın sonuçlarını görüyoruz. Yangın tarafında 4’üncü sıradayız. Alt kırılımlara bakınca daha da yukarılara gidiyoruz. Hedeflediğimiz müşteri segmenti ile geldiğimiz noktanın paralel olduğunu görüyoruz.

 

Sektörün büyümekte zorlandığı bir yılda gelen başarının kaynağı ne oldu?

Bizim açımızdan en önemli değişiklik şu oldu: Biz burada iyi bir ekip oluşturduk. Zaten şirketin geçmişten gelen iyi bir ekibi vardı, bu ekibi zenginleştirdik. Sektörde tecrübeye sahip farklı arkadaşlarımız ekibe katıldı. Ekibin içinde de hoş bir sinerji oluştu. Sinerji zaten otomatik olarak arkasından başarıyı getiriyor. Sektörün prim büyüklüğüne göre en düşük kadrosuyla çalışan şirketlerden bir tanesiyiz. Bu nokta içerisinde çalışan başına düşen ortalama prim rakamlarımızı oldukça iyi bir noktaya getirdik. Aynı zamanda doğru yere odaklandığınız, doğru kanalı seçtiğiniz ve ortak akılda doğru işleri yapma gayretine girdiğiniz anda başarı geliyor. Bizim için 2017’nin en önemli konusu buydu. 2018 yılında da benzer bir şekilde devam etmeyi düşünüyoruz.

 

Verimlilik dediniz, bunun için bir yatırım yapıyor musunuz?

Dijitalleşmeye önem veriyoruz. Ancak, dışa yönelik, doğrudan müşteriye dokunan dijital satış gibi konular değil, biraz daha içe yönelik bir dijitalleşme stratejisi izliyoruz. 4 yıl kadar önce başlayan bir raporlama programı sürecimiz vardı. Bu süreçte çok iyi bir noktaya geldik. Rapor işin esası. Ne yaptığınızı bilmezseniz, ne yapacağınıza karar veremezsiniz. Düştüğünüzü bilmezseniz, kalkmanız gerektiğini de bilemezsiniz. İşlerimizi raporlama ve kendi yaptığımız işlerin raporlarının sonucu doğru okumak konusunda çok önemli adımlar attık. Yine şirketimizin temel programını da zenginleştirmeye devam ediyoruz. Destekleyici program ve destekleyici yazılımlarla farklı sonuçlar elde ederek, kendimize doğru bir yol bulmak için çalışıyoruz.

 

Son olarak; acentelere vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Halk Sigorta denince bir banka şirketi, sadece bankadan üretim yapan bir yapı düşünülüyor. Biz ısrarla aynı şeyi söylüyoruz. Bizim ana hissedarımız Halkbank’ın çatısı altında olmaktan hem gurur hem de güven duyduğumuz bir yapı bu. Elbette banka bizim için çok önemli bir dağıtım kanalı. Bu konuda bir şüphe yok. Bankamız ile daha ileri nasıl gidebiliriz diye düşünmeye devam ediyoruz. Ancak, burada bir piyasa gerçeği var. Türk sigorta sektörünün prim üretiminin %65’i özel acenteler tarafından üretiliyor. Buraya brokerleri de kattığınız zaman, oran %75’e çıkıyor. Acente ve broker kanalını bir kenara koymanız mümkün değil. Bu noktada bizler de, acentelerle beraber yolumuza devam edeceğiz. Evet, biz az sayıda acenteyle devam ediyoruz. Acente sayımızı 1000’lerin üzerine çıkarmak gibi bir hedefimiz yok. Biz dokunabildiğimiz acentelere çalışmaya gayret ediyoruz. İsmini bilmediğimiz, beraber oturup çay içemediğimiz acentelerle çalışmaktan verimli sonuç elde edemiyoruz. Uzun vadeli ilişkide iki taraf için de fayda oluşmuyor. Biz, oturup samimi bir muhabbete girebildiğimiz acentelerle çalışıyoruz.

 

ACENTENİN YANINDAYIZ

Acentelerle ilişkimiz hep böyle mi devam edecek?

Elbette, acente sayısını artıracağız. Biz, hem Halkbank’la hem de acentelerimizle 81 vilayetin tamamında varız. Bugün pek çok şirket, kendi özel sebepleri ile bazı bölgelerde olmamayı tercih edebiliyor. Bizim böyle bir politikamız yok. Biz Türk bayrağının dalgalandığı her yerde hizmet veririz. Vermeye de devam edeceğiz. Tabii ki, belli kriterlerimiz, risk politikalarımız olacaktır ama en zor günlerde, en sıkıntılı anlarda acentelerimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bundan sonra acente sayımız artar. Yine de çok agresif bir şekilde artış düşünmüyoruz. Acentelik başvuruları geliyor. Yılın ilk çeyreği de bitti ve yeni acenteler kurmaya başladık.

Diğer taraftan acentelerimizle daha çok bir araya gelmek için organizasyonlar yapıyoruz. Her acentemizle bir şekilde buluşmamız, bir araya gelmemiz gerekir. Bu buluşmalarımızda yüzlerce kilometre uzaklıktan gelen acentelerimiz oldu ama herkes son derece keyifle geldi. Bundan çok mutluyuz. Birkaç toplantı daha yaparak, yılın ilk yarısındaki lokal ziyaretlerimize devam edeceğiz.

Bizim İstanbul dışında da Bölge Müdürlüklerimiz bulunmakta ve şirketimiz de her zaman acentelerimizin yanında. Ben pazarlama kökenli olduğum için sahada olmayı çok severim. Askerlikte bir deyim vardır: “Postalın basmadığı yer, fethedilmiş sayılmaz.”Biz de mutlaka ayağımızı basıp, bir çayımızı içeceğiz. Acentelerimizin yanındayız, onları asla bırakmayız.

 

‘TEMELİMİZDE İYİ NİYET VAR’

Orta ve uzun dönemde Halk Sigorta’yı nerede görüyorsunuz?

Orta dönemde Halk Sigorta’yı çok daha yukarıda görüyorum. Elbette hedeflerimiz var. İlk 10’a girdik ama bu şirket daha yukarıya gelmeye layık bir şirket. Bunun için de ekibimizle, sermaye yapımızla, insan kaynağımızla, teknolojik altyapımızla yeterli gücümüz var. İddiamızdan hiçbir şey kaybetmedik. Asla bir çekincemiz yok. Biz bu şirkete inanıyoruz. Bir gerçek var ki: Biz 60 yıllık bir şirketiz. 1958 yılında çok sayıda esnaf bir araya gelmiş. Bu hikaye benim için çok önemli. Son zamanlarda pek gelemeseler de yaşı 80’in üstünde olan ilk kurucularımız genel kurul toplantılarımıza gelirdi. 1958 yılında esnaf bir araya gelerek kendi kazançlarından, birikimlerini koyarak Birlik Sigorta Kooperatifini kurmuş. O dönem Halkbank girişimin bir parçası olmuş. Temelimizde, o esnafın alın teri, birikimi ve iyi niyetleri, halis duyguları var. İşte Halk Sigorta bunu temsil ediyor. Bugün halen hissedarımız olan bu insanların o günlerdeki ruhunu yaşattığımıza inanıyoruz. Ve bu bilinçle devam diyoruz… O zaman Birlik Sigorta’ydı şimdi Halk Sigorta, ama temellerdeki o iyi niyet, o duygu bizlerde aynen devam ediyor. Bu nedenle daha iyi yerlere geleceğimize inancımız sonsuz.

 

‘BÜTÜN BRANŞLARDA BÜYÜDÜK’

Bizim için 10’uncu olmak önemli ama, 10’uncu sıraya nasıl geldiğimiz daha da önemli. Trafik branşının olumlu, olumsuz yansımalarına rağmen biz bu noktaya bütün branşlardaki hedeflerimizi tutturarak geldik. Toplam üretimde 10’uncu sıradayız ama yangın branşında 9’uncu sıradayız. Trafik branşında 6’ncı sırada olsak da, yangın branşındaki sıralamamız şirketin vizyonu açısından çok önemli bir gösterge. 2017’de ilk 10’a doğru giderken tek branş değil, bütün branşlar üzerinden gittik. Elbette, odaklandığımız ana branş yangın ama, kaza ve sağlık tarafında hedeflerimizi tutturarak gittik. Bunu yaparken tüm dağıtım kanallarımızı kullandık. Kaza ve sağlık branşlarında ciddi anlamda büyüme hedefimiz var.

15 Mayıs 2018

İlgili Haberler

Yazarlar