Eşber Erülgen

İstanbul’un halleri

HÜRRİYET yazarı Uğur Vardan, Mimarlık Tarihçisi ve İstanbul Şehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Uğur Tanyeli ile yaptığı söyleşide güncel meseleler, alçak mimarlık tartışması, Türkiye’deki arsaya yönelik spekülatif basınç gibi konuları gündeme getirdi. Atatürk Kültür Merkezi inşaatı hakkındaki dikkatimi çeken görüşler ise şöyle: “1930’lardan başlayıp 1960’ların sonuna kadar uzanan bir süreçte yapıldı. Dünyaca ünlü Auguste Perret’ten başlayarak, Hayati Tabanlıoğlu’na kadar pek çok mimarın emeği geçti. O yapılana kadar o boyutta ve kapsamda önemli bir gösteri binamız yoktu. AKM bu bağlamda çok önemliydi. Bunun yerine daha iyisini yaparız diyerek yıkmak, geçerli bir gerekçe olamaz. Biz bunun daha iyisini yapıyoruz derseniz, yeryüzünde hiçbir bina korunamaz. Zaten bu çağdaki olanaklarla tabii ki daha büyüğünü daha iyisini yaparsınız. Bundan kolay ne var ki? Süleymaniye’nin dört katı büyüklüğünde bir cami yapmak iş değil ki. Betonarmeyi kullanmak suretiyle yaparsınız elbet ama, Süleymaniye’yi 16. yüzyılda öyle yapmak marifetti, bugün değil. Onu korumak önemlidir. Süleymaniye’yi korumak ne kadar önemli ise AKM’yi de korumak önemlidir. Yıkarak yazık ettiğimizi söyleyebilirim.Yerine yapacağımız bina dünya şaheseri olsa bile o yıkımı haklı gösteremez, çünkü yerine bir daha konamayacak bir şeyi kaybettik.” Pek iyi bu yıkım kararları alınırken, bu beyanatın sahibi ve emsali otoritelerin fikir ve önerilerine başvurmak gerekmedi mi? Geçmiş olsun, 10 Ocak 2019 günü AKM’nin 20 ayda tamamlanacağı müjdesi ile temeli atıldı… Aynı günlerde İstanbul Şişli’de Harbiye ve Teşvikiye’nin de dahil olduğu 6 mahalle ‘tarihi ve kentsel sit alanı’ ilan edildi. İstanbul 2 no.lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, bölgenin tarihi dokusunun ve mimarinin korunması gerektiğine kanaat getirdi. 23 Kasım 2018 tarihli kararda “Bu alanda mevcut imar planlarıyla işlem yapılamaz” denildi. Binlerce yapıyı kapsayan kararın etkisiyle kentsel dönüşüm projeleri durdu, yıkılan binalarda yeni inşaat yapmanın zorlaştığı söyleniyor. Oysa son 10 yıl içerisinde özellikle Nişantaşı’nda yenilenmemiş çok az bina kaldı zaten. Oralarda faaliyet gösteren müteahhit firmalar o yüzden son zamanlarda Levent’te faaliyet gösteriyor. Bir yanda yukarıda AKM’nin yıkılmasına feryat eden zatın beyanatı, diğer yanda eski yapı apartmanların sit alanı ilan edilerek koruma altına alınması ne kadar birbirine zıt değil mi? Koruma Harbiye’ye kadar gelmiş Taksim’e uzanamamış!..
***
İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı ihalesi 3 Mayıs 2013, 1. temel atılması 7 Haziran 2014, 2. temel atılması veya inşaat başlama 1 Mayıs 2015 ön açılışı 29 Ekim 2018 olarak söylenebilir. Öncesi sonrası dolu dolu 5 yıl. Çeşitli seviyede toplam 30.000 kişinin çalıştığı bu sürede kaç kişinin çeşitli sebeplerle hayatını kaybettiği kesin olarak tespit edilememiştir. Rivayet muhteliftir. Nerede olduğu sorusuna net bir cevap alınamıyor. Hava taşımacılığının otoritesi, Hürriyet Gazetesinin KOKPİT adlı sayfasının yazarı Uğur Cebeci’nin aşağıya özetlediğim yazısı şöyle: “İstanbul Havalimanı’nda yaşayacak 150 binden fazla çalışan için çevrede yeni konut projeleri üretiliyor. THY, 15 bin konutluk bir proje için Emlak GYO ile bir anlaşma imzaladı. THY mümkünse bir mimari yarışma açarak konutları yaptırmalı. Farklı, THY nin misyonuna yakışır yapılar olmalı. Çünkü büyük ihtimalle aynı maliyetlere çok zevkli ve kentin dokusunda farklılıklar yaratan konutlar inşa edilebilir. İnşaata ne zaman başlanacağı, konutların teslim tarihi henüz belli değil. İstanbul Havalimanı’na taşınma ile birlikte çalışanların bölgedeki konut istekleri giderek artacak.” Ne kadar iyi niyetle yazılmış, İstanbul Havalimanı’na taşınılıyor, 150 bin kişi çalışacak, bunlar için konut projeleri üretiliyor. Demek ki sonuca ulaşmak için Havalimanı inşaatı 5 yıl sürdüğüne kıyasla minimum 3 yıl süre gerekiyor demektir. Misyonuna uygun personel konutlarını inşa etmek için THY gibi medarı iftiharımız bir kuruluşun vizyonuna uygun olarak, en az 3 yıl önce harekete geçmesi gerekmez miydi?..

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
İstanbul iki kıtada toprağı olan tek metropoldür.

28 Şubat 2019

İlgili Haberler

Yazarlar