Eşber Erülgen

İstanbul’un tarihi anıtları (3)

Kuleli Askeri Lisesi Binası, Sultan 2. Mahmud döneminde süvari birlikleri kışlası olarak inşa edilmiştir. 1843 yıllarında Sultan Abdülmecit devrinde yeniden inşa edilirken iki tarafına kuleler ilave edilmesiyle Kuleli Kışlası adını almış, 1871’de de tadilata uğrayarak bugünkü halini almış ve 1925 yılında KULELİ ASKERİ LİSESİ olarak faaliyete geçmiştir. 1940 yılında 2. Dünya Savaşı nedeniyle Anadolu’ya nakledilmiş ve bina hastane olarak kullanılmış, 1947’de eski yerine dönmüştür.

180 dönüm araziye sahip bina İstanbul Boğazı’nın en görkemli noktasındadır. Binanın müze yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsisi söz konusu ise de Milli Savunma Bakanlığı konuyu bina ve bahçesi olarak ayrı ayrı mütalâa etmektedir. Buna göre bu çok görkemli yer halen ihtilaf konusudur.

Selimiye Kışlası’nda da müze tesis edileceği dikkate alınırsa, bu konumdaki yerlerin daha başka işlerde kullanılması uygun olur kanaatindeyim. Bekliyoruz…

ZİRAAT BANKASI KARAKÖY BİNASI başlıklı yazımla ilgili bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum.

Eylül ayı içerisinde bir gün, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nden beni arayarak, yazımdan dolayı duyulan memnuniyeti belirttiler. Tarihi binanın yapılacak tadilatla hüviyetinin korunarak hem banka hem de toplantı, sergi ve galeri gibi sosyal etkinliklere hizmet verebilecek bir tesis haline getirileceği hususunda bilgi verdiler.

Bu nazik arayıştan cesaret alarak, “tarihi binaya ek olarak yapılmış olan bölümün bu tadilâttan ayrı tutulmasının doğru olacağı” fikrimi belirttim.

“Yapılan proje ile ek binanın görünüş olarak tamamen değişik bir hale geleceğini ve tarihi dokuyu bozmayacağını” belirttiler.

Bu olay, Sigortacı Gazetesi’nin sigorta sektörü dışında da geniş bir çevrede takip edildiği ve bizlerin de o oranda okunduğumuzu gösterdiği için çok mutlu oldum.

 

BİR ALINTI  Ağustos 2017 sayımızdaki yazımda, ünlülerimizin günlük sokak kıyafeti olarak kullandığı giysi ve aksesuarların astronomik (bana göre) fiyatlarıyla ilgili takıntımı dile getirmiştim.

Aşağıdaki yazıyı, konuyu kendine has üslûbu ve usta kalemi ile dile getiren Ertuğrul Özkök’ün 5 Ekim 2017 tarihli Hürriyet gazetesinin 21. sayfasındaki köşesinden aynen kopyaladım.

Aynı konuyu paylaşmış olmamın gururu ile.

“Selim, Cambridge Düşesi kaç liralık elbise giyiyor biliyor musun?

KELEBEK Yayın Yönetmeni Selim Akçin’e soruyorum bu soruyu…

Çünkü her hafta sokakta fotoğrafını çektirdiği bazı Türk ünlülerinin üzerlerindeki elbiselerin markalarını ve fiyatlarını veriyor.

Maşallah günlük sokak kıyafetlerinin bile hepsi yabancı, ünlü ve çok pahalı.

The Times gazetesi dün, artık bir moda ikonu olan Cambridge Düşesi Kate Middleton’un giydiği bazı elbiselerin fiyatlarını verdi:

2011 yılında Obama ve eşi ile saraydaki buluşmada giydiği elbisenin değeri 175 paundmuş.

Yani 820 lira.

Çocuğuna hamileyken giydiği elbisenin fiyatı 35 paundmuş.

Yani 165 lira.

Doğumdan sonra hastaneden çıkarırken bebeklerinin üzerindeki elbisenin değeri 12 paundmuş.

Yani 56 lira…

Yahu bizim sokağımızda, Türk malı giysilerle gezebilecek kadar gerçek zengin biri yok mu… ”

İstanbul’un tarihi anıtları (2)

Ziraat Bankası Karaköy binası

 


EŞBER ERÜLGEN
esberulgen@ttmail.com

 

 

3 Kasım 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar