Eşber Erülgen

İstanbul’un tarihi anıtları – 4

Haydarpaşa Garı Bağdat Demiryolu hattının başlama istasyonu olarak inşa edilerek, 1908 yılında işletmeye açılmıştır. Otto Ritter ve Helmuth Cuno adında iki Alman mimarın eseri olan bina, o tarihten bu yana İstanbul siluetinin önemli bir parçası olmuştur. Osmanlı’nın Almanya ile müşterek katıldığı Birinci Dünya Savaşı yıllarında, gar deposunda bulunan cephaneliğe yapılan sabotaj sonucu çıkan yangında büyük hasar görmüş ve onarılmıştır. Cumhuriyet’in ilânından itibaren İstanbul’un Anadolu ile irtibatının başlangıç noktası olarak faaliyet gösterdiği gibi, banliyö seferleri ile de İstanbullunun günlük yaşamında önemli bir yere sahip olmuştur.

28 Kasım 2010 tarihinde çatısında çıkan şaibeli bir yangınla hasar görmesi ile faaliyeti durmuş ve ciddi bir restorasyona alınması öngörülmüştür. Çatının aslına uygun olarak yenilenmesi sırasında temel, bodrum kat taşıyıcıları, dış cephe onarımı, garın özelleştirme kapsamına alınarak, ranta açılacağı iddialarını gündeme getirince, gerek belediye gerekse sivil toplum kuruluşlarının olaya müdahalesi sonucu müteaddit proje tesis ve iptalleriyle yılların geçmesine sebep olunmuştur. Sonuçta garın aslına uygun restorasyonu ve kullanımı sonucuna varılarak, işler hızlandırılmıştır. İstanbul’un bu tarihi anıtının da aslı gibi kalacağı ve eski görkemli günlerine döneceğinin sevincini paylaşıyorum.

İNCİ SİNEMASI

Sinemalar Beyoğlu’nda idi çoğunlukla. Harbiye / Nişantaşı / Şişli üçgeninde Pangaltı’da İnci ve Tan sinemaları vardı.  Ta ki, yapılan yeni inşaatların girişlerinde pasaj ve Osmanbey’de Gazi, Kent, Site ve Harbiye’de Konak sinemaları inşa edilene  kadar. Tan, Şehzadebaşı’ndaki sinemalar gibi harcı âlem filmler oynatırdı. İnci ise kalburüstü yerli filmlerin birinci vizyon gösterim sahnesiydi. Televizyonun icadı ve muhtelif kanalların kurulması ile sinema önemini kaybetmeye başladı. Öncelikle Tan Sineması kapandı. Adasındaki dükkânlar ve ardındaki tarihi Pangaltı Hamamı ile birlikte yıkılarak, görkemli bir bina inşa edildi ve Ramada Oteli ortaya çıktı, çok da güzel oldu. Ancak tarihi Hamam muhafaza edilemez mi idi diye hep düşünmüşümdür.

İnci Sineması da bir süre sonra, pasajı ile birlikte kapandı. Ermeni Katolik Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait olan 79 bin metrekare bu arazi üzerine Lotus adı ile otel, rezidans ve alışveriş merkezi projesinin uygulanmasına başlandı.

EŞBER ERÜLGEN: esberulgen@ttmail.com

 

4 Aralık 2017

İlgili Haberler

Yazarlar