Eşber Erülgen

Karışık

 

TV reklamları

Günümüzde en etkin reklâm seçeneği şüphesiz TV’de yayınlanan görsel reklâmlardır. Her iyi şeyin bir bedeli vardır.  Nitekim saniyelik ölçülü tarifeleri çok değişik meblağlarla yapılabilmektedir. Yayın saati, prime time denilen 20.00 / 23.00 arası, reyting ölçüm sonuçlarına göre  sıralanan dizilerin reklâm araları vs. bu ücretin tayininde rol oynayan bir kısım faktörlerdir.

Bu ölçümler ışığında 250.- TL’den başlayıp 7.500.- TL’ye kadar uzanabilmektedir. 30 saniyelik bir reklam bedeli 225.000,- TL’ye ulaşabilmektedir. Tabii bu sadece yayın ücreti, ünlü sanatçıları kullanmanın astronomik ücretleri, video çekimlerinin maliyetleri, mekân kiraları vs. hariçtir.

  • Ünlü bir turizm şirketinin reklâm yüzü bayan plajda reklâm sözcüklerini sıralarken bir bayan eşine çekimi gösteriyor, adam plajda değil,  safariye çıkmış gibi boynunda taşıdığı dürbüne sarılıp 3 metre önündeki olaya bakıyor ve reklâm bitiyor.
  • Genç bir çift bir parkta yürüyüş yapıyor ve ortam çok güzel. Bir süre sonra erkek, “biraz temiz hava alalım” diyor. Kadın “ haydi eve gidelim” diye cevap veriyor. Evlerinde kanepeye oturmuş “klima”ya bakarlarken reklâm sona eriyor.
  • 13/14 yaşlarında 3 çocuk bir masanın başında oturuyor. Çocuklardan biri aksırıyor, tavandan bir portakal düşüyor, ikinci veya üçüncü aksırmada tavandan çocuğu boynuna kadar kaplayan portakal dökülüyor. Bu arada fonda bariton bir erkek sesi, “portakal çok faydalıdır, ziyan etmeyin, yiyin, için” mealinde bir şeyler söylüyor. (bu reklâm “zorunlu reklâm” olarak, bir bakanlık imzası ile yayınlanıyor)

Çok büyük meblağlara mal olan bu örnek reklâmların getirisinin ne olabileceğinin hesabı beni aşar!..

Giyim

Gençlik dönemimizde açık konuşmak gerekirse giyim konusunda çok fakirdik.  Hem cep olarak, hem de sanayi olarak. Ne konfeksiyon vardı, ne tekstil ortamı. Annem rahmetli, kumaş ticareti yapan akrabamızdan indirimli kumaş alırdı. Rahmetli ağabeyimle önceleri Beyoğlu’nda Papken Zakeyan, daha sonraları dostluk kurduğumuz rahmetli Zihni Özler’e takım elbise diktirirdik. “Yabanlık” denirdi. “Gündelikler” ise, fasa fiso.. Neden eskilere daldım ki, gün bugün, bakalım;

Kelebek’in “SOKAK MODASI” NASIL GİYİNİYORLAR NEREDEN ALIYORLAR sayfasından alıntılar.

  • Tişört 35,-TL. Ceket 160,- TL. Pantolon 145,- TL. Buraya kadar normal, gelelim aksesuara, kemer 1.470,- TL.  çanta 3.800,- TL.  ayakkabı 3.150,- TL.

 340,-TL’ye giyinecek, 8.420,- TL. aksesuar kullanacaksın. Sporsa spor, abiye ise abiye? 

  • Aynı fasıldan bir hanımefendi daha. Bluz 650,- TL. Pantolon ? Sandalet 1.875 TL. Çanta 7.000,- TL.
  • Ceket 9.200,- TL. pantolon 1.200,- TL. bot 1.200 TL.

Bluz ve trikonun fiyatı verilmemiş.

Sokak kıyafeti denilince ben çarşıya, sosyete pazarına, AVM’ye giderken giyilenleri anlıyorum. Bu hanımların gece kıyafetlerinin tutarı nedir diye merak ediyorum.

Futbol

*Süper Lig’imizin kapanan 2016/2017 sezonuna, bugüne kadar yeri doldurulamayan, Berlin Panteri TURGAY ŞEREN’in adı verilmişti. Ancak, yıl boyu hiçbir şekilde adının geçtiğine rastlamadım. Acaba bir şekilde değerlendirildi de haberimiz mi olmadı?  Bir etkinliğe vesile olmayacaksa isim vermenin anlamı nedir? Nitekim Süper Lig’de 2017-18 sezonuna ocak ayında vefat eden İLHAN CAVCAV’ın adı verilecekmiş.

  • Hakem hatalarını önleyen “video hakem “ sistemi kurulması için herhangi bir faaliyet olduğuna dair duyum almadık. Ne kadar faydalı olduğuna, Moskova’da düzenlenen Konfederasyonlar Kupası maçlarında şahit olduk. Dünyanın seçme hakemlerinin görev almasına rağmen birçok ofsayt ve gol kararının değiştirildiğini gördük. Dilerim TFF bir an önce konuya sahip çıkar ve bizi ahlar ve vahlar’dan kurtarır.

31 Temmuz 2017

İlgili Haberler

Yazarlar