“Büyümek için dinamik risk kabul kriterlerimiz var”

Gulf Sigorta Yangın, Mühendislik ve Nakliyat Sigortaları Teknik Direktörü Anıl Özkaynak, büyümenin yanında, şirket kültürlerinin bir parçası olan kârlılığı da korumak ve artırmanın birincil amaçları olduğunu belirterek, “Bu iki ana amacı gerçekleştirebilmek için dinamik risk kabul kriterlerimiz var” dedi.

Gulf Sigorta Yangın, Mühendislik ve Nakliyat Sigortaları Teknik Direktörü Anıl Özkaynak, teknik kâr elde etmenin temel prensibinin doğru bir risk seçimi ve yönetiminden geçtiğini bilen şirketlerin risk mühendisliği birimlerine olan yatırımını 2000’li yıllarla birlikte artırmaya başladığını söyledi. Özkaynak, sektörün Yangın ve Doğal Afetlere ilişkin prim hacminin yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönenime göre %22’lik bir artış gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu prim hacmi büyümesine rağmen teknik kârlılık oranı hemen hemen aynı kalmış olsa da bu bir büyüme olduğu gerçeğini gölgelemiyor” diye konuştu.

“YANGIN SİGORTALARI ARTIK ÇOK ŞEFFAF”

Türk sigorta sektöründe yangın sigortalarının 1990 yılına kadar bir tarife ile yönetilen, riske özel değerlendirme yapmaktan uzak, otomatik bir fiyatlama ile çalışan bir sistem olduğunu hatırlatan Anıl Özkaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “Serbest tarifeye geçişle birlikte, olması gereken, rekabetçi ortamın yaratılması için gerekli şartlar oluşmuş oldu. Günümüzde risk kabul kriterlerinin riskin kabulü kararına olan etkisi artmıştır. Sigorta şirketlerinin bu yaklaşımının sigortalılar üzerinde de büyük olumlu etkileri oldu ve olmaya devam etmektedir. Bu olumlu etkinin en iyi görülebildiği nokta sigortaya konu risklerin yangın sigortaları kapsamındaki risklere karşı aldıkları önlemlerdir. Sigortalılar ticari hayatlarını kesintisiz şekilde devam ettirebilmek için, sigorta şirketlerinin danışmanlığı ile iş süreçlerini devamlı olarak yenileyebilmektedirler. Sonuç olarak ülkemizde yangın sigortaları eski döneme göre artık daha şeffaf bir biçimde sigortalı ve sigortacının bir ticari faaliyetin devamını sağlamak için beraber çalışmaya başladıkları bir sektör durumuna gelmektedir. Orta dönemde bu ortaklığın daha da gelişerek artacağına inanıyorum.”

“HER ŞİRKET KENDİ PRİMİNİ BELİRLİYOR”

Yangın poliçeleri içinde ağırlıkla deprem priminin yer aldığı yönlü eleştirileri değerlendirmesini istediğimiz Özkaynak, ülkemizde belirli bir bedelin altındaki riskler için yürürlükte olan deprem tarifesi olduğuna dikkat çekerek, “Bu tarife risk için hem fiyatı hem de muafiyeti belirlemekte. Bu fiyat ve muafiyetin yüksek mi veya düşük mü olduğu her sigorta şirketine göre farklı yorumlanabiliyor. Şirketin yorumuna göre de fiyatlamalar sadece deprem fiyatı ya da diğer riskler için de prim alınarak yapılıyor. Sonuçta uygulanan fiyat her şirketin kendi değerlendirmesi bu nedenle doğru ya da yanlış olarak nitelendirmek doğru olmaz. Tamamıyla serbest tarifeye geçiş ile beraber bu tür tartışmalar ortadan kalkacaktır ancak kısa vadede zorunlu deprem tarifesinin bir anda kalkacağını sanmıyorum” şeklinde konuştu.

“TEK AMACIMIZ BÜYÜMEK DEĞİL”

Sektörün “Yangın ve Doğal Afetlere” ilişkin prim hacminin yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre %22’lik bir artış gerçekleştirdiğini belirten Özkaynak, “Bu prim hacmi büyümesine rağmen teknik kârlılık oranı hemen hemen aynı kalmış ama bu bir büyüme olduğu gerçeğini gölgelemiyor. Biz de her şirket gibi büyüyerek yolumuza devam etmek istiyoruz ancak tek amacımız büyümek değil. Büyümenin yanında, hiç şüphesiz, şirket kültürümüzün bir parçası olan kârlılığı da korumak ve artırmak birincil amaçlarımız arasında. Bu iki ana amacı gerçekleştirebilmek için dinamik risk kabul kriterlerimiz var. Dinamik olarak niteliyorum çünkü pazar ve ekonomik şartlara göre hızlı değişiklikler yapabiliyoruz. Bu kriterler ışığında riskin portföyümüzde olması hem teknik hem de ticari açıdan değerlendirilmekte ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmektedir” dedi.

Mühendislik sigortalarına da değinen Anıl Özkaynak, gerek sigorta bilinci gerekse de sigortacıların projeler için geliştirdikleri çözümler anlamında mühendislik sigortalarının geliştiğini belirtti. “İnşaat sektöründeki yükseliş dar bir alanla sınırlı olmayıp hem altyapı hem de üstyapı projelerinde gelişimini sürdürmektedir” diyen Özkaynak sözlerini şöyle sürdürdü: INTES’in yayımladığı verilere göre inşaat sektörünün ülke ekonomisindeki doğrudan payı %8, dolaylı payı ise %30 düzeyindedir. Türk sigorta sektörü de bu büyümeden etkilenerek sigorta prim hacmini artırmıştır. 2017 yılı ilk 7 aylık dönemde 1.000.000.000 TL’nin üzerinde bir prim hacmi sağlanmıştır. Önceki yıllarda bu değer 750.000.000 – 850.000.000 TL bandında kalmıştır.”

GULF SİGORTA MÜHENDİSLİK BRANŞINDA DA İDDİALI

Gulf Sigorta olarak Fairfax ve Gulf Insurance Group’un (GIG) etkin ve kuvvetli olduğu Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde aktif durumdayız ve o bölgedeki iş ortağımız olan grup şirketleri ile risklerin değerlendirilmesi ve sigortalanması aşamasında iş birliği içerisindeyiz. Şirketimizin kârlılığını da koruyarak, doğru bir teknik değerlendirme ve fiyatlamayla, her türlü mühendislik konusu için teminat sağlamayı hedeflemekteyiz. Sahip olduğumuz teknik bilgi birikimine ve dahil olduğumuz grubun sinerji etkisinin de avantajlarını kullanarak önümüzdeki birkaç yıl içinde marketin bu konudaki önemli oyuncularından biri olmayı amaçladık” dedi.

Mühendislik sigortalarında yaşanan sorunlara da değinen Anıl Özkaynak, sigortacı olarak karşılaştığımız en büyük sorunlardan birinin projeler ve sigortalanacak kıymetler hakkında detaylı bilgiye ulaşılması sürecinde karşılaşılan zorluklar olduğunu söyledi. “Bilgi edinmek her ne kadar 5 yıl öncesine kadar daha rahat olsa da günümüzde hala gerek proje bilgileri gerekse de sigortalanacak cihaz/makinelerin detayları anlamında sıkıntılar yaşanmaktadır” diyen Özkaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “ Dijitalleşme birçok sorunumuzu çözmekte ve gelecekte daha da etkin çözüm yöntemleri sunulacağına güvenim tam. Özellikle makine/cihaz listesi temin edilmesi konusunda kayıtların manuel kayıtlarla değil teknoloji kullanılarak dijital olarak oluşturulmaya başlaması hem sigortalı hem de sigortacı açısından büyük kolaylık sağlayacaktır.”

“TEKNİK AÇIDAN DONANIMLI BİR EKİBİZ”

Gulf Sigorta’nın Fairfax ve Gulf Insurance Group (GIG) ortaklığı olduğunun altını çizen Anıl Özkaynak, hem Fairfax hem de GIG’in çoğu çok uluslu şirketin aksine merkeziyetçi olmayan bir yönetim şeklini benimsediğini söyledi. “Grup kapsamındaki her şirket kendi kurallarını belirlemekte ve grubun temel stratejilerini rehber alarak kendi planlarını oluşturmaktadır” diyen Özkaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yaklaşımın temel dayanağı lokal bir pazarı en iyi yine lokal oyuncuların tanıdığına olan inançtır. Ülkemiz sektörünü çok iyi tanıyan, teknik açıdan donanımlı iyi bir ekibiz. Gulf Sigorta olarak güven faktörünü önde tutan bir çalışma şeklimiz var. Her iş ortağımız zaman ilerledikçe güven duyulan bir ortak ile çalışmanın rahatlığını güçlü şekilde hissedecektir. Bu bilgi birikimi ile güven ortamı, Fairfax ve GIG’nin gücüyle birlikte yapmak istediğimiz iki temel hizmet var; birincisi sigortalılarımıza en yüksek faydayı sağlayabilecekleri en uygun şartları sunmak, diğeri ise sektörde var olan kapasite ihtiyacını güçlü sermaye yapımız ve teknik bilgimiz ile karşılamak. Altyapı çalışmalarımızı büyük ölçüde yeniledik. Çok uluslu bir şirket olmamızın avantajlarını gerek teknik değerlemede gerekse de yurtdışındaki Türk menfaatlerinin sigortalanmasında artık daha çok kullanacağız.”

10 Ekim 2017

İlgili Haberler

Yazarlar