Oğul Doğa Gökşin

“Kavga ederek değil, TSB ile kol kola Hazine’ye gidip sorunları çözeceğiz”

Önümüzdeki dört yıllık dönemde TOBB SAİK’in Başkanlığı’nı yürütecek olan Levent Korkut, acentelerin sorunlarının çözümüne ilişkin olarak “Kavga ederek bir yere gelemeyiz. TSB ile el ele, kol kola Hazine’ye gideceğiz ve ‘Sayın Hazine biz böyle düşünüyoruz. Böyle yaparsanız, hepimiz mutlu oluruz’ diyeceğiz” ifadesini kullandı.

TOBB Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi seçimlerini Levent Korkut başkanlığındaki listenin kazanmasının ardından eylül ayının sonunda başkan, başkan yardımcısı ve üyelerin de seçilmesiyle birlikte yeni dört yıllık dönemde TOBB SAİK’i yönetecek isimler belli oldu. 

Yeni dönemde TOBB SAİK Başkanı olarak görev alacak olan Levent Korkut, kendi ifadesiyle “10 yıldır Ankara’da bulunan acentelerin bayrağını” İstanbul’a getirdi. Bunun ayrımcılık anlamına gelmediğinin altını çizen Korkut, “Sektörümüzün bürokrasisi İstanbul’da; Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Sigorta Bilgi Merkezi (SBM), TARSİM ve sigorta şirketlerinin genel müdürlükleri burada. Bizim işimiz ağırlıklı olarak İstanbul’da dönüyor” sözleriyle yeni dönemin avantajlarından bahsetti. Önümüzdeki dört yıllık dönemde acentelerin TSB ile çok yakın olması gerektiğini savunan Korkut, “Kavga ederek bir yere gelemeyiz. TSB ile el ele, kol kola Hazine’ye gideceğiz ve ‘Biz böyle düşünüyoruz. Böyle yaparsanız, hepimiz mutlu oluruz’ diyeceğiz” açıklamasında bulundu. 

TOBB SAİK’in yeni Başkanı Levent Korkut, acentelerin sorunlarını, çözüm önerilerini ve orta vadede yapmayı planladıklarını anlattı. 

İTO’daki seçimi küçük bir farkla kaybettikten sonra TOBB SAİK Başkanlığı’na uzanıyorsunuz. Bu süreci kısaca anlatır mısınız?

İTO seçimleri çok önemliydi. Ben üç dönem İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanlığı görevini yerine getirdim. Sonrasında “Artık yeter. Yerimize gençleri getirelim” dedik. Bununla ilgili bir karar aldık. 4 yıl önce o gençleşmeyi kendi aramızda yapmıştık. Hem gençlerden piyasadaki yeni fikirleri öğreniyorduk hem de biz o gençlere kurum hafızasını aktarabiliyorduk. Jenerasyonlar arası bağlantı kuruyorduk. “Meslek Komitesi’ne seçilecek olan arkadaşlara gerekli danışmanlığı yaparız” demiştik. Fakat karşımızda bir cephe oluştu. Hemen hemen tüm dernekler bu cephede birleşti. Arkadaşlarımız da dedi ki “Abi sen listede olmazsan, bizim baş etme şansımız çok az olur. Lütfen senin ismini buraya yazalım.” Sonuçta karşımızda ciddi bir blok vardı ve çok ufak bir farkla kaybettik. 

“Meslektaşlarımız yeter diyor” dedik ve kenara çekildik. Ardından SAİK İl Delege Seçimleri geldi. Arkadaşlar dedi ki “Biz bu seçimi almalıyız. Eksikliklerimizi gördük. Bunları tamamlayacağız.” Biz de başlarına geçtik. Bizim listemiz epey ciddi bir farkla da seçimi kazandı. Sonra biz TOBB SAİK’e aday olacağımızı söyleyince İstanbul’daki arkadaşlarımız da bizi destekleyeceğini söyledi. Tüm STK’lara teşekkürü borç bilirim. Sonuçta biz Türkiye’ye “İstanbul birleşebiliyor ve birlikte hareket edebiliriz” mesajını verdik. Liste çıkarmaya karar verdik. Süleymen Özer Bey’le birleşme kararı aldık. Şu an geldiğimiz noktada çok doğru yaptığımızı düşünüyorum. TOBB SAİK Başkanı Yardımcımız Süleyman Bey’de de kurumsal bir hafıza var. 

‘BİRLİKTE RAHMET, AYRILIKTA AZAP VARDIR’

TOBB SAİK seçimlerinde İstanbul’un kazanmış olmasının ne gibi avantajları var? 

10 yıldır Ankara’nın hegemonyasında olan bir SAİK var. 10 yılın ardından acentelerin bayrağı İstanbul’a geldi. Ayrımcılık, ötekileştirme peşinde değiliz. Biz beraberiz. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Bir olmalıyız, diri olmalıyız. TOBB’un ciddi bir gücü var. Onun gücünü arkamıza alarak sorunların üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. 

Evet, Hazine Ankara’da, ama bizim sektörümüzün bürokrasisi de İstanbul’da, Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Sigorta Bilgi Merkezi (SBM), TARSİM ve sigorta şirketlerinin genel müdürlükleri burada. TOBB’un burada da şubesi var. Bizim işimiz ağırlıklı olarak burada dönüyor. Biliyorsunuz, Hazine’nin taşınması gündemde. İstanbul’da bir finans merkezi kurulacak. Merkez Bankası da buraya gelecek. 

Tabii ki şu an Hazine etkin ve kararlar oradan çıkıyor. Ama acentelerin taraf olarak TSB ile çok yakın olması gerekiyor. Kavga ederek bir yere gelemeyiz. TSB ile el ele, kol kola Hazine’ye gideceğiz ve diyeceğiz ki “Sayın Hazine biz böyle düşünüyoruz. Böyle yaparsanız, hepimiz mutlu oluruz.” 

TOBB SAİK’İN ORTA VADEDE HEDEFLERİ

Acentelerin birçok talebi var. Öncelikli olarak iki yıl içinde neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Hükümet, yakın dönemde sektörel görünüm toplantısı yapacak. Burada sektör meclislerinden görüşler alınacak. Bu sebeple Odalar Birliği’ne bir yazı göndererek 5 önemli sorun ve çözüm önerisi konusunda fikrimizi aldı. Biz de görüşlerimizi dile getirdik:

* Birincisi trafik sigortalarındaki havuz sistemi de dahil genel poliçelerde acente komisyonlarının yükseltilmesi. Sorunun açıklamasını yaptık ve çözüm önerisi sunduk. İlgili kurumların da Maliye ve Hazine Bakanlığı, SAİK ve TSB olduğunun altına çizdik. Operasyonel maliyetlerin yüksekliği sebebiyle acente komisyonları, giderleri karşılamıyor. Sigorta şirketleri ve Hazine ile birlikte komisyonlar tekrar gözden geçirilmeli.

* İkinci talebimiz de Bilgilendirme Yönetmeliği’yle ilgili. Acentelerin ve sigorta şirketlerinin çok ciddi sorumlulukları var. 

* SAİK, Sigorta Aracıları İcra Komitesi ismini alsın. Acentelerin bir kurala tabi olması, ama brokerlerin olmaması uygun değil. Biz acenteler belli bir kurallar manzumesinde çalışırken benim rakibimin kuralsız çalışması uygun mu! Bu değişiklik haksız rekabetin önüne geçecektir. Hazine’yle yaptığımız ilk toplantıda da göstermiş olduğumuz yol haritasında bu var. 

* İptal edilen trafik sigortalarının komisyonlarıyla ilgili sıkıntı var. Poliçe yapıyorsunuz. Hizmeti veriyorsunuz, artık komisyonu almışsınız. Mesela 3 ay sonra araç satıldı. Komisyon iadesi yapıyoruz. Uygun değil.  

* Son olarak iş yeri açma ruhsatı zorunluluğu konusu var. Halbuki birtakım meslek örgütlerinde yok. Niye bizde var? Biz de hizmet sektörüyüz. Yerel Yönetim Yasası’nın değişmesi lazım. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu Bey’den de destek isteyeceğiz. Şansımız odur ki kendisi meslektaşımız olur. 

Bunların dışında yine kısa dönemde neleri değiştirmeyi planlıyorsunuz? 

* İnternet üzerinden satışlarda ciddi bir denetimsizlik var. Mesela vakıflar, kimi fatura kesen yerler poliçe de kesiyor. Faturanın poliçe ile ne ilgisi var? Meslek erbabı olarak bu durumdan mağdurum. 

* Acenteler riskli işlerle ilgili talepte bulunduğu zaman sigorta şirketlerinden red cevabı alabiliyor. Fakat aynı iş banka kanalından gittiği zaman, bizi reddeden sigorta şirketi ona onay veriyor. Sigorta şirketi, belki de bankalarla yapmış olduğu birtakım sözleşmelere bağlı olarak sigorta yapmak zorunda kalıyor. Bir satış kanalının mağduriyetini önlemek adına Riskli İşler Havuzu’nun oluşturulmasını Hazine’ye söylemiştik. Hazine Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç de havuza çok sıcak bakıyor. 

* Sigorta şirketleri, dağıtım kanalları arasındaki fiyat farkını kaldırmalı. Bir şirketin bir tane fiyatı olmalı. Bu durum, tüketici nezdinde güven sarsıcı bir olay. 

* 5 yıldır levhaya kayıtlı acente arkadaşlarımızdan lise mezunu olanlar maalesef işlerinin müdürü değil. Hazine ile konuştuk. Buna çözüm bulmalıyız. Bir defaya mahsus bir af getirmelerini istedik. 

Trafikte komisyon konusu uzlaşmanın en zor olduğu konu gibi gözüküyor.

Ben öyle düşünmüyorum. Biz bununla ilgili çözüm yolunu TSB Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu Bey ile konuştuk. Önümüzdeki süreçte şahsen TSB Başkanı Can Akın Çağlar Bey’e bir ziyaret gerçekleştirmeyi düşünüyorum. 

Sorun tavan fiyattan kaynaklanıyor. Trafik sigortalarında ciddi bir zararımız var. Hiç olmazsa bu yılbaşında %5 yerine %8’lik bir zam gelirse sigortalı için çok fazla şey fark etmeyecektir ama bizim için, acenteler için çok şey fark edecektir. Havuz komisyonunun %10, taban komisyonun da %15’e yükseltilmesi gerekiyor.

Peki, acentelerin eksiklikleri var mı ve neler? 

Acenteyi ciddi bir şekilde eğitimden geçirmeliyiz. Bu eğitimlerden en önemlisi de satış ve pazarlama eğitimi, özellikle çapraz satışlar. Trafik sigortasının %95’ini acenteler üretiyor. Ancak o trafik sigortasının yanında DASK, konut, tamamlayıcı sağlık gibi birtakım sigortaları satma konusunda eksiğimiz var. Acentelerin ölçek ekonomisinde büyümesine, tatminkar bir kazanç elde etmesine ve prim pastasının büyümesine daha fazla katkı sağlayabiliriz. 

Özellikle oto sigortalarını ikame araç ve çekici gibi hizmetlerle zenginleştirerek satabilmeliyiz. Hem sektöre artı paralar kazandırmalı hem de sigortalıya hasar anında faydalı bir ürün satın aldığını hissettirmeliyiz. Eğitimle ilgili olarak da bir komite oluşturduk. İnsanları bir yere taşımaktan daha ziyade yetkilendirilmiş ticaret odalarında bu eğitimi vermenin modellerine bakacağız. Hatta KOSGEB’i ve İşkur’un işbaşı eğitim modellerini kullanarak hem acentelere eleman verilmesini hem de farklı ürünlerin satılabilmesini gerçekleştirebiliriz.

Sigortanın tabana yayılması için, TOBB SAİK olarak nasıl bir yapılanma öngörüyorsunuz?

SAİK’in zaten başlatmış olduğu, acenteyi öne çıkaran, sigorta bilincini artıran ve farkındalık yaratan bir tanıtım programı var. Sigortacılık haftasında da birtakım çalışmalar yapılacak. Acente arkadaşlarımız da tanıtım filmlerimizi, sosyal medyada müşterilerine, ulaşabildiğiniz kanallara iletsin ki daha etkili olsun. 

Bir de tüm acentelerimize bir çağrımız olacak. Bölgelerinizdeki sorun ve problemlerinizi il delegelerine iletin. Sorunlar oradan bize ulaşsın ki il delegelerinin aidiyet duygusu oluşsun. İl delegeleri o ildeki kılcal damarlar gibi bilgileri, sorunları toplamalı, Sektör Meclisi’ne iletmeli. Oradan SAİK’e gelmeli ve takipçisi olmalı. Biz de bir portal yapıp o faaliyetleri orada yayınlamayı düşünüyoruz. 

TRAFİKTE SUİSTİMALİN ÖNÜNE GEÇECEK SİSTEM 

Suistimallerin engellenmesi adına yaptığınız bir çalışma var mı?

Araçların istimal kodları çok önemli. Kamyona haksız rekabetten dolayı motorsiklet kesiyorlar, rent a car’a hususi araç kesiyorlar. Bunlar gerçekten bize ciddi zarar veriyor. Hem haksız rekabet anlamında hem de tüketicinin başına bir olay geldiğinde aldığı hizmetin kalitesine dair sıkıntılar var. 

Geçtiğimiz günlerde SBM Müdürü Murat Hakseven ile neler yapabileceğimizi konuştuk. Nasıl ki aracın plakasını, motor ve şase numarasını değiştiremiyorsak, sistem aracın kullanım tarzının değiştirilmesine de izin vermemeli. Şöyle bir çözüm üzerine konuştuk. Yeni ruhsatlarda karekod bulunuyor. Murat Bey, karekodu okuttuğumuz takdirde otomatik olarak araçla ilgili tüm bilginin sisteme düşeceğini söyledi. Bunun için ithalatçılarla ve araç satış yerleriyle görüşmeler yapıp aracın istimal kodları dahil bütün bilgilerini karekoda yerleştirmeyi düşünüyoruz. Bu sayede hiçbir yanlışlığa mahal vermeyecek bir sistem kurabiliriz. Hatta Emniyet Genel Müdürlüğü ile birlikte çalışıp trafik sigortası yapılmamış araçlarda bir ihtar çekilmesi ve onların da sigortalanması gündeme gelebilir. Ayrıca bu düzenleme acentelerin operasyonel maliyetlerini ciddi şekilde azaltacaktır.

Dijitalleşme süreçlerinden devam edelim. Acenteler için neler yapılabilir?

Dijital ortamları çok iyi kullanmıyoruz. Çünkü yatırım gerektiriyor. Acentelerin de gelir gider dengesi sebebiyle yatırım yapması mümkün değil. Sonuçta sigorta şirketleri ile birlikte bir çözüm üretmek gerekiyor. Bir bakıma sigorta şirketleri, acenteleri dijital ortama taşıyacak. SBM yazılım şirketleriyle ilgili bir liste çalışması içinde. Sisteme alınan yazılım şirketlerinin programları denetlenecek. Böylelikle sektör güvenliği açısından akredite edilmiş olacaklar. Insurtech ekosistemi kurulması hedefleniyor. 

BES’TE ÇAPRAZ SATIŞ POTANSİYELİ 

Maalesef sigorta acenteleri olarak bizler, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) gerektiği gibi yer alamadık. Bankalar ön planda. Burada aktif hale gelebilmek için mutlaka ekiple çalışmak gerekiyor. Bankalar belli bir database üzerinde çalışıyorlar. Ayrıca kredi almak için gelenler var. Onlarla sürekli bir ilişki içindeler. Öte yandan komisyonun da çok düşük olması sebebiyle acentenin istihdam edeceği personel maliyeti karşılanmayacak düzeyde. Ama ben özellikle otomatik katılımla ilgili olarak acente meslektaşlarımıza şu mesajı veriyorum: BES yapan kanallar, o kişinin bilgilerine sahip olup sizin işlerinizi çapraz satışla alabilir. Bugün işinize ve müşterinize sahip çıkmak zorundasınız. 

 

‘RİSKLİ İŞLER HAVUZU ACENTELERİN ÖNÜNÜ AÇACAK’

Kurulması gündemde olan Riskli İşler Havuzu acentelerin önünü açacak. Hem sektöre hem de sanayicimize ciddi katkı sağlayacak. Bir sigorta şirketi tarafından da aynı DASK gibi yönetilebilir. DASK’ın kârlı ve iştah açıcı potansiyeli, riskli işyerlerini kabul etmekle ilgili reasürörlere yol gösterici olur diye düşünüyorum. 

Oğul Doğa Gökşin
ogul@sigortacigazetesi.com.tr 

5 Kasım 2018

İlgili Haberler

Yazarlar