Timuçin Alpay

Koreli Ayla…

İNSAN belli bir yaşı geçince göz pınarlarına hakim olamıyor… Bu da nereden çıktı diyenleri duyar gibiyim…

Anlatayım efendim… Geçenlerde gece TV’de çeşitli belgeseller ve içinde siyaset olmayan kanallarda dolaşırken bir baktım saat 01.00 olmuş… Yatayım dedim doğruldum TV’nin kapa düğmesine basacağıma yanlışlıkla TRT HD düğmesine başmışım…

Ekranın sol alt köşesinde KORELİ AYLA yazıyor… Bu da ne ola ki dedim… İzlemeye başladım… Nasıl olmuş ise TRT güzel bir belgesel hazırlamış…Titiz ve emek verilmiş bir belgesel…

Konu şu: Malum biz KORE’ye 1952 yılında 15.000 asker gönderdik… Yaban ellerde yağız Anadolu delikanlılarından yaklaşık 1000 şehit bıraktık… Uzak bilinmez topraklarda yatan bin Anadolu evladı… Tıpkı Yemen’de, Filistin’de, Galiçya’da olduğu gibi…

Belgesel bir savaş alanını gösteriyor… Hava soğuk kar kış kıyamet. Bizim Mehmetçiklerden biri koşarak geliyor ve “ileride bir karaltı var düşman olabilir” diye tekmil veriyor. Subaylarımızdan biri dürbün ile bakıyor çok uzaklarda gerçekten bir canlı var… Hareket de ediyor ama insan mı hayvan mı düşman mı bilemiyor…

Çılgın Türk kim tutar illa gidip bakacak… Karda, çamurda, tipide sürünerek gidip bakıyor ki 5 yaşlarında bir kız çocuğu donmak üzere… Kuzey Koreliler köylerini yakıp yıkınca bu kız çocuğu yürüye yürüye ana yola kadar gelmiş… Bizim çılgın Türk subayı çocuğu alıp birliğe kadar sırtında getiriyor…

Fotoğrafları var kız çocuğunun Atatürk’ün manevi kızı ÜLKÜ’ye çok benziyor… İşte öykü burada başlıyor… Türk Taburundakiler bu minik kıza AYLA adını veriyorlar… Onu donmaktan kurtaran Türk subayı Süleyman ise bir an olsun Ayla’yı yanından ayırmıyor, cepheye bile beraber gidiyorlar…

Türk birliği savaştan sonra ülkemize dönünce Amerikalı yetkililer izin vermediğinden Ayla kendi ülkesinde kalıyor… Kalıyor da hayatı boyunca Türk subayını hiç unutmuyor… Yaşamı onu aramakla geçiyor. AYLA öyküsü tarafların birbirini karşılıklı aramaları ile uzun yıllar böyle devam ediyor…

Belgeselin finalinde çok uzun yıllar sonra buluşma anı; Güzel bir park ve kalabalık bir aile görülüyor… Türkler ve Koreliler… Bir zamanların minik Ayla’sı kocaman bir kadın çoluk çocuk sahibi…Koreliler ağlıyor ben ağlıyorum, AYLA ağlıyor ben ağlıyorum. Yaşlı Süleyman Albay ve eşi ağlıyor, saat olmuş 02.00 program bitti ben hâlâ ağlıyorum… İşte insan olmak budur, işte asker olmak da budur… Hangi ulustan olursan ol önce insan olacaksın.

timucinalpay@gmail.com

 

5 Eylül 2017

İlgili Haberler

Yazarlar