Okan Utkueri

Küresel reasürans maliyetlerinde olumlu hava

Sigorta şirketleri ve reasürans camiası her yıl olduğu gibi bu yıl da Almanya’da düzenlenen Baden Baden Reasürans Buluşması’nda bir araya geldi. Sempozyumda öne çıkan başlıklar satın alma ve birleşmeler oldu. Sigortacıların reasürans yenilemeleri için ön görüşmeleri gerçekleştirdiği toplantıda; 2018 yılında katastrofik hasarların düşük olmasının, reasürans maliyetlerini rahatlatacağı görüşü öne çıktı.

Almanya’nın güneybatısında, Fransa sınırına yakın şirin bir kasaba olan Baden Baden, her yıl ekim ayı sonlarında reasürans konferansına ev sahipliği yapıyor. Binlerce katılımcının akın ettiği bu sessiz, sakin ve yeşil kasaba, 4 gün boyunca reasürans camiasının buluşma yeri oluyor. Adeta tüm kasaba, bir reasürans fuarına ev sahipliği yapıyor. Şehrin sokakları, farklı lokasyonlara dağılmış mekanlardaki yarım saatlik toplantılara yetişmek için koşuşturan sigortacılarla doluyor.

48. kez düzenlenen Baden Baden buluşması bu yıl 21-24 Ekim tarihlerinde gerçekleşti. Ülkemizden de yoğun bir katılımın olduğu bu toplantılar, yenileme dönemi öncesinde hem genel gelişmelerin hem de karşılıklı beklenti ve hedeflerin paylaşıldığı görüşmelere sahne oluyor. 

Yoğun toplantı trafiğinin yanı sıra, düzenlenen çok sayıdaki kokteyl ve yemek aktivitesi sayesinde, sosyal ortamda sohbet etme ve networking fırsatı da yakalanıyor. 

YILIN TEMASI ‘KOMPOZİT ŞİRKETLER’

Toplantıların açılışı, her yıl pazar günü Guy Carpenter tarafından düzenlenen sempozyumla gerçekleşiyor. Bu yılki sempozyumda, James Nash (Guy Carpenter International CEO), Pina Albo (Hamilton Insurance Group CEO), Steve Arora (Axis Re CEO) ve Charles Goldie (Partner Re CEO) konuşmacı ve panelist olarak yer aldı.

Konuşmaların ve panel oturumunun ana teması, kompozit şirket modellerine geri dönüş trendi oldu. Özellikle büyük oyuncuların, kendi alanlarına odaklanmak yerine, sigorta ve reasürans tarafını birlikte hedefleyen, neredeyse tüm ürün gruplarına yayılan bir iş modelini benimsemesinin artıları ve eksileri konuşuldu. Bünyesinde sigorta ve reasürans tarafında her alanı kapsamaya çalışan büyük oyuncular ile belirli niş alanlara odaklanan butik oyuncuların rekabeti masaya yatırıldı.

Ayrıca, fiyat rekabeti ve daralma nedeniyle büyüme konusunda yaşanılan zorlukları aşmak için, inorganik büyümenin daha çok ön plana çıkması ele alındı. Son dönemde gittikçe artan satın alma ve birleşme sürecinin devam etmesinin kaçınılmaz olduğunun altı çizildi. Organik büyümenin zorlaştığı bu dönemde, belirli bir ölçek ekonomisi yaratmak isteyen büyük oyuncuların satın alma ve birleşme haberleri önümüzdeki süreçte daha sık karşımıza çıkacak gibi görünüyor.

Sempozyumda ön plana çıkan bir diğer konu da, insan öğesinin öneminin vurgulanması oldu. Sigortacılık mesleğinin özüne bakıldığında, müşteri ve çalışanlar özelinde insan odaklı bir yaklaşımın benimsenmesinin şart olduğunun altı çizildi.

KATASTROFİK HASARLAR ORTALAMANIN ALTINDA

2017 yılına, başta Harvey, Irma ve Maria kasırgaları olmak üzere yaşanılan toplam 100 milyar dolar üzerindeki katastrofik hasarlar damga vurmuştu. 

2018 yılının ilk yarısında ise, global ölçekte gerçekleşen doğal afet hasarları son yılların ortalamasının altında seyrediyor. Düşük hasar rakamları ve yüksek kapasite arzı nedeniyle, global anlamda reasürans maliyetleri açısından geçen yıla göre daha rahat koşulların geçerli olacağı bir yenileme süreci bekleniyor. 

Elbette, Amerika’yı etkileyen kasırga döneminin halen devam ettiğinin altını çizmek gerekiyor. Yılın geri kalan bölümünde oluşabilecek büyük ölçekli katastrofik hasarlar bu olumlu tabloyu bozabilir.

KUR TAHMİNLERİ ÖNEM KAZANIYOR

Türkiye pazarı açısından ise, ana konu başlığı döviz kurlarında yaşanılan artışlar oldu. Uluslararası piyasalarda reasürans anlaşmalarının tamamı euro veya ABD doları üzerinden yapılıyor. Bu sebeple, şirketlerin satın aldıkları koruma limitlerinin ve konservasyon seviyesinin belirlenmesi konusunda ileriye dönük kur tahminlerinin önemi arttı. İçinde olduğumuz belirsizlik ortamı, bu açıdan reasürans planlama sürecini zorlaştırıcı bir etken oldu.

Türk Lirası bazında bakıldığında portföyler büyümekle birlikte, kur artışı nedeniyle euro bazında ciddi bir küçülme var. Doğal olarak bu durum şirketlerin euro bazında daha az  reasürans korumasına ihtiyaç duymasına sebep oluyor. Küresel reasürans maliyetlerinde yaşanılan olumlu hava ile birleşince, euro bazında reasürans maliyetleri azalacak. Türk Lirası bazında baktığımızda ise, elbette ödenecek reasürans primleri artacak.

9 Kasım 2018

İlgili Haberler

Yazarlar