Ali Erhan Tamer

Kurtuluş: Open API  

Günümüzün şirketleri şüphesiz ki farklı sektörlerde hizmet veren teknoloji şirketleridir. Şu günlerde çokça gündemde olan ve hemen her CEO’nun ajandasına girmiş “Dijital Dönüşüm” süreçlerinin altında bu teknoloji şirketi haline geçme motivasyonu var.

Çeşitli etkinliklerde paylaştığım ve “yıkıcı bir çağ içerisindeyiz ve kendilerini yeniden tanımlamayan şirketler yıkımlarını bu çağda yaşayacaklar” olarak tariflediğim süreci, sadece bir dijital dönüşüm meselesi görmek düşülebilecek en büyük hata.

Mevcut iş modellerinin ve kabullerin yok olmaya başladığı ve bunun temsilcisi şirketlerin, cafe köşelerinde 3 arkadaş tarafından kurulan küçük girişimler tarafından yutulacağı bir zaman dilimi içerisinde dijital dönüşümü, kurumsal refleksler ile gerçekleştirmek neredeyse imkânsız.

Bu sebepledir ki Amerika’daki büyük şirketlerin yönetim kurulları artık yavaş yavaş kendi iş modellerini tehdit eden girişimleri satın alarak o girişimlerin sahiplerini dönüşümün başına getiriyor.

Bir fintech girişimcisi, bir bankanın genel müdürü olursa şaşırmayacağımız bir dönemdeyiz. Dolayısıyla şirketlerin bu dönüşüm sürecine dün başlamaları lazımdı ve her geçen gün bunu başarabilme ihtimalleri ortadan kalkıyor.

Şimdi bu köşeden, nezaket gösterip okuyan yönetici dostlarımıza, büyük büyük danışmanlık şirketlerine ödedikleri paralar karşı okumakta zorlanacakları raporlar yazmayacak netlikte bir yapılacaklar listesi paylaşıyorum.

Bir ve en öncelikli olarak yapılacak şey Açık API (uygulama programları arayüzü) dünyasına girmek. Dünyadaki tüm regülatif düzen artık üretenler ile sunanlar arasındaki geçişkenlik ve buradaki sorumluluklar konusunda net çizgiler belirlemeye başladı. Gerek teknolojik gelişmelerin yarattığı baskılar gerekse yeni tüketicinin davranış modelleri, artık hızlı davranan, moda ve ikonik tavra sahip girişimleri tercih ediyor. 100 kişilik organizasyonların ve karar alma mekanizmalarının tatmin edemeyeceği bu müşteri kitlesini kaçırmamak için elinizdeki tek fırsat API tabanlı işletme modeline geçmek. Her ne hizmet veriyorsanız verin, hizmetlerinizi başka uygulama ya da hizmet sağlayacılarının sunabileceği teknolojik arayüzler haline getirin ve aslında asıl eforunuz artık bu arayüzleri satmak olsun.

API’ları olmayan, servislerini dünyaya açmamış, Google’da arama yaptığınızda bir geliştirici hesabınızın olmadığı bir iş modeline sahipseniz üzgünüm çok ömrünüz kalmadı. Özellikle yapay zeka dünyası ile birlikte Siri benzeri uygulamaların artacağı ve ne ihtiyacımız olursa bize cevap verecek sanal asistanlara sahip olacağımız yakın takvim içerisinde yapacağınız tek şey servislerinizi daha çok 3. taraf uygulamaya kullandırmak ve müşterinin ayağına gitmek.

Girişimler ve kurumsal şirketler arasında ne fark var diye çokça soruluyor bana özellikle halen kurumsal dünya içerisinde yer alan arkadaşlarım tarafından. Durumu tek kelimeyle özetliyorum hepsi için. Girişim dediğiniz yapının büyüme modeli “İnovasyon Temelli”dir. Hatta bu konuda takıntılı durumdadır. Bu sebeple müşteri odaklılık konusunda en iyi kurumsal şirketten daha hızlı refleks gösterirler. Üstelik ellerinde teknoloji gibi çok önemli bir değer ve bunu kullanma kabiliyeti vardır. Kurumsal şirketler içinse kabalıklar, süreçler, yönetim kurulları, kârlılıklar, maliyetler vardır ve bütün bu karmaşa içerisinde bir yerde müşteriyi memnun etmeye çalışırlar.

İşte tam bu adil olmayan girişimci lehine rekabet şartları içerisinde, kurumsal yapıların yapmaları gereken ilk şey API tabanlı bir iş modeli ile hızlı balık olan girişimlere entegre olmak. Hali hazırda, servis üretme meselesi hala büyük maliyetler, lisanslar, yasalar, yönetmelikler, uyumlar ve büyük yatırımlar gerektiriyor ve yakın zaman içerisinde hiçbir girişimi o alanda göremeyecekseniz. Diğer yandan müşterinin tam da olduğu yerde tüm teknolojik yenilikleri kullanarak bir iş modeli yaratmış ve bunun temeline inovasyonu koymuş hiçbir girişim kadar, milyon dolar IT bütçelerinize rağmen başarılı olamayacaksınız.

Şimdi hemen ve hatta dün, dönüşümün birinci maddesine Open API Mağazası Oluşturulacak diye not düşün. Teşekkür edeceksiniz…


ali@botudio.com

 

3 Ekim 2017

İlgili Haberler

Yazarlar