Eşber Erülgen

Levent’e veda

1961 yılının ikinci yarısı; Levent, Hacıosman’dan Boğaz’a giderken dikkatimi çekmemiş bir mahal.
O günün şartları (uzun hikâye!) gereği Levent’in tek apartmanı olan Nispetiye’ye taşındık. Neden tek? Çünkü Levent maksimum iki katlı evlerden oluşan yeni bir yerleşim bölgesi. Nispetiye Caddesi bu beldeyi yeni kurulmakta olan Etiler’e bağlıyor. Yolun Etiler’e doğru sağ yanı boş tarla vasfında, alt ucunda şimdi Büyükhanlı Sitesinin yerinde ve yolun sol yanında bugün Turizm Meslek Lisesi’nin olduğu yerde kurulu uçaksavar bataryalarının olduğu alanlar askeri bölge. Nispetiye Apartmanı, Levent statüsünün dışında tek başına.
Emlâk Bankası burayı inşa ederken babamı kaybettiğimiz (1945) dönemde Türkiye’nin en eski bankacılarından Rıfat dayımız, anneme Çarşı’da altı dükkân üstü ev olan bir yer almayı teklif etmiş, dükkân kirası 20 / 25 yıllık taksitleri ödeyebiliyor. Annemin cevabı “abi kışın buraya kurtlar iner sen deli misin?” oluyor. Uzun lâfın kısası, Levent bahçeli evleri, orijinal çarşısı ile Amerikan kasabaları benzeri bir yaşam alanı. Çarşı’da bakkal Rıza bey, yardımcısı Reşat bey; ikinci bakkal Laz Hilmi ve ağabeyi; tekel ve gazete bayii Mehmet, babası hacca gittiği için Tekel’i bırakınca Hilmi Tekel’i devraldı. Eczacı Sakine hanım; manav Konyalı Ömer; kasap Erzincanlı Mehmet ve Kâmil kardeşler, ilkyardım, sünnet vs. sağlık memurları Şevket Balto, Kemal Özkan. İlerleyen yıllarda Kemal uluslararası sünnetçi oldu, 4.Levent’te Sünnet Sarayı kurdu. Taksi durağı Hikmet bey, İsmail, B. Erol, K. Erol, Bekir vs. Özellikle oğlumun ilkokula başlaması ile (1966) okul aile birliği faaliyetleri ile birlikte geniş bir çevremiz oluştu. İsmen yâd etmek isterdim ancak bu yorgun hafıza bazılarını atlarsa çok üzülürüm ve üzerim korkusu ile vazgeçtim. Zira bu köşeyi takip eden tek tük dostlar ve çocukları da var.
Çocuklar, rahmetli ilkokul öğretmenlerinin adına izafeten kurdukları “MÜNEVVER’İN KUZULARI” WhatsApp grubu vasıtası ile dostluklarını devam ettiriyor ve zaman zaman buluşuyorlar. Ne güzel!
Geçen yıllar içinde kaybettiklerimiz olduğu gibi çeşitli sebeplerden Levent’ten ve İstanbul’dan göç edenler de oldu. Sonuçta Levent işyerlerinin hâkim oluğu yeni bir çevreye dönüştü. Modern köy, samimi çevre vasıflarını tamamen kaybetti. Esasen tarlada Nispetiye Apartmanı ile başlayan plansız yapılaşmanın mükemmel (!) örneği apartmanlar, doğuda Etiler ve güneyde Ortaköy’e kadar uzanınca Levent’in kendine has özellikleri genişleyen coğrafya ve çoğalan karmaşık nüfus ile özelliğini kaybetmişti.
Son olarak irtibatımız devam eden tek eski dost Başkurt ailesi de Anadolu Yakası’na göç edince Oğlum Murat’ın uzun süredir devam eden ısrarlarına “evet” demek şart oldu.
Kadıköy’ün Göztepe’sine taşınıyoruz. İzmir’in Göztepe’si olsa daha çok sevinirdim. Hiç değilse renkleri sarı – kırmızı diye.
Bağışlayın İstanbul’un bugünkü hali beni mutlu etmiyor artık…

Yazımın sonuna bu sayıdan itibaren aşağıda örneği bulunan bir bölüm ilâve ediyorum.

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
Tavşanlar ve papağanlar kafalarını çevirmeden arkalarını görebilirler.

31 Ekim 2018

İlgili Haberler

Yazarlar