Güvence Hesabı'na başvurular artıyor

Sigortacı Gazetesi

Salı, 16 Eylül 2014
Yazı Boyutu
  • increase font size
  • Default font size
  • decrease font size
Sigortacı Gazetesi Manşet Güvence Hesabı'na başvurular artıyor


Güvence Hesabı'na başvurular artıyor

e-Posta Yazdır PDF

Türkiye’de trafik sigortası olmayan araç oranının yüzde 25’ler seviyesinde olduğunu kaydeden Güvence Hesabı Müdürü Abdülkadir Küçük, “Yani Türkiye’deki araçların yüzde 25’i Güvence Hesabı’nın kapsamında. Bilinirliğimizle birlikte başvuru sayısı her geçen gün artıyor. Uzun vadede Türkiye’deki araçların yüzde 25’iyle ilgili hasar başvurularını alacağımızı düşünüyoruz” dedi.

 

Güvence Hesabı Müdürü ve Yönetim Komitesi Üyesi Abdülkadir Küçük, Güvence Hesabı’nın hizmetlerini Sigortacı Gazetesi’ne anlattı. Güvence Hesabı’nın Levent’teki ofisinde ziyaret ettiğimiz Küçük, kurumun her geçen gün daha çok insan tarafından fark edildiğine dikkat çekti ve bilinirliğin artmasıyla birlikte başvuru sayısında da ciddi artış yaşandığını kaydetti. Türkiye’deki araçların yüzde 25’inin zorunlu trafik sigortası olmadığını vurgulayan Küçük, sigortasızlık oranının özel araçlarda yüzde 9-10 civarında olduğunu buna karşın motosiklet, traktör, iş makinaları gibi araçlarda ise yüzde 60-70’lere kadar yükseldiğini söyledi.
Abdülkadir Küçük, bu araçlarda meydana gelebilecek bedeni zararların Güvence Hesabı tarafından teminat altına alındığını ifade etti.

Öncelikle Güvence Hesabı’nı biraz tanıtır mısınız? Güvence Hesabı ne zaman kuruldu? Kimler hangi durumlarda Güvence Hesabı’na başvurabilir? Hangi değerlerini güvence altına alabilir?
Güvence Hesabı, sigorta sektörünün önemli bir unsuru olarak 1983 yılında kuruldu. Ancak o zamanki adı Garanti Fonu’ydu ve yapılanması da daha farklıydı. 2007 yılında Yeni Sigortacılık Kanunu’yla birlikte adı Güvence Hesabı oldu.
Kısaca anlatmak gerekirse Güvence Hesabı, kapsamında bulunan zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin bedeni zararların tedavi masraflarını karşılamakta ve kaza sonrasında sakat kalma halinde sakatlık tazminatı, ölüm halinde ise ölenin desteğinden yoksun kalanlara Destekten Yoksun Kalma tazminatı ödemektedir. Bu tazminat kişinin yaşına, çocuk sayısına, gelirine göre değişir ve bu kriterlere göre belirlenen tazminatlar Destekten Yoksun Kalma Tazminatı adı altında kişinin desteğinden yoksun kalanlara ödenir.

Araçlar trafiğe çıkmadan Zorunlu Trafik Sigortası’nı yaptırmak zorundadır ancak hepimizin bildiği gibi bazı araçlar bu sigortalarını yaptırmıyor. Bu araçların bir kazaya sebep olması ve karşı tarafın bedeni bir zarar görmesi söz konusu olduğundaysa bu zararların kazaya sebep olan araç tarafından karşılanması gerekir. Ancak bu kişilerin zararı karşılaması mümkün değilse zarar gören tarafın mağduriyeti söz konusu olur. İşte böyle durumlarda kişilerin mağdur duruma düşmemesi ve zararlarının karşılanması için Güvence Hesabı devreye girer. Güvence Hesabı zararı öder ve daha sonra zararı veren kişiden ödemeyi tahsil etmeye çalışır. Yani bir geçiş görevini üstlenir.

‘İFLAS EDEN ŞİRKETLER ADINA ÖDEME YAPTIK’

Güvence Hesabı’nın kapsamındaki sigorta branşları hangileri?

Önceleri sadece zorunlu Trafik Sigortası kapsamında faaliyet gösterirken 2007’den sonra Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası ve Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Güvence Hesabı’na dahil edildi. Bu beş branşta da sigortasızlık söz konusu olduğunda bedeni hasarlarda Güvence Hesabı devreye giriyor. Ayrıca iflas eden sigorta şirketlerinde de ilgili branşlarda hem maddi hem bedeni zararları karşılıyoruz. 2001 krizinde Emek Sigorta, Akdeniz Sigorta, Kapital Sigorta, EGS Sigorta, Bayındır Sigorta gibi şirketlerin iflas veya tasfiye sürecine girmesiyle Garanti Fonu devreye girmiş ve bu şirketlerin trafik branşında (o zaman sadece bu branş kapsamda idi) zarar gören sigortalılarının hem maddi hem de bedeni zararlarını karşılamıştık.

2003’TE 349, 2010’DA 22 BİN BAŞVURU

Peki, size başvurular hangi kanaldan geliyor?

Bizim isteğimiz bize daha çok zarar gören bireylerin başvurması. Ancak genellikle avukatlar ve aracılar kanalıyla başvuru oluyor. Hastaneler genellikle kendileri başvuruyor.

Yılda ortalama kaç başvuru alıyorsunuz?
Senelere göre başvuru adetlerine baktığımızda, 2003 yılında 349, 2004’te 1128, 2007’de 5616, 2009’da ise 10 bin 267 kişinin Güvence Hesabı’na başvurduğunu görüyoruz. 2010 yılında gelen başvuru sayısı ise 22 bini buldu. Güvence Hesabı’nın bilinirliği arttıkça başvuru sayısı artıyor.

Yine en çok başvuru trafik sigortasından geliyor olmalı…
Genellikle başvurular trafik sigortalarından geliyor ancak tüpgaz ve tehlikeli maddelerden dolayı meydana gelebilecek patlamalarda da Güvence Hesabı devreye girebiliyor. Örneğin, 2008 yılı ocak ayında İstanbul Davutpaşa’da önemli bir patlama olmuştu. Havai fişek üreten bir atölye patlamış ve 21 kişi hayatını kaybetmişti, 108 kişi de yaralanmıştı. Aynı zamanda çevredeki araç ve işyerleri de zarar görmüştü. Hayatını kaybeden 21 kişiden 16’sının yakınları bize başvurdu ve bu kişiler için 1 milyon 200 bin lira civarında bir tazminat ödemesi yapıldı. Hayatını kaybeden diğer kişiler ise işveren ve atölye çalışanları olduğu için kapsam dışındaydı. Ödediğimiz tazminatı işverene rücu etmek istedik ancak işveren hayatını kaybetmişti. Mirasçılarına rücu ettik ancak onların da durumu olmadığı için mirası reddettiler.

‘300 LİRALIK POLİÇEDEN KAÇINMAYIN’

Rücu sürecinde benzer durumlar çok sık yaşanıyor mu?

Maalesef. Mesela Kızılcahamam’da kız öğrencileri taşıyan bir araç devrilmişti ve 6 kız çocuğu hayatını kaybetmiş, bir kaçı da ciddi sakatlıklar yaşamıştı. Minibüstekiler için 2 milyon liraya yakın ödeme yaptık ve sonunda minibüs sahibine rücu ettik. Tabii kişinin bu kadar mal varlığı yoktu ve bizim ödediğimiz paranın geri gelmesi mümkün olmadı.
Bedeni hasarlar çok büyük tazminatlardır. Bugün ölüm tazminatı 200 bin liraya kadar varıyor ve bu rakam Türkiye’nin şartları için oldukça fazla. Biz de yaptığımız tazminat ödemesinin ancak yüzde 15’ini geri alabiliyoruz. Bu durum da sigortanın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Bir kişi 300 liralık bir trafik poliçesini yaptırmaktan kaçarken, 2 milyon liralık bir tazminat ödemesiyle karşı karşıya kalabiliyor.

PRİMLERİN YÜZDE 2’Sİ GÜVENCE HESABI’NA

Peki, Güvence Hesabı gelirlerini nereden sağlıyor?

Gelirlerimiz bu branşlarda üretilen poliçelerden geliyor. Bahsettiğimiz 5 branşta kişilerin satın aldığı poliçelerde yüzde 2 oranında bir katkı payı tutarı var. Yani bir trafik sigorta poliçesi yaptıran kişi bedelin yüzde 2’sini Güvence Hesabı’na aktarmış oluyor. Sigorta şirketleri de aldıkları primin yüzde 1’ini yılda bir kereye mahsus olmak üzere her yılın şubat ayı sonuna kadar Güvence Hesabı’na aktarmak zorunda.

Güvence Hesabı’nın bilinirliğinin artmasıyla başvurular da artacaktır. Böyle bir durumda elinizdeki fonların yetersiz kalması gibi bir durumla karşılaşmanız mümkün mü?
Güvence Hesabı’na gelen katkı payları, ödenen tazminatları karşılama konusunda başa baş durumda. Ancak bunun yanında geçmiş yıllardan gelen birikmiş fonlarımız da var, bu fonu da banka hesaplarında işleterek gelirimizi arttırıyoruz.

‘TANITIM ÇALIŞMALARI BİLİNİRLİĞİMİZİ ARTTIRDI’

Peki, bilinirliğinizi arttırmak adına ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Güvence Hesabı’nın yönetim kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda tanıtım çalışmalarını yürütüyoruz. Toplamda 5 kişiden oluşan bir yönetim kurulumuz var. TSRŞB Başkanı bizim de başkanımız, genel sekreteri ise başkan yardımcımızdır. Ayrıca Hazine’den bir temsilcimiz, buranın hesap müdürü olarak ben ve TSRŞB’nin birinci derece imza yetkisine haiz bir üyemiz var. Yönetim kurulumuzda tanıtımla ilgili olarak çeşitli kararlar aldık ve uyguladık. DASK’la birlikte yayımlanan ve CNN Türk’te yaklaşık 3 yıl süren bir TV programımız oldu. Bu programın tanıtımımız adına önemli katkıları olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca gazetelerle röportajlarımız ve ilan çalışmalarımız oldu zaman zaman. Son 5 yılda basının da bizi tanımasıyla tüketiciler açısından bilinirliğimiz arttı.

‘EN AZ YÜZDE 40 DAHA BAŞVURU ALMAMIZ GEREKİRDİ’

Uzun vadede Güvence Hesabı’nı nasıl konumlandırıyorsunuz?

Türkiye’de kayıtlı olan sigortasız araç oranının yüzde 22,2 olduğunu biliyoruz, kayıtsız araçlarla birlikte bu oran yüzde 25’e ulaşıyor. Yani Türkiye’deki araçların yüzde 25’i Güvence Hesabı’nın kapsamında.
2010 yılında Türkiye’de 1 milyon 101 bin kaza meydana geldi. Kazalarda ölen kişi sayısı 4 bin 41 olurken, 210 bin kişi de yaralandı. Bu rakamlara tedavi süresinde ölen kişileri de eklersek sayı daha da artar. Ölen kişi sayısının 4 bin olduğunu düşünürsek bunlardan bin kişinin bize başvurmuş olması gerekirdi. Ancak 2010’da bize gelen başvuru sayısı 380, 2009’da gelen başvuru sayısı ise 636 oldu. Yani en az yüzde 40 daha başvuru alıyor olmamız gerekirdi. Uzun vadede payımıza düşen yüzde 25 oranındaki hasarın tamamıyla ilgili başvuruları almayı umuyoruz.


‘TORBA YASA’YLA TEDAVİ GİDERLERİNİ SGK’YA DEVREDİYORUZ’

Bir de sektörün gündem maddesi olan Torba Yasa var. Torba Yasa’da yer alan ve trafik sigortaları primlerinden SGK’ya aktarılacak yüzde 15’lik kesintinin size bir yansıması olacak mı?

Torba Yasa’yla birlikte sigorta şirketleri Güvence Hesabı’na ödedikleri gibi SGK’ya da bir katkı payı ödeyecek. Biz de yapımız gereği o payı ödeyenler arasında yer alıyoruz. Böylelikle tedavi giderleri konusundaki sorumluluğumuzu peşin bir ödemeyle SGK’ya devretmiş olacağız.

SGK, özel hastanelerdeki tedavi masraflarını da buna dahil edecek mi peki?
Özel hastaneler de bu uygulamaya dahil olacak. Ancak özel hastaneler, kendilerine gelen bu kişilerin tedavi ücretlerini sanırım Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlara göre faturalandırmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alacaklar. Artık hiçbir hastane verdiği tedavi hizmeti bedellerini trafik kazası geçiren kişilerden talep etmeyecek.  Tedavilerin devamı da yine Sağlık Bakanlığı hastanelerinde veya anlaşmalı özel hastanelerde ücretsiz olarak yapılacak.

English

Assurance Account Director Abdülkadir Küçük: “Assurance Account covers 25 percent of all motor vehicles in Turkey”

Küçük said the ratio of cars without the compulsory traffic insurance is about 25 percent in Turkey.


 

altbanneraralik

Assist Line

Sigortacı Önemli İnternet Adresleri

İstatistikler

Üyeler : 8957
İçerik : 5537
İçerik Tıklama Görünümü : 7843992

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Kayıt Alanı
    *
    *
    *
    *
    *
    Doldurulması Zorunlu Alan(*)
  • Haftalık Bülten Almak İstiyorum

    Follow us on Twitter