Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu: Sağlık sistemi daha da geriye gidecek

Sigortacı Gazetesi

Perşembe, 17 Mayıs 2012
Yazı Boyutu
  • increase font size
  • Default font size
  • decrease font size
Sigortacı Gazetesi Mart 2010 Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu: Sağlık sistemi daha da geriye gidecek


Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu: Sağlık sistemi daha da geriye gidecek

e-Posta Yazdır PDF

Dr. Eriş Bilaloğlu

Türkiye’de sağlıkta hizmet sunum şartlarını, sağlık ekibi üyelerini, hatta tedavi edecekleri hastaları bile hekimlerin belirlemediğini dile getiren TTB Genel Sekreteri Bilaloğlu,  “Böyle bir ortamda doğacak zararları hekimlere ödetmek çağdaş ve insancıl değildir” dedi.

 

 

 



Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu, yeni çıkan yasanın sağlık sistemini bugünkü durumundan daha geriye götüreceğini söyledi. Tam Gün Yasası’nın içinde yer alan zorunlu mesleki sorumluluk sigortası uygulamasını TTB adına değerlendiren Bilaloğlu, “Hekimler sağlık hizmeti sunan ekip içerisinde yer almakta ve aldıkları eğitim, bilgi ve becerileri çerçevesinde çalışmaktadırlar. Hekimler için mesleki sorumluluk sigortasının gerekli olması gibi bir ön kabul doğru değildir. Gerekli olan insanların sağlık hizmeti alırken herhangi bir nedenle zarar görmeleri durumunda, bu zararın tazmin edilmesidir. Oysa getirilen düzenleme zarar durumunda sorumlu olarak bireyi tanımlamakta ve bireyin de zararı karşılayabilecek bir halde olabilmek için prim ödemesini istemekte, hatta zorunlu kılmaktadır” dedi.

‘SAĞLIK TİCARETE DÖNÜYOR’
Tam Gün Yasası’nın Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın bir parçası ve Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın temel hedefinin de sağlığın ticarileştirilmesi olduğunu vurgulayan Dr. Eriş Bilaloğlu, “Bu tür piyasacı bir sağlık sisteminde çalışanlara yönelik politika, daha uzun süre çalışma, iş güvencesiz ve daha düşük ücretle istihdamdır. Kısacası hekimler için de hekim emeğinin ucuzlatılmasıdır. Bu politika sağlıkta dönen paranın daha büyük sermaye gruplarında toplanmasını, vatandaştan ve sağlık çalışanlarından bir yolla kesilen kaynağın aktarılmasını hedefler. İşte sigorta için prim adına toplanan paralar bir kaynak oluşturacaktır. Bu durum kapitalist sistemin doğası gereği sağlık hizmet sunumunu da bir sermaye birikim süreci olarak değerlendirmesinin sonucudur” diye konuştu. 
Bilaloğlu, zarar gören kişinin zararının derhal tazmin edildiği ve hata olmasını önleme üzerine kurulu bir sistem olan kamusal mesleki sigorta yerine, bu sistemle kaynak aktarmaya ve özelleşmeye dayalı, bireyi hedef alan bir yaklaşım düzenlenmekte olduğunu vurguladı.

‘İSTENEN SONUCA HİZMET ETMEZ’
Bu tarz bir sigortanın zorunlu hale gelmesinin arzu edilen ve hedeflenen, nitelikli, ulaşılabilir ve daha az hata oluşan bir sağlık ortamını doğurmayacağının özenle altını çizen Bilaloğlu, “Bu durum,  hekim ve hasta haklarını kapsayan sağlık hakkı açısından var olan durumdan daha geriye gitmemize, hekimlerin daha az riskli vakalarla ilgilenmesine yani defansif tıp uygulamalarına, daha fazla ve gereksiz tetkik ve incelemeye yol açacaktır. Ayrıca zarar görenlerin bu durumlarını mahkemelerde kanıtlamaları ve zararlarını tazmin edebilmeleri için para harcayarak avukat tutmaları, uzun yıllar süren davalarda ömür tüketmeleri gerekecektir” diye konuştu.
Bilaloğlu, Türkiye’de hekimlerin, hizmet sunum şartlarını, sağlık ekibinin üyelerini, tıbbi cihaz ve donanımını, tedavi edecekleri hastaları ve iş yoğunluğunu kendilerinin belirlemediklerini vurgulayarak, “Böyle bir ortamda doğacak zararları hekimlere ödetmek çağdaş ve insancıl değildir” dedi.

‘HEKİM-HASTA HASIM EDİLİYOR’
Dr. Eriş Bilaloğlu, hükümetin yasalaşmasını istediği bu sistemin ABD’de uzun yıllardır uygulandığını belirterek, “Bu sistemin sonuçları üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalarda malpraktisle suçlanan hekimlerin yüzde 83’ünün tıbbi ihmali olmadığı, hekimlerin kusursuz olduğu halde sık sık davalarla yüzyüze kaldıkları görülmüştür. Araştırmalarda mesleki sorumluluk sigortasına ödenen primlerin yüzde 50’sinin hastalara ödenen tazminatlar için yeterli olduğu, diğer yarısının avukatlara, mahkeme masraflarına ve sigorta şirketlerine gittiği, dar gelirli kişilerin varsıl kişilere kıyasla malpraktisle tazmin edilme ihtimalinin çok düşük olduğu, hekim ve hasta ilişkisini adeta hasım ilişkisine dönüştürdüğü tespit edilmiştir” dedi.
Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası düzenlemesinin kamusal bir fon yerine özel sigortacılığı tercih ederek hem kamuya hem de hekimlere ağır ek mali yükler getirmekte olduğunu söyleyen Bilaloğlu, şöyle devam etti: “Dünyadaki pek çok ülkede ve Avrupa ülkelerinde kamuda çalışan hekimler tıbbi hatalar nedeniyle hükmedilecek tazminatlara karşı kamusal olarak korunmakta, hükmedilen tazminatların ödenmesi kamu tarafından güvence altına alınmakta, hekimlere sigorta primini ödeme ya da tazmin yükümlülüğü getirilmemektedir. Ayrıca hastaların sağlık hizmeti sırasında gördükleri zararları kusur karşılığı olmaksızın, dava yoluna gerek kalmaksızın karşılayacak kurumsal mekanizmalar oluşturulmakta, tıbbi hataların nedenlerinin araştırılarak ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılmaktadır.”

‘KAMUSAL BİR ÇÖZÜME GİTMEK ZORUNDAYIZ’
Özel sigortacılığı teşvik etmek ve sigorta kuruluşlarına kaynak aktarmak adına hekimler ve sağlık hizmetlerinin kaosa sürüklenmekte olduğunu vurgulayan Bilaloğlu, “Hataları cezalandıran değil ortadan kaldırmayı hedefleyen, sağlık sisteminin sorunlarından hekimleri sorumlu tutan değil onları sorunların çözümüne ortak eden, hastaları mahkeme kapılarında süründüren değil, zararlarını insanca karşılayan kamusal bir çözüme gitmemiz zorunludur” şeklinde konuştu.
Dr. Eriş Bilaloğlu, Türk Tabipleri Birliği’nin, bu olumsuz nedenlerden dolayı bu tür bir özel sigortacılık sistemine hekimler ve toplum adına karşı çıktığını vurgulayarak, “TTB, bütün bu sakıncaları göz önüne alarak tıbbi zararların karşılanması ve önlenmesi ile ilgili olarak kamusal bir kurumun kurulması ve işleyişine ilişkin düzenleme yapılmasını önermektedir” dedi.

‘HEKİM, HATALARIN TEK SORUMLUSU GÖSTERİLİYOR’
Türk Tabipleri Birliği adına sorularımızı yanıtlayan TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu zorunlu mesleki sorumluluk sigortası düzenlemesini şu şekilde yorumladı: “Bu sistem sağlık sisteminin organizasyonundan sorumlu olmayan hekimi, tıbbi hataların asıl ve tek sorumlusu olarak gösteren, hata nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir yaklaşım içermeyen, hastaların zararlarını kısa sürede karşılamak üzere bir kurum tanımlamayan, hastalardan parası olanlara dava açma hakkı veren, yoksullara ise bu şansı tanımayan, daha düşük kaynaklarla bütün tıbbi zararları karşılamak olanaklı iken, hekimlerin ücretlerini ve toplumsal kaynakları özel sigorta şirketlerine transfer eden bir sistemdir.”

DÜNYA ÜLKELERİNDEKİ UYGULAMALAR
Türk Tabipler Birliği’nin verilerine göre hekim sorumluluk sigortalarının dünya ülkelerindeki uygulamaları şöyle:
• İsveç’te sağlık personelinin tıbbi müdahalesi sonucu oluşabilecek zarara karşı sigortayı çalıştığı sağlık kuruluşu yaptırıyor ve gerekli bedeli sağlık kuruluşu ödüyor.
•  Finlandiya’da sigortayı sağlık kuruluşu yaptırıyor primi de kuruluş ödüyor, sağlık çalışanları ödeme yapmıyor.
• Fransa’da kamuda çalışan hekimlerin mesleki sorumluluk sigortası primleri çalıştıkları kurum tarafından ödeniyor.
• Macaristan’da kamuda çalışan sağlık çalışanlarının primleri Devlet tarafından ödeniyor.
• İngiltere’de tıbbi malpraktis sonucu tazminatı gerektiren bir zarar olduğunda Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) çalışanların tüm sorumluluğunu üstleniyor. Türkiye’de olduğu gibi çalışandan ödediği parayı geri tahsil etmiyor.
• İrlanda’da, Devlet tarafından finanse edilen bir sistem oluşturularak  tazminat talepleri Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanıyor.
• Avusturya’da sosyal sigorta sistemi içerisinde ödeme yapılıyor, ancak hastanenin açık kusuru olduğu durumlarda doğrudan hastane bütçesinden ödeme yapılıyor, yine sağlık personeli ödeme yapmıyor.
• Estonya’da da sağlık kuruluşları çalışanlarına sorumluluk sigortası yaptırıyor ve primlerini kuruluşlar ödüyor.

 

English


Dr. Eriş Bilaloğlu, General Secretary of Turkish Medical Association:
This will cause deteriorations in the health system

Turkish Medical Association’s General Secretary Dr. Eriş Bilaoğlu pointed out that doctors in Turkey had no chance to choose the health service provision conditions, members of the health teams, and even the patients they would treat. “It is in no way contemporary and humane to have the doctors pay for the damages to arise in such a condition” he said.

 

 

Galerieport
Assist Line
Sigortacı Önemli İnternet Adresleri

İstatistikler

Üyeler : 6999
İçerik : 3158
İçerik Tıklama Görünümü : 3130858

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Kayıt Alanı
    *
    *
    *
    *
    *
    Doldurulması Zorunlu Alan(*)
  • Haftalık Bülten Almak İstiyorum

    Follow us on Twitter