Ali Erhan Tamer

Önü arkası veri bilimi

BARCLAYS Bank CEO’su sahnede ve arkasındaki koca ekranda “İnsanların %70’i bizden nefret ediyor” yazıyor. Bunu öz eleştiri olsun diye yapmadığı apaçık. Bu yazıyı kaleme aldığım dakikalarda Las Vegas’ta düzenlenen Money 20/20 etkinliğinin 2 ay önceki Kopenhag ayağında yerinde izleme şansına sahip olduğum etkinliğin özü ve özeti gelecek veri biliminde.

Yapay zeka üzerine yapılan tartışmalar ve altında yatan endişeler bir tarafa, şüphesiz ki bildiğimiz mesleklerin birçoğu yakın gelecekte olmayacak. Bu bizi korkutmalı mı, o kadar da emin değilim. Gizli işsizlik bu kadar ayyuka çıkmışken, robotların yapacağı şey sadece bu gizliliği ortadan kaldırmak olacak. Bu sebeple aslında çok daha verimli bir dünyadan bahsedebiliriz. 

Bu ayki konum ise aslında kaybolan mesleklerin yerine gelecekler üzerine. Girişte bahsetmiş olduğum ve gelecek olarak tanımladığım “veri bilimi” meselesi aslında son 5 yıldır gündemizde yer eden tüm yıkıcı inovatif işlerin temelini oluşturuyor. 

Herkesin bildiği tabirle yapay zeka ve asıl önemli olan tarafı ile derin sinir ağları ve makine öğrenmesi teknolojileri veri biliminin ve veri bilimi üzerine çalışan bilim insanlarının, geleceğin girişimcileri, patronları ya da CEO’ları olacağını ön görmek çok da zor değil. Matematik ve istatistik temeli ile başlayıp ileri matematik ve hatta uzay matematiğine kadar giden ve bugünlerde “Yapay zeka dünya için tehdit” diyen Elon MUSK’ın asıl işaret ettiği, biraz asosyal çokça dahi abiler. 

Bugün makinelere insan gibi karar aldıran, satrançta Kasparov’u, Go oyununda Ke Jie’yi yenen yapay zeka aslında büyük verinin algoritmalar ile yönetilmesinden başka bir şey değil. Yeterince zaman verirseniz bir makine ile her şeyi yapabilirim diyebilecek kadar ilerlemiş durumda insanoğlu ve bunun temelinde yatan şey ileri derecede matematik istatistik ve algoritma bilgisi. 

Yapay zeka konunun sadece magazin tarafı aslında. Verinin toplanması, kaydedilmesi, anlamlandırılması ve karar aşamasında kullanılması meselelerin her biri bugün, “Nesnelerin İnterneti”, ”Blockchain”, ”Makine Öğrenmesi”, ”Yapay Zeka” gündemleri ile teknoloji dünyamızın göbeğinde. Hepsinin amacı verinin bir yerinden tutmak ve veriyi daha kolay erişebilir, yönetilebilir ve kullanabilir hale getirmek.

Dijital ayak izi dedikleri konu yani dijital dünyada yaptığımız her hareketin, biz bir amacı olduğu için yapmasak bile, bir gün karşımıza bir amaç için kullanılacak hale getirilmesi bugünlerde tüm gelecek tahmincilerin ortak gündemi. Güven değişimi “Trust Shifting” üzerine sıkça kaynak karıştırdığım ve önünü arkasını anlamaya çalıştığım bir mesele olarak Twitter sevenlerin tabiri ile hayatımın bugünlerdeki Trend Topic konusu.

UBER ile yaptığınız bir ulaşım sonucu sizi puanlayan ya da sizin puanladığınız şoförler, AirBNB’de kullandığınız evin sahibine ilişkin yapacağınız bir yorum ya da ev sahibinin yerde bıraktığınız havlulara ilişkin söyleyecekleri, 1 yıl sonra alacağınız kredi esnasında karşınıza çıkacak desem bugünlerde gülersiniz belki ama emin olun makineler bu verilerinizi anlamlandırıp kredi notunuzu düşürmekte çok hevesli olacak.

En bilindik versiyonları olan akıllı telefonlar ile hayatımıza giren Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazları, sigortalanabilir risklerimizden, kredi skorumuza, duygusal hallerimizden, gün içi açlık durumumuza kadar birçok veriyi üretirken, yapay zeka ile bezenmiş makineler sizi daha çok anlamaya ve tanımaya başlıyor. Size ait bütün bu kayıtlar manipüle edilemez bir şekilde Blockchain üzerinde kayıt altına alınırken üstelik.

Çokça konuşulan ve bana da sık sık sorulan ‘hangi mesleklerin sonu gelecek’ ya da ‘gelecekte hangi meslekler doğacak’ konusuna ilişkin çok zihin açıcı yanıtlarım olabilir belki ama en sade ve etkilisi inanın “Veri Bilimcisi” olacaktır. Şu günlerde Lineer Regresyon dersinden nefret eden arkadaşlarıma bir kez daha düşünmelerini ve sahip oldukları milyonlarca dolar değerindeki know-how’u ceplerine koymalarını tavsiye ederim. Zira yakında bolca harcayabilecekleri büyük bir zenginliğe sahipler.


ali@botudio.com

 

15 Kasım 2017

İlgili Haberler

TOBB SAİK’ten gündem araştırması

TOBB SAİK, sektörün 2017 gündemine dair bir araştırma hazırlattı. Başkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erdem Kırkbeşoğlu tarafından hazırlanan araştırmaya göre, dünya sigorta piyasasında 2016 yılında en çok konuşulan konular arasında akıllı ulaşım sistemleri, yaşlı nüfus/emeklilik sorunu, düşük faiz oranları, iklim değişikliği, doğal afetler ve insan kaynaklı riskler ile alternatif risk transfer sistemleri bulunuyordu.

CEO’lar cevaplıyor: Doğal afetler reasürans fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Monte Carlo ve Baden Baden’da gerçekleştirilen reasürans görüşmelerinde ana gündem maddesi yılın ikinci yarısında yaşanan doğal afetlerdi. Sektör yöneticileri, bu afetlerin yol açtığı 100 milyar dolar civarındaki sigortalı hasarın reasürans fiyatlarını artıracağını belirtse de, artışın ne kadar olacağı konusunda farklı görüşler aktardı. GRC Howden Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Vedat Basan, daha sert bir piyasaya geçileceğini belirtti. Mapfre Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Volkan Babür ise “Sel ve dolu olayları reasürans fiyatlarını etkilemez” diye konuştu. Lockton Re Senior Vice President Okan Çağlayan da piyasadaki kapasite fazlasının fiyat artışını dengeleyebileceğini söyledi.

Yazarlar