Poliçede yazan verdiğimiz sözdür

TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, TARSİM’in üreticilerin hizmetkârı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Üreticimize hizmet için varız ama bunun bir sigorta sistemi olduğunu üreticilerimizin anlamaları gerekiyor. Bir poliçede belirlenen teminatlar ne ise TARSİM’in sorumluluğu da o. Poliçede yazan, bizim sorumluluğumuz ve verdiğimiz sözdür.”

TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, sistemin en önemli amacının, havuzu mümkün olabildiğince büyütebilmek olduğuna dikkat çekerek, “Havuz ne kadar büyürse bu durum çiftçimize olumlu yönde yansıyacak. Mesela, üreticinin ödeyeceği primler daha çok düşecek, muafiyet, müşterek oranları üretici lehine düzenlenecek.” dedi.  TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, bu ayki CEO buluşmamızda sorularımızı cevapladı.

TARSİM açısından 2016 yılı nasıl geçti ve 2017 yılı nasıl başladı?
2016 yılı oldukça yoğun geçti. Genele baktığımız zaman, 1 milyar 300 milyon lira toplam prim üretimine ulaşıldı. Poliçe adedi ise yaklaşık 1.5 milyona ulaştı. Hasar işlemleri olarak ise yaklaşık 330 bin hasar dosyası işlem gördü. Tüm bunların karşılığında üreticilere yaklaşık 900 milyon liraya yakın hasar ödemesi gerçekleştirmiş olduk. 2016 yılı sonu itibarıyla açık alanda sigortalılık oranı %19’a yaklaştı. 2017 yılının ilk ayını bir önceki yılın aynı dönemi ile mukayese ettiğimizde, poliçe adedinde %68’lik bir artış görüyoruz. 199 bin adet poliçe, 336 bin adet poliçeye ulaşmış durumda. En önemli kriter olarak gördüğümüz sigortalanan alan, bir önceki dönemde 2.6 milyon dekar iken, bu yıl aynı dönemde 4.7 milyon dekara çıktı. Sigortalı alanda %76’lık, sigortalı hayvan adedinde %87’lik bir artış var. Sigortalı hayvan sayısı 81 bin adet iken, 153 bin adede çıktı. Arıcılık (Arılı Kovan) Sigortasında %46’lık artış yaşandı. Kovan adedi, 48 binden 70 bine ulaştı. Sigortalılarımıza Ocak 2016 döneminde 2.9 milyar lira teminat verdik. Bu yıl, %58’lik artışla yine aynı dönemde 4.6 milyar liraya çıktı. Sigortalanan alan bu hızla giderse sigortalılık oranı %25’ler civarında seyredebilir diye düşünüyorum. Bu durumu, sistem açısından çok iyi bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.

‘TEKNOLOJİK GELİŞMELERİ ÇOK YAKINDAN TAKİPTEYİZ’
2016 yılı, her zaman olduğu gibi teknolojik gelişmeleri çok yakından takip ettiğimiz ve Ar-Ge çalışmalarını yoğun bir şekilde gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. Örneğin, dünyada ilk kez uygulanan dolu ve fırtına simülasyon cihazlarını geliştirdik. Yurt dışında bazı modeller vardı. Biz ülkemize özgü fırtına ile dolu simülasyon cihazları yaptık. Bu cihazlarla dolu ve fırtınanın bitkiler ve meyveler üzerindeki etkisini ölçme şansını yakaladık ve araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bunun dışında İHA’ları (İnsansız Hava Araçlarını) deneme amaçlı kullanmaya başladık. Hayvan Hayat Sigortası tarafında ise gözlükleri (eyeglass) kullanmaya başladık. Bu uygulamanın dünyada ilklerden biri olduğunu ifade edebiliriz.

‘ÜÇÜNCÜ BASAMAĞI DA GEÇTİK’
TARSİM’in teminat kapsamı her geçen yıl genişliyor. Son olarak 81 ilin tüm ilçelerindeki kuru tarım alanlarında yetişen buğday ürünü “kuraklık verim sigortası” kapsamına alındı. Bu teminatın işleyişini anlatır mısınız?
Kuraklık, üreticilerimiz tarafından yoğun bir şekilde talep edilen bir teminattı. Biz buna ‘İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası’ diyoruz. Bu sigorta ile TARSİM, merdivende bir adım daha yukarı çıktı. Dünyada tarım sigortacılığına baktığımızda, 4 aşamadan oluştuğuna tanık oluyoruz.
İlki, tekli risk sigortası, tek bir riske teminat verilmesi.
İkincisi, çoklu risk sigortası, birden fazla riske karşı sigorta.
Üçüncüsü ise kuraklık ile birlikte Verim Sigortasına geçiş. Tüm Türkiye genelinde bu sigortayı kuru alanda ekim yapılan buğdayda veriyoruz. Verim Sigortası ile ilgili ilk adımı atmış oluyoruz. Bundan sonra buna ilişkin gelişmeler devam edecek. Bakanımızın açıkladığı üzere, 2018 yılında diğer tahıl ürünlerinde de kuraklık teminatı için çalışmalarımız devam ediyor. İleriki yıllarda da en son dördüncü basamak olan Ürün ve İşletme Bazlı Gelir Sigortasını gelişmelere, Bakanlık kararlarına göre uygulamaya alacağız.

Söz konusu teminattan faydalanmak isteyecek çiftçiler nasıl bir yol izleyecek?
Bu teminatın diğer sigortalardan hiçbir farkı yok. Öncelikli olarak tek şartımız, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne yani ÇKS’ye kayıtlı olunması ya da kaydın güncel olması. Sonrasında, sistemde yer alan 24 sigorta şirketinin acenteleri aracılığıyla sigorta poliçesi düzenlenebiliyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DENGELERİ DEĞİŞTİRİYOR
En riskli bölge hangisi?
Geçtiğimiz günlerde Davos’ta gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nda açıklanan global risk raporunda, iklimsel değişiklik riski birinci sırada yer aldı. İklimsel değişiklik, sadece Türkiye’ye özgü bir sorun değil, bu dünyanın sorunu. Hiç beklemediğiniz bir yerde ve frekansta çeşitli riskler ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Üreticimiz artık bu gerçeğin bilinciyle ürünlerini ve hayvanlarını teminat altına almak zorunda.

Kuraklık teminatının dünyadaki örneklerinden bahseder misiniz?
Biz kuraklık teminatı için çok gelişmiş bir model uyguluyoruz. Dünyadaki örneklerin hiçbirinin gerisinde değil, hatta birçok noktada onların ilerisinde bir model. TARSİM sadece Kuraklık Sigortası’nda değil, pek çok konuda dünyaya örnek oluyor, öncülük ediyor.  Ancak çok uzun zamandır uygulamada olan ABD’yi bunun dışında tutmak lazım.

2017’nin sonunda toplam üretimin yüzde kaçı kurak sigortasından gelebilir?
Birtakım rakamsal hedeflerimiz var ama bu kuraklıkta ilk yılımız. Bu teminatın hazırlık aşamaları epeyce uzun sürdü. Yaklaşık iki yıldır çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 34 bin adet poliçe  düzenlenmiş durumda. Yıl sonuna kadar yapacağımız yoğun eğitim ve tanıtım faaliyetleriyle, üreticilerimizin Kuraklık Sigortası’ndan haberdar olmasını sağlamak amacıyla var gücümüzle çalışacağız.

‘YENİ TEMİNATLAR ÇİFTÇİNİN BEKLENTİSİNİ KARŞILAYACAK’
Öte yandan büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ile meyve ağaçları ve asmalara yönelik teminatlar başlattınız. Bunlardan bahseder misiniz?
Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nda hırsızlık, yetiştiriciler tarafından yoğun bir şekilde talep edilmekteydi. Yeni yıldan itibaren Büyükbaş ve Küçükbaş  Hayvan Hayat Sigortası’nda, hırsızlık ve hırsızlık teşebbüsü sonucu meydana gelen zararlar teminat kapsamına alındı.
Aynı şekilde meyve ağaçları ve asmaların kendileri ile fidanları, dolu,  fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, sel ve su baskını, taşıt çarpması ve kar ağırlığı risklerine karşı yeni yıldan itibaren teminat kapsamına alındı.
Ayrıca, açık ve yarı açık sistemde yetiştirilen tavuk, hindi, devekuşu, kaz ve ördek, (Dar Kapsamlı ‘Hastalıklar hariç’ tarife çerçevesinde olmak kaydıyla) Kümes Hayvanları Hayat Sigortası kapsamında teminat altına alındı.
Ekonomik değere sahip olan asma yaprakları, dolu, fırtına, yangın, hortum, sel ve su baskını, deprem ve heyelan  riskleri nedeni ile meydana gelen zararlara karşı teminat kapsamına alındı.
Yağmur riskinin kiraz ürününün olgunlaşma döneminde neden olduğu miktar kaybı da yine yeni yıldan itibaren teminat kapsamına alındı ve üreticinin hizmetine sunuldu.

Sera konusunda üreticilerin dikkat etmesi gereken hususları bizimle paylaşabilir misiniz?
Sera yapı malzemeleri, içindeki teknik donanım ve serada yetiştirilen bitkisel ürünler için risk inceleme ve değerlendirme sonucuna göre, dolu, deprem, taşıt çarpması ile fırtına, hortum, yangın, heyelan, sel ve su baskını, kar ve dolu ağırlığı riskleri teminat kapsamına alınabiliyor. Sera Sigortası’na kabul için belirlenen bazı kriterler ve alınması gereken önlemler söz konusu. Eğer o önlemlerde bir eksiklik varsa üreticiler bazı teminatları alamamak durumunda kalabilir.  Bu durum, özellikle eski seralar için geçerli. Yeni seralarda çok büyük problemler bulunmuyor.
Örnek olarak, seranın örtüsünü koruyan ve tutabilecek kalınlıkta ve yoğunlukta özellikle fırtınaya karşı koruyan çevre betonunun olması gerekiyor. Çevre betonu olmayan bir sera için fırtına teminatı veremiyoruz.  Ancak şartları karşılayan modern seralara rahatlıkla teminat verebiliyoruz.

‘TARSİM, ÜRETİCİMİZİN HİZMETKÂRIDIR’
Üreticilere son olarak ne mesaj vermek istersiniz?
Sistem’i büyüterek, geliştirmenin ve sürdürülebilir olmasını sağlamanın yanı sıra, sigortanın sunduğu imkanları üreticiye anlatmak bizim en önemli görevimiz. Ancak üreticilerimizin de tarım sigortaları konusunda biraz daha bilinçli olmasını bekliyoruz. Üreticinin nasıl sigorta yaptırıldığını, poliçesinin hangi teminatları içerdiğini, bir hasar anında ne yapması gerektiğini mutlaka bilmesi gerekiyor. Sigorta konusundaki bazı bilgi eksiklikleri, “TARSİM teminat vermiyor, hasar ödemiyor, eksik ödüyor” gibi eleştirilerle bizleri karşı karşıya bırakıyor maalesef. Sonuç olarak, TARSİM, üreticimiz için var. TARSİM üreticimizin hizmetkharı. Ancak üreticilerimizin de TARSİM’in bir sigorta sistemi olduğunu anlaması gerekiyor. Poliçede belirtilen teminatlar ne ise TARSİM’in sorumluluğu da o çerçevede. O poliçede yazan bizim sorumluluğumuz, verdiğimiz söz.
TARSİM olarak eksik ödeyelim, fazla ödemeyelim gibi politikamız asla yok. Ticari bir işletme değiliz. Tarım ekonomisinin, tarım üretiminin sürekliliğini sağlayan enstrümanlardan bir tanesiyiz.

SATOĞLU:  TARSİM olarak ticari bir işletme değiliz. Tarım ekonomisinin, tarım üretiminin sürekliliğini sağlayan enstrümanlardan bir tanesiyiz.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ANA KONUMUZ
İklim değişikliği ile ilgili olarak TARSİM tarafında ne gibi sosyal sorumluluk çalışmalarınız var?
Biz sosyal konulara duyarlı bir kurumuz, bu işimizin bir parçası. İklim değişikliği bizim ana konumuz. Aslında TARSİM olarak yaptığımız bütün çalışmaları sosyal sorumluluk çalışmaları olarak nitelendirebiliriz.
Yaptığımız işin duygusal bir tarafı var, sorumluluğu yüksek olan bir alan. Biz üreticiye her daim dokunuyoruz. Bir üretici hasar gördüğü zaman bir yıllık emeği boşa gitmiş oluyor. TARSİM poliçesi almayan üreticinin yaşadığı sıkıntıyı geçenlerde Mersin’e gittiğimde net bir şekilde gözlemledim. Ortada bir hasar var, üreticinin sigortası yok ve emeği bir anda yok olmuş, ama sigortayı yaptıran memnun ve mutlu. Çünkü o kaybını maddi olarak yerine koyabilecek. Bütün bunları gördüğünüz zaman siz de mutlu oluyorsunuz ve işin duygusal tarafından memnun kalıyorsunuz.

TARIM SİGORTALARI  PAHALI DEĞİL
Tarım sigortası pahalı bir ürün mü?
Kesinlikle değil. Şundan dolayı, zaten devletin prim desteği var. Devlet üreticiye, meyvelerde don teminatında %67, kuraklıkta %60, geri kalan tüm sigorta branşlarında %50 oranında prim desteği sağlıyor. Biraz önce de belirttiğimiz gibi, TARSİM’in kuruluş amacı ticari değil ve kâr amacı yok ama sistemin de sürdürülebilir olması gerekiyor. 80’li 90’lı yıllarda Latin Amerika’da bu tip havuz denemeleri yapıldı. Ancak 3-4 yıl içinde sistemin yürümediği gözleniyor. Bunun temel nedeni, verilen ile alınan arasında bir dengenin olmamasından kaynaklanıyor. TARSİM’de o denge her zaman gözetiliyor. Yani, sistem açısından bu ticari bir tercih değil, hayati bir tercih. Sistemin hayatına devam edebilmesi için yapılan bir tercih.

Meral Öztürk- Yakup Sayar
meralozturk@sigortacigazetesi.com.tr
yakup@sigortacigazetesi.com.tr

6 Mart 2017

İlgili Haberler

Yazarlar