Quick Sigorta ile acente de dijitalleşiyor

Quick Sigorta’nın “Sigortacılığın dijital hali” olarak dijital doğan bir şirket olduğunu söyleyen Quick Sigorta Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pınar Güzey, “Acenteleri klasik, konvansiyonel bir mecra olarak görmüyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana acenteleri dijitalleştirmek için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

Türk sigorta sektörünün teknoloji ve dijital alanındaki en iddialı şirketlerinden biri Quick Sigorta. Dijital alandaki faaliyetleriyle Avrupa’da pek çok ödüle layık görülen ve çekirdek bir kadro ile büyük operasyon yüklerinin altından kalkmayı başaran Quick Sigorta’nın dijital faaliyetlerinin ardındaki dinamikleri Quick Sigorta Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pınar Güzey’e sorduk:  

Dünyada dijital dönüşüm ne durumda? Türk sigorta sektöründe bu dönüşümün yansımaları nasıl? 

Sadece birkaç yıl içerisinde 50 milyar IoT (nesnelerin interneti) kullanan cihazın olacağı, sürücüsüz otomobillerin ve chatbotların yaygınlaşacağı, yapay zeka ve robotların hemen hemen her sektörde kullanılacağı bir döneme giriyoruz. Bu sayede finanstan üretime birçok sektördeki iş yapış şekillerinde radikal değişiklikler yaşanacak. Dijital dönüşümü her alanda görüyoruz. Türkiye ve dünyada da herkes bu dönüşümü konuşuyor. Ama gerçek anlamda bir dijital dönüşüm projesi yapılıyor mu, yapılıyorsa da dijital dönüşüm projelerinin ne kadarı başarıya ulaşıyor, bu bir soru işareti. 

Gelecekte şirketlerin hayatta kalması için bu dönüşüme mutlaka ayak uydurmaları gerekiyor. Bu noktada şirketin içerisindeki tüm kademelerde ortak hedefler almak kritik bir önem taşıyor. Şirketlerin doğru bir dijital ekosistem oluşturduğu takdirde fark yaratacak teknolojik atılımlar gerçekleştirmesi daha mümkün görünüyor. 

Quick Sigorta bu dönüşümün neresinde?

Biz Quick Sigorta olarak bu dönüşümün tam ortasında yer alıyoruz. Şirketimizin her departmanında teknoloji ile iç içeyiz. Bu dijital dönemde “deneyimin” önemi gittikçe artıyor. Amacımız bu teknolojileri kullanarak müşterilerimizin deneyimlerini iyileştirmek. Müşterilerimize cepten, netten ve acenteden kesintisiz, uçtan uca ama en önemlisi kişiselleştirilmiş bir müşteri deneyimi sunuyoruz. Örnek verecek olursak, bir mobil uygulamamız var. Buradaki amacımız; bir uygulama yapalım, reklam çıkalım, müşteriler de indirsin değil. O uygulamaya yılda belki bir kere ihtiyaçları olacak ama ihtiyaçları olduğu anda bu ihtiyaca en iyi şekilde çözüm bulalım istiyoruz. Bu uygulamada tek bir tuşa bastığınız anda ambulans ya da çekici, ihtiyacınız ne ise hemen bulunduğunuz yere geliyor. Herhangi bir bilgi girilmeden müşterinin yerini otomatik olarak tespit ediyoruz ve desteği gönderiyoruz. Dolayısıyla böyle bir deneyim yaşayan kişinin bu uygulamayı telefonundan silme ihtimali yok. Müşteri yılda bir kere kullansa da böyle bir hizmet aldıktan sonra uygulamayı kullanmaya devam edecektir. 

Bunun yanında acentelerin de dijitalleşmesi bizim için çok önemli. 3 ay kadar süren acentelik başvuru sürecini kurduğumuz teknik altyapılarla dakikalara indirdik. Bu şekilde 2 ayda 6 bin başvurudan 1.500 tane acente onayladık. Gururla altını çizelim ki bu ürünümüz ile hem Türkiye’de hem de dünyada pek çok rakibi geride bırakıp Avrupa’da inovasyon alanında birinciliği aldık. 

Quick Sigorta’yı sosyal medyada da aktif olarak görüyoruz. Buradaki stratejiniz nedir? 

Bugün, mutsuz bir müşteri sosyal medya sayesinde herkese ulaşabilir. Sosyal medyada alacağınız herhangi bir yanlış yorum sizin tüm marka değerinizi etkileyebilir. Bizim sosyal medyadaki en büyük stratejimiz ve diğerlerinden farkımız hızımız. Hızımız da küçük ve çevik olmamızdan geliyor. İsmimiz gibi hızlı bir ekibiz. Sosyal medyada anlık tepkilerle devam eden bir süreç var. Yani biri sosyal medyada bir şey yazıldığı zaman, siz buna 2 gün sonra cevap verirseniz yeni medyanın dinamiklerine aykırı davranmış bulunursunuz. Dolayısıyla, bizde bu işler çok hızlı hareket edip, anlık olarak takip ediliyor. Quick Sigorta olarak hızlı bir yapıya sahibiz. 

Quick Sigorta acentelerine dijitalde destek sağlıyor mu?  

Sanılanın aksine biz acentelerin dijitalleştiğini düşünüyoruz. Acenteleri klasik, konvansiyonel bir mecra olarak görmüyoruz. Sosyal medya, WhatsApp, e-mail gibi kanallarla müşterileri ile temas halindeler ve teknolojiyi kullanarak müşterilerine hızlı hizmet veriyorlar. Biz kuruluş aşamasından beri acentelerimizi dijitalleştirme yönünde çalışmalar yaptık. Demin bahsettiğim gibi, acentelerin kuruluşunu 3 aydan dakikalara indirdik. Sektöre katılan acentelere TOBB ile yaptığımız entegrasyonla sektöre hoş geldin e-mail’i atıyoruz, kendimizi tanıtıyoruz. Süreç olumlu ilerlerse bünyemize katıyoruz. Quick Sigorta acenteleri tüm işlemlerini portalimiz üzerinden yürütebiliyorlar. Acentelerimizle dijitalleşme adına pek çok projemiz var. Kefalet ve alacak sigortası gibi yeni finansal ürünlerimizde de acenteler bu platformlar üzerinden başvurularını alıyorlar. Müşteriden dökümanı alıp, dijital süreçlerle sonuca ulaştırıyorlar. 

Insurtech alanında yaptığınız yatırımlardan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Küresel insurtech pazarı, 2019-2023 döneminde yaklaşık 15.63 milyar dolar büyüyecek. 2019 yılı içerisinde büyüme oranı %45 olarak tahmin ediliyor. Bu büyümenin %50’si Avrupa’dan olacak. Bunun nedeni, verinin stratejik öneminin Avrupa’da çok artması ve buradaki teknolojiye adaptasyonun diğer bölgelere kıyasla daha yüksek olması. Bu yüzden veri analitiği, müşteri hedeflemesi, fiyatlandırma, ürün tasarımı, hasar ve özelleştirilmiş sigorta ürünleri oluşturmak gibi sigortanın her aşamasında kullanılabilir. 

Bu kapsamda da Quick Sigorta olarak bizim de yatırımlarımız var. Müşterileri segmentlere ayırmak, yeni ürün ve hizmetler yaratmak, fiyatları optimize etmek için çok miktarda veriyi analiz ediyoruz. Big data kullanımı, yatırım kararlarını iyileştirebilir ve sigorta şirketlerinin kapsamlı bir kredi puanlama mekanizmasına ulaşmaları için yardımcı olabilir. Bu anlamda bizim de bünyemize kattığımız firmalar bulunuyor. Bunlardan biri de
Maher Holding bünyesine yeni katılan Kredico.

13 Mart 2019

İlgili Haberler

Yazarlar