Okan Utkueri

Reasürans piyasalarında bahar havası daha ne kadar devam eder?

Reasürans piyasasında son yıllarda cevap aranılan en önemli soru, “Yumuşak piyasa koşulları daha ne kadar devam edecek?”, ya da bir başka deyişle “Reasürans piyasalarındaki fiyatlar artmaya başlayacak mı?” Bizim gibi, reasürans koşullarının ve maliyetlerin şirket finansalları üzerinde önemli rol oynadığı pazarlarda, bu sorunun yanıtını doğru tahmin edebilmek, stratejik anlamda şirketlerin pozisyonlaması açısından önem taşıyor.

Reasürans piyasası analizi -1

Global piyasalarda yaşanan likidite bolluğu, düşük faiz ortamı ve katastrofik hasarların düşük seyretmesi, bir süredir reasürans piyasalarını etkisi altına almış durumda.
Uzun bir dönemdir, İngilizce ifadesiyle “soft market” olarak tanımlanan, genelde rahat ve ılımlı koşulların hakim olduğu bir reasürans ortamı içerisindeyiz.
Bu ortam, reasürans satın alanlar için güzel fırsatlar ve avantajlar sağlarken, reasürörler için oldukça zorlu ve rekabetçi piyasa koşullarını temsil ediyor.
Son yıllarda cevap aranılan en önemli soru, “Yumuşak piyasa koşulları daha ne kadar devam edecek?”, ya da bir başka deyişle “Reasürans piyasalarındaki fiyatlar artmaya başlayacak mı?”
Bizim gibi, reasürans koşullarının ve maliyetlerin şirket finansalları üzerinde önemli rol oynadığı pazarlarda, bu sorunun yanıtını doğru tahmin edebilmek, stratejik anlamda şirketlerin pozisyonlaması açısından önem taşıyor.

Döngü kavramı bitti mi?
Sigorta piyasaları için, İngilizce’de “cycle” olarak tanımlanan “döngü” kavramı önemlidir. Genel tecrübe, piyasa koşullarının belirli zaman aralıklarında gerçekleşen döngüler halinde ilerlediği yönündedir.
Sonuçların iyi olması, ürün arzının çoğalması ve teminat sağlama konusunda iştahın yüksek olması, rekabet ortamını artırır ve fiyatların düşmesine sebep olur. “Yumuşak piyasa” olarak adlandırılan bu dönemde, satın alanların eli daha güçlüdür. Fiyatlar düşme eğilimine girer, teminat bulmak kolaylaşır ve risk iştahı artar.
Bu durumun doğal sonucu olarak, hasarların artmaya ve sonuçların bozulmaya başlamasıyla birlikte, fiyatlar yükselmeye başlar. Teminat verme isteği düşer, mevcut kapasiteler ve risk iştahı azalır. Yani daha yüksek fiyatla, daha ağır koşullarda ve daha zor kapasite bulunur. “Sert piyasa” olarak adlandırılan bu döngüde ise, teminat verenlerin eli daha güçlüdür.
Global reasürans piyasalarında uzun bir süredir yumuşak ve rahat bir ortam söz konusu. Genel trend olarak, fiyatlar düşme eğilimi içerisinde.
Hatta, reasürans piyasasındaki “cycle” yani döngü kavramının geçerliliğini kaybettiğini ve artık yeni normalin bu fiyat seviyeleri olduğunu savunanların sayısı da az değil.


Doğal afet hasarlarında kıpırdanma yaşanıyor

Son dönemde reasürans piyasalarındaki ılımlı havanın en önemli etkenlerinden birisi, geçtiğimiz yıllarda katastrofik hasarların düşük seyretmesi. Öte yandan, 2016, son 4 yılın en yüksek hasar tutarının yaşandığı sene oldu. Henüz zayıf da olsa, ilk uyarı sinyalleri gelmeye başladı. 2016 yılında toplam sigortalı doğal afet hasarları, son 15 yıl ortalaması olan 50 milyar ABD Doları’nı aştı. Bu arada, son 16 yıllık döneme baktığımızda, yıllık toplam tazminat tutarı 100 milyar dolar seviyesini aşan sadece 2 sene görüyoruz: 2005 ve 2011.

Kaynak: AON 2016 İklim ve Katastrof Raporu.


1970 – 2015 yılları arasındaki son 45 yıllık süreçte sigorta sektörünü en çok etkileyen doğal afetler, yılları ve oluşan  hasarlar aşağıdaki tabloda yer alıyor.


Reasürans çevrelerinde son dönemde yapılan yorumlarda, reasürörlerin sermaye yapısını etkileyecek ve fiyatlarda artış trendini tetikleyebilecek hasar seviyesinin çok yükseldiği belirtiliyor. Piyasadaki mevcut kapasite tutarının ulaştığı seviye dikkate alındığında, 100 milyar dolar seviyesindeki yıllık toplam hasarın bile bu trendi değiştiremeyeceğini savunanlar var.

31 Mart 2017

İlgili Haberler

Yazarlar