|
Ayla Gülçin Erfigen, 2002 yılından bu yana Amerika’da yaşayan eski bir sigortacı. 1990’lı yıllarda İmtaş Sigorta'da sigortacılığa başlayan Erfigen 1992’de Denge Sigorta Acenteler ve Pazarlama Müdürlüğü, ardından tekrar İmtaş Sigorta ve 1995 yılında Akhayat Sigorta ilk kurulduğunda acenteler ve pazarlama müdürlüğü yapmış. Daha sonra Şeker Sigorta'da kısa bir süre çalışıp 2000 yılında Bayındır Holding’in Romanya'daki BTR Asigurari şirketinin genel müdür yardımcısı olmuş. BTR Asigurari’nin genel müdür yardımcısıyken, 2001 ekonomik krizinde işsiz kalıp radikal bir karar vererek eşiyle birlikte Amerika’ya yerleşmiş. Geçtiğimiz ay kendisinden bir e-mail aldığımız Erfigen, 10 yıldır Amerika’da yaşadığını ama sigortacı gazetesini internetten hâlâ takip ettiğini yazdı. Amerika’da hiç alışık olmadığı inşaat sektöründe yapı denetimi işiyle hayatını sürdüren Erfigen’in hikayesi bize oldukça ilginç geldi ve yapacağımız röportajın Erfigen’in eski meslektaşlarının da ilgisini çekeceğini düşündük.
İşsiz kalınca neden Amerika’ya göç etmeyi düşündünüz? Böyle radikal bir karar almak sizin ve aileniz açısından güç olmadı mı? Romanya'dan Türkiye'ye geri dönerek işsiz sigortacı kervanına katılmak pek hoş olmayan bir tecrübeydi. Eşimin de desteğiyle Amerika’ya yerleşme kararı verdik. Amerika'da hayata bambaşka bir tarz ve kariyer açısından baştan başlayacaktım.
‘KENDİMİ TİYATRODA OYUNCU GİBİ GÖRDÜM’ Gitmeden önce nerede çalışacağım belliydi. Belediyelere mühendislik ve yapı onaylama ve denetleme hizmeti veren bir mühendislik şirketinde çalışacaktım da nasıl yapacağım tam bir muammaydı. Hiç bilmediğim bir sektör, hiç bilmediğim bir konu ve bana önerilen işi yerel yönetimler bünyesinde yapabilmem için çalışıp öğrenmem gereken yaklaşık 600 sayfalık bir inşaat yönetmeliği ve almam gereken bir 'Building Inspector’ sertifikası beni bekliyordu. İşe ilk olarak inşaat ruhsatlarını zarflara yerleştirmekle başladım; yani herkese lüzumsuz görünen işle... Kendimi bir tiyatro oyununda oyuncu gibi görüyordum ve elbette bu sahne bitip bir sonraki sahne başlayacaktı. Elime geçen kâğıtların ne anlama geldiğini anlamaya çalışarak bir ayı geçirdim. Bir buçuk ay sonra alınması oldukça zor dedikleri ICC (International Code Council) tarafından yapılan sınava girerek, Building Inspector sertifikası aldım, pense ile kerpeteni zor ayıran ben, artık inşaat denetleme işini öğrenecektim. 6 ay sonra çalıştığım şirket, evime daha yakın olan La Habra Height Belediyesi’nin Building Departmanını üstlendi. Hâlâ görüştüğüm ilk sosyal çevrem orada oluştu. Daha sonra sosyal faaliyetlere katılarak ve çeşitli kulüplere üye olarak çevremiz genişledi. Şu anda yoğun iş yaşamının yanı sıra yoğun da bir sosyal yaşamın içindeyim.
Mesleğinizin dışında bir işi hem de yurtdışında icra etmenin zorlukları oldu mu? Boğaziçi Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunuyum ama yaptığım iş daha çok mühendislikle alakalı. Bütün günüm inşaat planları ve inşaat izin başvurularını incelemekle geçiyor. Dolayısıyla şu anda yaptığım işi tamamıyla burada öğrendim. Çalışabilmek için ihtiyacım olan sertifika sınavlarını düzenleyen Amerika çapındaki inşaat yönetmeliklerini geliştiren, bu sektörde çalışanların sertifika sınavlarını yapan kurum olan ICC'de şu anda hem yerel hem de ulusal çapta oldukça önemli görevlere getirilmiş bulunuyorum. İlk defa 2011 yılında yürürlüğe giren Calgreen, yani çevreci inşaat yönetmeliği üzerine Kaliforniya’da plan onaylama ve denetleme sertifikasını alan ilk 10 kişiden biri oldum. Özel hayatıma gelince haftada yaklaşık 50-60 saat çalışıyorum, son dönemlerde üstlendiğim ulusal düzeyde ICC Sustainability Konsey başkanlığı ve amacı yönetmelik ve standart geliştirme olan ICC Codes and Standards Konsey üyeliğimin sebebiyle farklı eyalet ve şehirlerde toplantılara sık sık katılıyorum. Yerel olarak da ICC Los Angeles Bölgesi Derneği’nin Inspection Komitesi başkanlığını yürütüyorum.
SİGORTACILIĞIN FAYDASI Şu anda 3 belediyeye hizmet veren şirketimizin bina denetim bölümünün yöneticiliğini yapıyorum. Bu görevde başarılı olmamın en büyük nedeninin Türkiye’de sık sık yaşadığımız kriz yönetimi deneyimim, yani düşük bütçelerle, az adamla daha verimli çalışma tecrübelerimdir. Yapılan işi belediyenin bir biriminin özelleştirilmiş hali diye düşünebiliriz, ama hizmet alanlar çoğunlukla bizi belediyenin memuru olarak biliyorlar; tek farkımız imajımızın daha iyi olması. Hayatınızı 10 yıldır Amerika’da sürdürdüğünüze göre, orada mutlusunuz diyebilir miyiz? Çok mutluyuz ve insanın memleketi kesinlikle hem doğduğu hem de doyduğu yer oluyor; pekala insanın sevdiği iki memleketi olabiliyor.
‘TÜRKİYE’YE PEK DE UZAK DEĞİLİZ’ Türkiye özlemi var mı diye sorarsanız, elbette var ama çok uzakta olsak da, çok da uzakta değiliz. Bahçemizde 2 tane Türk İncir ağacı, evin önünde asılı kocaman nazar boncuğumuz, kütüphanemizde Türkçe kitaplar, dolabımızda Türk salçası, bulguru, pirinci, zeytini, uludağ gazozu, sarıkız maden suyu, Mehmet Efendi Kahvesi, Çaykur’un çeşitli çayları ve televizyonumuzdan her akşam internet üzerinden seyrettiğimiz dizilerimiz var; yani pek de uzak değiliz. Eh, bir de facebook sağ olsun kimseyle irtibat kopmuyor. Elbette yaşlanınca kürkçü dükkânına geri döneceğiz, tabii ki kürkçü dükkânımızı yerinde bulursak.
ATICILIK HOBİSİ 2009 yılında atıcılığa başladım ve eşim sayesinde tanıştığım atıcılığı Los Angeles'ta İsviçreliler Atış Kulübü’nde sürdürüyorum. Şu anda 7.50 mm K31 kullanıyorum ve 2010 yılında 300 m hedef atışlarında gecen sene bir madalya 300 m sahra atışlarında başarı belgesi aldım. 2010 yılında İsviçre Federal Atış yarışmalarına katıldım. Ayrıca 50 m kategorisinde tabanca atıyorum. Atış kulübümüzü temsilen çeşitli İsviçre kulüplerinin sahibi olduğu park ve banket salonları olan Swiss Park’ın yönetim kurulu üyeliğini yapıyorum. Lisede öğrendiğim Fransızcamı unutmamak için Fransızca konuşan Swiss Romande kulübüne de üyeyim. Toplantılarımızda yediğimiz racquelette ve fondue'nün bu kulübe üye olmamda zinhar etkisi yoktur :) Çocuğumuz yok, eşim ve ben hayatımızdan son derece memnunuz.
|
|

Ex-insurer Gülçin Erfigen turns crisis into opportunity in the US
Insurer Ayla Gülçin Erfigen has continued her career in building audit business in the US following the economic crisis in 2001. Becoming successful in her new career in a short time, Erfigen says “one’s homeland is both where he/she is born and make money”, adding she will return Turkey one day.
|