Timuçin Alpay

Sağlık kurulu raporları

ÜLKEMİZDE trafiğe çıkan araç sayısının artmasına bağlı olarak kaza sayısında da artışlar olmaktadır. Dünya ortalamalarının üzerindeki bu istatistiki veriler, ülkemizin insan kaynaklarını tüketmekte, ekonomisine ve toplumsal yapısına maddi manevi anlamda büyük zararlar vermektedir.

Emniyet Genel Müdürlüğünün resmi verilerine göre; 2018 yılı sonu itibari ile trafikteki araç sayısı 22 milyon, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları sayısı ise 428.074 adettir. Kaza zaptı taraflarca karşılıklı tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazaları sayısı ise 1.500.000 civarındadır. 

2018 yılında kaza zaptı kolluk kuvvetlerince düzenlenen kazalar sonucunda hastanelerde ölenler de dahil olmak üzere 7.427 kişi yaşamını kaybetmiştir. Yaralı sayısı ise 310.109’dur.

Trafik kazaları sayısı ve bu kazalarda yaralanarak malul kalan insanların sigorta şirketleri, Sigorta Tahkim Komisyonu ve Adli yargıda haklarını ararken karşılaştıkları bazı bürokratik sorunları dile getirmek için bazı noktaların açıklanması taraflar için yararlı olacaktır.

BEDENSEL ZARARLAR İÇİN YASAL DÜZENLEME

Trafik kazaları sonucunda bedensel zararlara uğrayan kişiler için 2918 Sayılı KTK’nın 85 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu’nun 54.ncü maddesinde; 1-Tedavi giderleri 2- Kazanç Kaybı 3- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar 4- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için özel bir düzenleme yapılmıştır.

Trafik kazasından kaynaklanan bir maluliyet söz konusu ise; zarar verenin, işletenin ve sigortacının kusuruna bağlı bir tazminat hesaplanabilmesi için yaralanan kişinin ne oranda malul kalındığını gösteren bir sağlık kurulu raporuna gereksinme vardır.

SAĞLIK KURULU RAPORLARINDA ESAS ALINACAK MEVZUAT

Yıllar içinde gerek çalışma gücünden yoksun kalma gerek ise yaşamsal gücü etkileyen bir engel için Sosyal Güvenlik Kurumları çeşitli yönetmelikler ve bilimsel kriterler ışığında sağlık Kurulu Raporları düzenlemiştir.

Ancak zamana ve değişen ekonomik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak SGK’u hesaplanacak tazminat miktarını etkileyecek yönetmelik değişimlerine gidince geriye dönük aktüeryal işlem yapan sigorta şirketleri KAZA TARİHİNE bağlı sağlık kurulu raporları istemek zorunda kalmıştır.

Örneğin; 8 yıl önce trafik kazasında yaralanmış ve malul kalmış bir kişi için yeniden yapılan tazminat başvurusunda, bu sekiz yıl içinde değişen mevzuatın hangisi uygulanacak diye bir soru gündeme gelmektedir. Uygulamada görüş birliği olmayınca gerek hasar dosya süreçlerinde gerek ise yargı süreçlerinde farklı görüş, yorum ve sağlık kurulu rapor uygulamaları kargaşa yaşanmasına neden olmaktadır.

Her ne kadar konumuz maluliyet ise de sorumluluk hukukunda genel kural, zarar görenin zararının aynen karşılanması olduğundan kalıcı maluliyetin yanında; uzun süre bakıcı gideri, geçici süreli bakıcı gideri, geçici işgöremezlik tazminatları da söz konusu olacaktır.

KAZA TARİHİNE GÖRE UYGULANACAK YÖNETMELİK

01.06.2015 Tarihinde yürürlüğe giren Trafik Poliçesi Genel Şartları sürekli işgöremezlik için“özür ölçütü yönetmeliğine”göre sağlık kurulu raporu alınmasını şart koşmuştur. 

——– 11.10.2008 : Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Yönetmeliği

11.10.2008 – 01.09.2013 : Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği

01.09.2013 – 02.08.2016 : Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği

02.08.2016 – 20.02.2019 : Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik20.02.2019 —– : Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 

2 Mayıs 2019

İlgili Haberler

Yazarlar