Eşber Erülgen

Sağlık

“NANE limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
İçine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
Hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
Bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim”

Rahmetli Barış Manço’nun bu şarkısı ne güzeldi.

Günümüzde “sağlıklı yaşam” için tavsiye edilenleri tatbik etmek içinse, Pertevniyal Lisesi’ndeki rahmetli kimya hocamız “Deli Hulûsi”ninki gibi bir laboratuvar kurmak ve başına da o rahmetliyi getirmek gerekiyor.

O muhterem zat, uzman ekibinin aralıksız çalışmaları ile hem bu reçeteleri hazırlatıyor, hem de tatbik ediyor olmalı. Zira gazete sütunlarında ve TV kanallarında gördüğümüz ilk günden beri, Madame Tussauds’nun müzesinden fırlamış balmumu heykel gibi hiç değişmeyen görünüşü ile arzı endam ederek, insanı hem kıskandırıyor ve hem de sinirlendiriyor..

Sözümü geri alıyorum, balmumu heykel gibi “idame-i hayat eylemek” için Hulûsi Hocamı geri getirmek yetmez, o uzman ekibi transfer etmek, bunun için de Dünya Bankası’ndan özel bir kredi temin etmek lâzım.

Bir başkası ise, muhabirin sorularını cevaplıyor:

*Tıp, bilim değildir, sanattır ve bu sanatın objesi insandır. Tıp bilimi ve teknolojiyi, kendi sanatı için kullanır.

*Herkes benim yediğime meraklı. Mesela kış ya şimdi, kemik suyu çorba içiyorum sabahları, bol limonlu, bol kaya tuzlu, 30 kadar da zeytin ve biraz da peynir yedim bu sabah. Bugün yumurta yemedim. Sonra da buraya gelmeden önce (öğle olsa gerek!) mercimek çorbası, zeytin salatası ve yoğurt, üstüne de kahve… Akşamları kelle paça çorbası tercihimdir. Her semtteki kelle paçacıları aşağı yukarı bilirim. Anadolu’ya seyahat ettiğimde başka hiçbir şey yemem..

*Genetik olarak hepimizde kanser geni var, o gen var, bu gen var. Bu genlerin hepsi uykuda. Bunları kurcalamayacağız, uyandırmayacağız. Onları uyandıran sigara, şeker,şekerli içecekler, modern buğdaydan yapılmış yiyecekler, ekmekler, trans yağlar. Bunların hepsi zehir. Zararları minimize etmek elimizde. Alışveriş yaparken etiket okuyacağız, kimyasal katkılı maddeleri almayacağız. Halk pazarlarına yöresel pazarlara yöneleceğiz. İmkânımız varsa, organik sertifikalı satış yapan pazarlara gideceğiz. Bir de tek bir yerden her şeyi almayacağız.

*Kaya tuzu çok önemli. Kaya tuzunda hem sodyum hem klorür var. Vücudumuzun, kemiklerimizin, eklem ve bütün organların, hormonların çalışması için gerekli olan mineraller. Sofra tuzunda bunlar yok, alışkanlık sağlasın diye alüminyum konuluyor. Kaya tuzu tansiyonu düşürür. Çünkü tansiyonun yükselmesi bu minerallerin vücuda tam girmemesinden. Tansiyon yükselten şeker ve insülindir. Kaya tuzu ödem yapmaz ödem yapan karbonhidrattır. Tansiyon hastaları tuzsuz beslenip ve üç ayrı tansiyon ilacı kullandığı halde tansiyon düşmüyor. Çünkü vücudun temelinde bozukluk var, o düzelmeden tansiyon düşmez.

*Ben yanlış bilinenleri ortaya koymaya çalışıyorum. Bağımsız bir hekimim. Benim derdim “modern tıbbın” bir hekimi olmak değil, modern tıbba da inanmıyorum. İçinde yürüyen merdivenler olan AVM gibi hastanelere de işi ticarete dökmüş hekimlere de inanmıyorum. Bu iş para için yapılmaz.

Görüldüğü gibi, 75 yaşındaki bu tıp doktorunun “sağlıklı yaşam” bakışı da bambaşka.

Damar koruyucu önlemler başlığı altında tavsiyeler:

*İnsülin direnci sorunu çözümlenecek.

*Kan şekeri dengelenecek.

*Kolestrol ve trigliserid seviyelerine ayar verilecek.

*Strese, depresyona çare aranacak.

*Tuza, şekere, beyaz una, doymuş yağa dikkat edilecek.

Uykusuzlukla ilişkili sağlık problemleri:

*Uykusuzların şeker hastalığına yakalanma ihtimali daha fazla.

*Uzun süreli uykusuzluk hipertansiyonu tetikleyebilir.

*Uyku sorunları ile depresyon arasında da ilişki var.

*Uykusuzluk cinsel gücü de azaltıyor.

*Uykusuzluk bellek sorunlarını hızlandırıyor.

*Uykusuz kişilerin bağışıklık sistemi de zayıf düşüyor.

*Kalp damar hastalıkları uykusuzlarda daha fazla.

İMDAAAAT! BİZ GELDİK GİDİYORUZ, GERİDE KALANLAR BU BASKILAR ALTINDA NASIL YAŞAYACAKLAR?

EŞBER ERÜLGEN

esberulgen@ttmail.com

2 Nisan 2018

İlgili Haberler

Yazarlar